T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------ başlangıç ve ---- bitiş tarihli, ---- poliçe numaralı ------ ve davalı ---- maliki/işleteni bulunduğu ---- plakalı aracın, ---- (kaza mahalli terk edildiği ve sürücü firar ettiği için alkol muayenesi ve kaza tespit tutanağı bulunmamaktadır) sevk ve idaresinde iken ---- tarihinde saat 20:00 sıralarında ------ yanında meydana gelen kazada ----- plakalı araçtan inen ve yolun karşısına geçmek isteyen dava dışı ------ aracın sağ yan kısmı ile çarpması, çarpmanın etkisi ile yayanın yaralanması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesi neticesinde ifade tutanakları, ------- soruşturma numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporu, ---- raporu ve ------ dosyasında alınan karar gereği, müvekkil şirket sigortalısı---- plakalı aracın sürücüsü --------- ilgili mevzuat gereğince kusurlu olduğunun tespit edildiğini, akabininde dava dışı -------- tarafından kaza neticesinde ------- maluliyet sebebi ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakım giderleri sebebiyle ---------- başvuru yapılarak -----kapsamında talep edildiğini, söz konusu dosyada İbraname, Feragat Beyanı Ve Sulh Anlaşması imzalanarak 10/10/2022 tarihinde toplam 189.700,00-TL ödeme yapılarak başvuru feragat nedeniyle reddedildiğini, bunun üzerine yasal düzenlemeler gereği yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla da davalı aleyhine ------- Sayılı dosyasında 189.945,57-TL tutarlı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek, ----- dosyasına havi itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafından dosyaya sunulan gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş kazanın oluş şekline uygun şekilde tutulmayan kaza tespit tutanağına ve bu tutanağa göre belirlenen kusur oranlarına itiraz ettiklerini, öncelikle kazanın oluş şekline göre kusur oranlarının trafik bilirkişisi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini, davaya dayanak yapılan kusur oranları maddi gerçeklerle bağdaşmadığını, davacı sigorta şirketinin ---- plakalı aracın sürücüsü -------- ilgili mevzuat gereğince kusurlu olduğu iddiasını itiraz ettiklerini, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı kazazedeye yapılan tazminat ödemesi genel şartlara ve yasal sınırlamalara uygun şekilde hesaplanmadığını ve yersiz ve haksız tazminat ödemesinin müvekkilinden rücu edilmesi yasa ve usule aykırı olduğunu, kazazedeye fazla ödeme yapıldığını, bu tutarın kendilerinden talep edilmeyeceğini, bilirkişi marifeti ile hesaplanması gerektiğini, huzurdaki davada------ Şartlarında sayılan teminat dışı haller arasında belirtilen şekilde bir zarar söz konusu olmadığından rücunun yasal şartları oluşmadığını, olay yerini terk tek başına rücu sebebi olmadığını, sigortacının açacağı davada sürücünün alkollü veya uyuşturucu madde etkisinde olduğu, sürücünün olay yerinden uzaklaşarak şoför değişikliği yaptığı, sürücünün sırf olay yerini terk etmesi sebebiyle yaralıların sağlık durumunun ağırlaştığı veya maddi hasarın ağırlaştığı gibi sebepler ortaya koyması ve bunları mahkeme önünde ispatlaması gerektiğini, somut olayda müvekkili şirket aracı sürücüsü trafik kazasını gecikmeksizin kolluk birimlerine bildirdiğini, yol şartları nedeniyle duramadığından olay yerinden ayrıldığını, bu bağlamda ispat yükünün davacı sigorta şirketinde olduğunu, dava konusu tazminat ödemesinin ---- olduğunu ancak sigortalısından rücuen talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketinin ZZMMS poliçesi kapsamında 3. kişiye yaptığı ödemeyi kendi sigortalısı olan davalıya rücu için başlattığı icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara -------------sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, --------- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ---- dava konusu araçların trafik tescil kayıtları celp edilmiş, 09.01.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu,---------tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı ve ---- olduğu; takibin toplam 189.945,57-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin davalı borçluya 21.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 21.10.2022 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 03.04.2023 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 189.945,57-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinin 09.01.2024 tarihli raporunda özetle, "Kusur yönünden; Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu, dava konusu kaza kapsamında; Yaya ----- % 70 kusur oranı ile asli kusurlu olduğu, --- plaka sayılı araç sürücüsü ------ % 30 kusur oranı ile tali kusurlu olduğu, dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu, Dava dışı ---- vekili tarafından ---- başvurulduğu, ---- esasa kayıt edildiği, -------sayılı kararda, tarafların sulh oldukları ve yargılama gideri ile karşı vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı yönünde verdikleri feragat dilekçesi dikkate alınarak, başvurunun reddine karar verildiği, taraflar arasında yapılan ----başlıklı belgede, ---------- sayılı dosyası için tarafların anlaştıkları; 140.000,00 TL maddi tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı), 7.450,00 TL işlemiş faiz, 22.000,00 TL ilam vekalet ücreti, 19.850,00 TL icra vekalet ücreti ve 400,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 189.700,00 TL üzerinden sulh olunduğu, 3.191,95 TL KDV ve 7.093,22 TL stopaj bedelinin talep eden vekilinde bırakılması ile kalan 179.414,83-TL olarak nihai hesaplamanın yapıldığı, Ödeme; işbu KDV ve stopaj tenzili ile toplam 179.414,83 TL ' nin 10.10.2022 tarihinde talep eden --------- vekiline davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği,---------- sayılı takibin 17/10/2022 tarihinde 189.700,00 TL asıl alacak, 245,47 TL işlemiş faiz (İstenen:%15.75 Yıllık Diğer) 189.945,47'TL Toplam Alacak miktarı üzerinden davalı aleyhine başlatıldığı, alacağın tahsili tarihine kadar %15,75 faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerde BK. 100 e göre yapılmasının talep edildiği, Ödenen Maddi Zarar Yönünden; 10.10.2022 ödeme tarihi itibariyle Dava dışı --------tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; 6ay/180 gün süre ile talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının, davacının kazanın oluşumunda % 70 kusurunun bulunduğunun kabulü ile 4.907,44 TL olduğu, ------ tarafından kazazedeye herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının dosyada mübrez belgelerde tespit edilemediği, % 20 maluliyet oranı dahilinde talep edebileceği sürekli maluliyet zararının, davacının kazanın oluşumunda % 70 kusurunun bulunduğunun kabulü ile 8.024,28 TL olduğu, 1 ay süre ile talep edebileceği geçici bakıcı giderleri zararının, davacının kazanın oluşumunda %70 kusurunun bulunduğunun kabulü ile 882,90 TL olduğu, Dava dışı --------- kazanın oluşumunda % 50 kusurunun bulunduğunun kabulü ile toplam talep edebileceği maddi zararının 93.814,62 TL olabileceği, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan sulh anlaşması ile dava dışı malul için toplam 140.000,00 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, (ödemenin gerçek zararın üzerinde olduğu), sulh anlaşmasında hesaplanan diğer feriler hususunda hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu, Sigorta Poliçesi; 07.11.2020 kaza tarihini kapsar, ----- kullanım şeklinde olan ve davalı ------ maliki olduğu) aracın ----- vadeli, davalı -------- tarihinde tanzim edilen poliçe ile sigortalandığı ve söz konusu poliçe kapsamında vefat/maluliyet tazminatı için teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu, poliçenin 01.06.2015 tarihinden sonra geçerli olan genel şartlar dahilinde tanzim edildiği, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, TTK 'nun 1282. Maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. Maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından ispatlanması gerektiği, sigorta şirketinin araç işleteni/ maliki/ sigorta ettiren gerçek veya tüzel kişiye rücu edebilmesi için; araç sürücüsünün kazada “Kasdi bir hareketi veya ağır kusurunun bulunması” gerektiği, dava dosyasında bulunan belgelerle, somut olayda; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalı araç sürücüsü------------ Genel Şartlarda belirtilen sigortalıya rücu durumlarını içeren herhangi bir delil ve belge dosyaya sunmadığı, sadece olay yerini terk etmenin başlı başına bir rücu sebebi olmayacağı yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen yüksek yargı kararlarında da görüleceği üzere, sigortalı araç sürücüsünün kasdi ve ağır kusurlu olduğunu ispatlar herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı, bu bağlamda; dava dışı zarar gören 3.Şahsa ödenen bedeni tazminatın davalı sigortalısından rücu edebilme şartlarının oluştuğundan söz edilemeyeceğinin hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu, mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşıldığı yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirketin ----- sigortaladığı davalıya ait -------- plaka sayılı aracın karıştığı kaza nedeniyle kazaya karışan 3. Şahsa ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsilinin gerekip gerekmediği, sigorta poliçesi gereğince rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ile bu nedenle başlatılan ----- esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar veya kötü niyetli takip tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça dosyaya sunulan ------ incelenmesine; poliçe numarasının -----, poliçe tanzim tarihinin ---- davalının sigortalı olduğu, --- başlangıç ve --- bitiş tarihli olduğu görülmüştür.TTK 'nun 1282. Maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. Maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından ispatlanması gerektiği, sigorta şirketinin araç işleteni/ maliki/ sigorta ettiren gerçek veya tüzel kişiye rücu edebilmesi için; araç sürücüsünün kazada “Kasdi bir hareketi veya ağır kusurunun bulunması” gerektiği, dava dosyasında bulunan belgelerle, somut olayda; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalı araç sürücüsü ----------- sigortalıya rücu durumlarını içeren herhangi bir delil ve belge dosyaya sunmadığı, sadece olay yerini terk etmenin başlı başına bir rücu sebebi olmayacağı, sigortalı araç sürücüsünün kasdi ve ağır kusurlu olduğunu ispatlar herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı, bu bağlamda; dava dışı zarar gören 3.Şahsa ödenen bedeni tazminatın davalı sigortalısından rücu edebilme şartlarının oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır.Eldeki davada davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın reddine;
2.Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3.Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.294,07-TL harcın mahsubu ile artan 1.866,47-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.391,29-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 04.04.2024