Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/6295
Karar No
K. 2023/6830
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/6295 E.  ,  2023/6830 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2020/6295
Karar No: 2023/6830

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE

BULUNAN TARAFLAR: I- (DAVACILAR)

1.

2.

VEKİLİ: Av. …

II- (DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF: I- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

II- 1- …

2- …

İSTEMİN ÖZETİ : Danıştay Altıncı Dairesince verilen 19/11/2019 tarih ve E:2016/4748, K:2019/11508 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacılara ait Ankara İli, Keçiören İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz "konut alanı" olarak belirlenmiş iken; farklı tarihlerdeki imar planı değişiklikleri ile kullanım kararının değiştirildiği, söz konusu imar planı değişikliklerine karşı açılan davalarda mahkemelerce iptal kararı verilmesine rağmen söz konusu kararların gereklerinin usulüne uygun olarak yerine getirilmediğinden bahisle uğramış olduklarını iddia ettikleri 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, farklı tarihlerdeki imar planı değişikliklerine karşı açılan davalar sonucunda mahkemelerce verilen iptal kararlarının uygulanmaması suretiyle davacıların mülkiyet haklarının kullanımında uzun bir süre belirsizlik yaşanması nedeniyle davalı idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacıların uğramış oldukları elem ve üzüntüye karşılık takdiren 20.000 TL manevi tazminatın davanın açıldığı 18/03/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, manevi tazminat isteminin fazlaya ilişkin kısmının reddine; davacılar tarafından yapı ruhsatı alabilmek için belediye lehine yapılan terk işleminin rızaen olması nedeniyle maddi tazminat talebinin bu kısmının yerinde görülmediği, mahkemece uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde inşası planlanan yapının mimari projesi için ne kadar masraf yapıldığının sorularak konuya ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine rağmen davacı tarafından ara kararların yerine getirilmediği, bu durumda yapı ruhsatı alınması için yapılan masraflar nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarar davacı tarafından ortaya konulamadığından maddi tazminat talebinin bu kısmının da yerinde görülmediği, imar planı değişikliği yapılmasaydı taşınmaz üzerinde dört normal daire, dört dubleks daire, 900'er m2'lik iki adet dükkan yapılacağı, söz konusu yapının tamamlanmış olması halinde kira geliri elde edileceği, bu nedenle gelir kaybına uğradıklarından bahisle uğranıldığı iddia olunan zararın ise somut olarak ortaya konulamadığı, varsayım ve tahmine dayalı muhtemel zarar niteliğinde olduğu, bu nedenle bahsi geçen zarar kalemine yönelik tazminat isteminin de yerinde görülmediği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilen kısmına faizin işletilmeye başlandığı tarih ile nispi karar harcına ilişkin kısmının bozulmasına, diğer kısımlarının onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, yapı ruhsatı alınması amacıyla yapılan yola terkin bir bağış olmadığı, aksine yapı ruhsatı alınması karşılığında yapıldığı, yapı ruhsatı alınması aşamasında yapılan masraflara ait makbuzların dosyasında bulunduğu halde İdare Mahkemesince bunların göz ardı edildiği, yapı yapılamamasından kaynaklı uğranılan zararın gerçekleşmiş zarar kabul edilemeyeceği yolundaki gerekçenin haklı bir gerekçe olmadığı, zira şu an itibariyle uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın aylık 55.000 TL kira geliri getirdiği, sözü edilen zarar kalemlerinin keşif ve bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkarılabileceği, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının işlenen ağır hizmet kusuru nedeniyle uğranılan elem ve üzüntüye nazaran düşük ve reddedilen kısmın kabul edilen kısmın dört katı olduğu, bu oranlara göre hükmedilecek yargılama giderlerinin de davacının mağduriyetine neden olacağı, manevi tazminata davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı 04/06/2010 tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerekirken, davanın idare mahkemesinde açıldığı 18/03/2014 tarihi itibariyle faiz işletilmesinin isabetsiz olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, İdari Yargılama Usulü Kanununun 13. maddesi uyarınca yerine getirilmesi gereken idari başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığı, davanın süresinde olmadığı, farklı tarihlerdeki imar planı değişiklikleri ile uyuşmazlık konusu taşınmaza verilen özel otopark ve ticari rekreasyon gibi kullanımların özel kullanıma elverişli olduğu ve söz konusu imar planı değişkliklerinin hukuka uygun olduğu, somut olayda manevi tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığı, ayrıca 2010 yılında yapılan imar planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu taşınmazın mahkeme kararlarına uygun olarak konut alanı olarak belirlendiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacıların karar düzeltme isteminin manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden kabulüne, maddi tazminata yönelik kısmı yönünden reddine, davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Davacılara ait Ankara İli, Keçiören İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz imar planında "konut alanı"nda kalmakta ve davacılar tarafından … tarihli, … sayılı yapı ruhsatı alınmış iken; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmaz "park alanı"na dönüştürülmüş, söz konusu imar planı değişikliği başka davacılar tarafından açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 14/05/2004 tarihli, E:2002/6964, K:2004/3037 sayılı kararı ile onanmış ve aynı Dairenin 16/02/2005 tarihli, E:2004/7313, K:2005/918 sayılı kararı ile de karar düzeltme istemi reddedilerek karar kesinleştirilmiştir. Aynı imar planı değişikliğine karşı davacılar tarafından açılan dava sonucunda ise ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:.., K:… sayılı kararı ile dava konusu imar planı değişikliklerinin daha önce iptal edilmiş olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Daha sonra uyuşmazlık konusu taşınmaz, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile "özel açık otopark alanı" olarak belirlenmiş, söz konusu imar planı değişikliği davacılar tarafından açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 15/02/2008 tarihli, E:2007/3851, K:2008/1019 sayılı kararı ile onanmış, aynı Dairenin 13/07/2009 tarihli, E:2008/10590, K:2009/8083 sayılı kararı ile de karar düzeltme istemi reddedilerek karar kesinleştirilmiştir. Bu defa, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmaz "ticari rekreasyon alanı" olarak belirlenmiş, söz konusu imar planı değişikliği davacılar tarafından açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:2010/1549 sayılı kararı ile iptal edilmiş, Danıştay Altıncı Dairesinin 19/02/2015 tarihli, E:2011/3138, K:2015/957 sayılı kararı ile onanmış ve aynı Dairenin 21/03/2019 tarihli, E:2015/7297, K:2019/1634 sayılı kararı ile de karar düzeltme istemi reddedilerek karar kesinleştirilmiştir.

Bunun üzerine davacılar tarafından, taşınmazın imar planındaki kullanım kararının değiştirilmesine ilişkin imar planı değişikliklerine karşı açmış oldukları davalarda mahkemelerce iptal kararları verilmesine rağmen söz konusu kararların gereklerinin usulüne uygun olarak yerine getirilmediğinden bahisle uğramış oldukları 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle 14/06/2010 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Belediye Başkanı ... aleyhine açılan dava sonucunda … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarihli, E…., K:… sayılı kararı ile davanın davalı ...'e ilişkin kısmının pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ilişkin kısmının idari yargının görevli olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, söz konusu kararın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ilişkin kısmı Yargıtay … Hukuk Dairesinin … tarihli, E:…, K:.. sayılı kararı onanmış ve mahkeme kararının anılan kısmının 18/02/2014 tarihinde davacılar açısından kesinleşmesi üzerine 18/03/2014 tarihinde görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idare vekilinin kararın düzeltilmesi istemi ile maddi tazminat istemi yönünden;

Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise adı geçen yasa maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymamaktadır.

Davacılar vekilinin kararın düzeltilmesi istemi yönünden;

Davalı idarenin mahkeme kararlarını uygulamamaktaki ısrarının ağır hizmet kusuru teşkil ettiği ve davacıların verdiği hukuk mücadelesini anlamsız kılarak davacıların ciddi şekilde elem ve ızdırap çekmesine sebebiyet verdiği göz önünde bulundurulduğunda, davacıların 100.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat isteminin tümünün kabulüne karar verilmesi gerekirken 80.000,00 TL tutarındaki kısmının reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan, mahkemece, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilen kısmı bakımından faizin, asliye hukuk mahkemesinde davanın açıldığı 14/06/2010 tarihinden itibaren işletilmesi ve manevi tazminata yönelik davacı lehine hüküm altına alınan değer üzerinden hesaplanacak nispi harcın tümüyle davalı idareye yüklenmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacıların karar düzeltme isteminin manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden kabulüne, maddi tazminata yönelik kısmı yönünden reddine,

2.Davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddine,

3.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının manevi tazminat tazminata ilişkin kısmı ile bu kısma faiz işletilmeye başlandığı tarih ile nispi karar harcına ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA,

4.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 26/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X): Karar düzeltme dilekçelerinde ileri sürülen hususlar, Danıştay Altıncı Dairesince verilen 19/11/2019 tarih ve E:2016/4748, K:2019/11508 sayılı kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, karar düzeltme isteminin reddedilmesi gerektiği oyu ile aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.