DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/377 E. , 2023/768 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Jandarma Eğitim Alay Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin 31/07/2019 tarihli işlemin iptali ile statü dışında geçirdiği dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: K … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Uzman erbaşlığa kabul edilmenin koşullarından birisinin, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde aranan güvenlik soruşturmasının uygun olması gerektiği koşulu olduğu, davacıyla ilgili elde edilen bilgilerin mahiyeti dikkate alındığında, davacı tarafından icra edilecek olan görevin Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde milli güvenliğin tesisi amacına yönelik askerlikle ilgili bir görev olduğu, yapılacak görevin hassasiyeti, vasfı ve niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, anılan Yönetmeliğin 6/1-(g) maddesinde aranan güvenlik soruşturması uygun olmak koşulunu taşımayan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle uzman erbaşlık sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, davacının yoksun kalınan özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrasının) Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, yeni yasal düzenlemede hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak birimler, kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel ilkeler ile güvenlik soruşturması ile ilgili çeşitli hükümlere yer verildiği, anılan Kanun'un 14. maddesinde, mevzuatta 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağının hükme bağlandığı, buna göre 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu görevlilerin statüsüne bakılmaksızın haklarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, bu Kanun hükümlerine göre yapılması gerekeceği,
Bu itibarla, 7315 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Değerlendirme Komisyonlarının Kurulması ve Kanun'un 12. maddesinde belirtilen yönetmeliğin çıkarılmasıyla birlikte davacının durumunun anılan Kanun'un hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilerek, bu değerlendirme sonucunda davacı hakkında davalı idare tarafından yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği, yargı kararının yerine getirilmesi kapsamında ve 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yapılacak bu değerlendirmenin sonucunda davacı açısından olumsuz bir sonucun ortaya çıkması durumunda bunun yargısal denetiminin olanaklı olması nedeniyle, davacının durumunun yeniden değerlendirilecek olmasının davacıyı hukuki yönden güvencesiz bırakmadığı gibi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi karşısında bu durumun bir hak ihlali de doğurmadığı,
Buna göre, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının işlem nedeniyle statü dışındaki özlük haklarının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle statü dışında geçirdiği dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 09/12/2021 tarih ve E:2021/6452, K:2021/6556 sayılı kararıyla; Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği,
Bununla birlikte, ilgili mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,
Bu itibarla, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle ödenmesine ilişkin istemi hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığı yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, davacının işlem nedeniyle statü dışındaki özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Olayda, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararındaki gerekçenin, şekle ilişkin olduğu ve bu karardaki gerekçe dikkate alınmak suretiyle kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun'la yeni yasal düzenleme yapılarak bu konudaki eksikliklerin giderildiği, 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu görevlilerin statüsüne bakılmaksızın haklarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, bu Kanun hükümlerine göre yapılması gerekeceği, bu itibarla, 7315 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Değerlendirme Komisyonlarının kurulması ve Kanun'un 12. maddesinde belirtilen Yönetmeliğin çıkarılmasıyla birlikte davacının durumunun anılan Kanun'un hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilerek bu değerlendirme sonucunda davacı hakkında davalı idare tarafından yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği,
Dolayısıyla, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının işlem nedeniyle statü dışında geçirdiği dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak, davacının işlem nedeniyle statü dışında geçirdiği dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik ilk kararında ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka aykırı olduğu, iptal kararları işlemin tesis edildiği tarihe kadar geriye yürüyeceğinden, statü dışında geçirdiği dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işleme esas alınan güvenlik soruşturmasının yapılmasına dayanak olan 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasının 28/04/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle sözleşme feshi işleminin yasal dayanağının kalmadığı belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, ayrıca mahkeme kararında da belirtildiği üzere, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra davacının durumunun yeniden değerlendirileceği, davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasının, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca yapılmış olduğundan taraflarına atfedilebilecek bir hizmet kusuru bulunmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davacının dava konusu işlem nedeniyle statü dışında geçirdiği dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinin reddine ilişkin Kastamonu İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve anılan talep yönünden karar verilmesine yer olmadığı yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Kastamonu İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde kesin olarak esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. GEREKÇEDE KARŞI OY
X- Dava; ... Jandarma Eğitim Alay Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin 31/07/2019 tarihli işlemin iptali ile statü dışında geçirdiği dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 4045 sayılı "Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ve Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 1. maddesinin dava konusu bireysel işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan halinde; "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; ... askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği ve tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti birim ve kısımlarının tanımlarının yapılması güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir." hükmü bulunmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla kamu görevlerinde çalıştırılacak personel hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının dayanağını 4045 sayılı Kanun oluşturmaktadır. 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile anılan düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
Bu kapsamda, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin bireysel işlem tesis edilirken dayanak alınan yasa kurallarının Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun kalan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun hükme bağlanması karşısında, iptal kararının sonucu olarak davacının statü dışında geçirdiği dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi gerektiği açıktır.
Bununla birlikte, davanın reddine ilişkin Kastamonu İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, dava konusu işlemin yasal dayanağının kalmadığından bahisle söz konusu işlemin iptaline karar verilirken, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu görevlilerin statüsüne bakılmaksızın haklarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, bu Kanun hükümlerine göre yapılması gerekeceği, bu itibarla, 7315 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Değerlendirme Komisyonlarının Kurulması ve Kanun'un 12. maddesinde belirtilen yönetmeliğin çıkarılmasıyla birlikte davacının durumunun anılan Kanun'un hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilerek, bu değerlendirme sonucunda davacı hakkında davalı idare tarafından yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği gerekçesine de yer verildiği, anılan karara karşı davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusunun Danıştay Onikinci Dairesince reddedilerek iptal kararının bu haliyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre, söz konusu iptal kararının davacı ile doğrudan sözleşme imzalanması sonucunu doğurmayacağı ve kararın uygulanması aşamasında davalı idarece davacının durumunun 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yeniden değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekeceği açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işleme ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin iptal kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile birlikte kesinleşmesi nedeniyle, davacının statü dışında geçirdiği dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının (aylıklarının) yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığından, temyize konu ısrar kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.