DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1300 E. , 2023/1170 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:
Davacı tarafından, yönetim kurulu başkanı olduğu ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait kamu borcunun tahsili amacıyla taşınmazlarına uygulanan hacizlerin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Davalı idarenin savunmasında … tarih ve … yevmiye numarası ve … tarih ve … yevmiye numarası ile konulan hacizlerin kaldırıldığı bildirildiğinden, dava konusu işlemin bu hacizlere ilişkin kısmı konusuz kalmıştır.
Uyuşmazlık, dava konusu işlemin diğer hacizlere ilişkin kısmına münhasır kalmıştır.
Davalı idarece şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucu tespit edilen gayrimenkul ve menkul malları üzerine haciz uygulandığı, ancak bu gayrimenkuller üzerine çok sayıda alacaklının farklı yıllarda ve farklı miktarlardaki alacaklarından dolayı haciz ve ipotek konulduğu, alacak miktarları ve sıra cetvelindeki yerleri dikkate alınarak şirketin mal varlığının vergi borçlarını karşılayamayacağından bahisle şirketin kanuni temsilcisi olan davacının gayrimenkulleri üzerine haciz konulduğu anlaşılmıştır. Gerek davacının gayrimenkullerine haciz konulduğu tarihler itibarıyla gerekse dava konusu işlemin tesis edildiği 03/12/2013 tarihi itibarıyla asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcu tutarını net olarak ortaya koyan bir tespitte bulunulmamıştır. Bu durumda, şirket hakkındaki takip yollarının tüketildiğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu işlemin diğer hacizlere ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemin … tarih ve … yevmiye numarası ve … tarih ve … yevmiye numarası ile konulan hacizlere ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş; diğer hacizlere ilişkin kısmını iptal etmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi 10/03/2016 tarih ve E:2014/8751, K:2016/1043 sayılı kararıyla temyiz istemini reddetmiştir. Davalının karar düzeltme istemini kabul ederek önceki kararını kaldırdıktan sonra temyiz istemini yeniden inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 20/02/2017 tarih ve E:2016/15492, K:2017/1755 sayılı kararı:
Mahkemece, asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcu tutarını net olarak ortaya koyan bir tespitte bulunulmadığından bahsedilerek bir karar verilmiştir. Ancak bu husus ödeme emirlerine karşı dava açılması durumunda incelenecek bir husustur. Haciz ise bu safhadan sonra uygulanan bir işlemdir. Dolayısıyla ödeme emri safhasında incelenmesi gereken bir husustan bahsedilerek hacizle ilgili hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. Bozma kararına uyduğunu belirten … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Davalı idarenin savunmasında … tarih ve … yevmiye numarası ve … tarih ve … yevmiye numarası ile konulan hacizlerin kaldırıldığı bildirildiğinden, dava konusu işlemin bu hacizlere ilişkin kısmı konusuz kalmıştır.
Uyuşmazlık, dava konusu işlemin diğer hacizlere ilişkin kısmına münhasır kalmıştır.
Davacının yönetim kurulu başkanı olduğu ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 12/03/2002, 24/04/2003 ve 16/09/2003 tarihli ödeme emirleri 29/09/2003 tarihinde tebliğe çıkarılmış ise de tebligat yapılamamıştır. Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket adresinde ve davacının ikamet adresinde tebliğ edilemediği hususu icra memuru, bina görevlisi ve mahalle muhtarı ile 29/09/2003 tarihinde tutanağa bağlanarak söz konusu ödeme emirleri ilanen tebliğ edilmiştir. Ödeme emirlerinin dava konusu yapılmaması üzerine de davacının taşınmazlarına haciz konulmuştur.
Davacı adına düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirleri, 24/01/2004 tarihli gazetede ilanen tebliğ edilmesinden önce 25/03/2002 tarihinde "... Mah. … Sok. No:… ADAPAZARI" adresinde davacının eltisi olduğu belirtilen Tülin Kaplan'a tebliğ edilmiştir. Verilen ara kararı üzerine, söz konusu adresin davacının bilinen adresi olduğunu ortaya koyan bilgi ve belgeler davalı idarece dosyaya sunulmamış olup davacı, hiçbir zaman bu adreste ikamet etmediğini, davalı idareye böyle bir adres bildirmediğini, ... adında bir eltisinin olmadığını, 1998 yılından bu yana resmi ikamet adresinin "... Mah. … Sok. … Apt. … Blok Çorlu/TEKİRDAĞ" olduğunu beyan etmiştir. Dosyaya sunulan belgelere göre davacı beyan ettiği adresi 16/05/2001, 14/06/2001 ve 11/02/2004 tarihli dilekçeler ile davalı idareye bildirmiştir.
29/09/2003 tarihli tutanakta da davacının beyanlarını destekler şekilde ikamet adresinin "... Mah. … Sok. … Apt. No:… Çorlu" olduğu, bu adrese gidildiği, ancak kimsenin bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, söz konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliğinden önce davacının bilinen adresinde tebliğ edilemediğinin usulüne uygun şekilde tespit edildiğini ortaya koyan tebliğ alındısı dosyaya sunulmamıştır. Bu hususlar dikkate alındığında, anılan ödeme emirlerinin hem posta yoluyla tebliğinin hem de ilanen tebliğinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Ara kararı ile davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğinden önce posta yoluyla tebliğ edilmeye çalışıldığını ispat eden tebligat zarflarının davalı idareden istenilmesi üzerine verilen cevabi yazıda, … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirleri haricinde kalan 28 adet ödeme emrine ilişkin tebligat zarflarının çok eski yıllara ait olması nedeniyle bulunamadığı belirtilmiştir.
Davalı idare tarafından davacı adına düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirleri haricindeki diğer ödeme emirlerinin bilinen adreslerde tebliğ edilemediğinin usulüne uygun şekilde tespit edildiği ortaya konulamadığından söz konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliğinin usulüne uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin … tarih ve … yevmiye numarası ve … tarih ve … yevmiye numarası ile konulan hacizler dışındaki diğer hacizlere ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemin … tarih ve … yevmiye numarası ve … tarih ve … yevmiye numarası ile konulan hacizlere ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş; diğer hacizlere ilişkin kısmını iptal etmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 19/11/2020 tarih ve E:2018/293, K:2020/4725 sayılı kararı: Temyiz istemine konu kararın, dava konusu işlemin … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirleri yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile uygun görülmüştür.
Davacının bilinen adreslerinde tebliğ imkansızlığının adres tespit tutanağı ile saptandığı olayda ilanen tebliğ koşullarının gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı ve haciz varakalarının düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere mahkeme kararının dava konusu işlemin ... tarih ve … ila … sayılı ödeme emirleri dışındaki ödeme emirleri yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararın, dava konusu işlemin … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirleri yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrasını onamış, değinilen ödeme emirleri dışındaki ödeme emirleri yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur. Daire, tarafların karar düzeltme istemlerini ise reddetmiştir. … Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Mahkeme, bozulan hüküm fıkrası yönünden bir önceki kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin posta yoluyla tebliğe ilişkin safhaların tamamlanmasından sonra ilanen tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, şirketin haciz konulan mal varlığının amme borcunu karşılayamayacağının açık olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacı adına ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait kamu borcunun tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin olayda tahsil zamanaşımı bulunduğu gerekçesiyle iptali yolunda verilen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…; E:…, K:…; E:…, K:…; E:…, K:… sayılı ısrar kararlarına davalı idarece yöneltilen temyiz istemi, sırasıyla, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 11/10/2023 tarih ve E:2022/1196, K:2023/1172; E:2022/1193, K:2023/1173; E:2022/1194, K:2023/1174; E:2022/1195, K:2023/1175 sayılı kararlarıyla reddedilmiştir. Bu durumda, şirket borçları nedeniyle davacının taşınmazlarına konulan hacizlerde de hukuka uygunluk bulunmadığından temyize konu ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; Davalının, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.