Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4535 E. , 2023/3100 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrolunan banka off-shore hesabındaki mevduatın iadesi talebinin kabul edildiği yargı kararı uyarınca elde ettiği temerrüt faizini menkul sermaye iradı olarak beyan etmediğinden bahisle adına 2014 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacıya yapılan faiz ödemesinin, davacının ... Anonim Şirketine yatırmış olduğu parasına, bankaya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el konulması, fona devredilmesi nedeniyle erişememesi, paranın zamanında ödenmemesi nedeniyle uğradığı zararın karşılığı olarak 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca yargı kararıyla ödenmesine hükmedilen temerrüt faizi niteliğinde olduğu dolayısıyla söz konusu ödemenin alacak faizi kapsamında değerlendirilerek 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca menkul sermaye iradı olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 2014 yılında elde etmiş olduğu faiz geliri menkul sermaye iradı niteliğinde olduğundan gelir vergisine tabi tutulması gerektiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)- KARŞI OY: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında; sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu, 2. fıkrasının 6. bendinde, her nevi alacak faizlerinin (Adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla cari hesap alacaklarından doğan faizler ve kamu tüzelkişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler dahil) menkul sermaye iradı olduğu, son fıkrasında ise, yukarıda yazılı iratların, bunları sağlayan sermaye sahibinin ticari faaliyetine bağlı bulunduğu takdirde ticari kazancın tespitinde nazara alınacağı hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, yargı kararı uyarınca davacıya ödenen faizin, davacının ... Anonim Şirketi hesabına yatırılan anaparanın karşılığı olduğu, bu kapsamda davacıya ödenen faizin nakdi sermayeden elde edilmesi nedeniyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesi kapsamında menkul sermaye iradı olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılarak temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.