Aramaya Dön

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/1434
Karar No
K. 2023/1347
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1434 E.  ,  2023/1347 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/1434
Karar No: 2023/1347
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı - …

… Vergi Dairesi Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, ... Holding Anonim Şirketinin 2013 yılının Aralık dönemine ait gelir (stopaj) vergisi ile damga vergisine ilişkin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: 13/02/2012 tarih ve 8004 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilana göre, ... Holding Anonim Şirketinin … tarih ve … sayılı yönetim kurulu kararı ile önceki imza sirkülerinin iptali ile belli yetkiler dahilinde yeni imza sirkülerinin çıkarılmasına karar verilmiş olup bu karara istinaden birinci derece imza yetkilisi olarak ..., ... ve ... belirlenmiş, ikinci derece imza yetkilisi olarak ise içlerinde davacının da bulunduğu beş kişi belirlenmiştir. Ayrıca anılan ilandan, yönetim kurulu kararının (1) ve (2) numaralı maddesinde sayılan hususlar saklı kalmak kaydıyla (4) numaralı bentte belirtilen konularda şirket imza yetkililerinin o bentte yer alan sınırlamalara tabi olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu; 1.000.000 USD altındaki bir kısım işlemlerde, birisi birinci derece imza yetkilisi diğeri ise ikinci derece imza yetkilisinin müşterek imzası ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu; 100.000 TL'ye kadar olan işlemlerde ise ikinci derece imza yetkilerinden ikisinin müşterek imzaları ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu anlaşılmıştır.

Davacı yönetim kurulu üyesi sıfatına haiz olmayıp tek başına şirketi temsil ve ilzama hiçbir şekilde yetkilendirilmemiştir. Davacının belirlenen bazı konularda şirket kanuni temsilcileri ile beraber işlem yapabilme yetkisine sahip olması, kanuni temsilcilik sıfatını taşıdığı anlamına gelmeyecektir. Bu nedenle, ikinci derece imza yetkilisi olan davacının kanuni temsilci sıfatıyla takip edilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Kaldı ki, asıl borçlu şirketin dava konusu ödeme emri içeriği borcu 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı anlaşıldığından davacının ödeme emri ile takip edilmesinde bu nedenle de hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme bu gerekçeyle ödeme emrini iptal etmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/09/2019 tarih ve E:2015/6851, K:2019/5478 sayılı kararı: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uygulamasında kanuni temsilci, şirket esas sözleşmesiyle temsile yetkilendirilmiş veya kaynağını esas sözleşmeden alan yetkiyle idare meclisi ya da genel kurulca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişilerdir. Amme alacağının anonim şirketin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirket esas sözleşmesinin ve ticaret sicili kayıtlarının araştırılması gerekmekte olup temsil salahiyetinin aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan murahhas bir veya birkaç üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere bırakıldığının anlaşılması halinde anonim şirket borcunun bu kişilerden tahsili yoluna gidilebilecektir. 13/02/2012 tarih ve 8004 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilana göre, … tarih ve … sayılı yönetim kurulu kararı ile önceki imza sirkülerinin iptali ile belli yetkiler dahilinde yeni imza sirkülerinin çıkarılmasına karar verilmiş olup bu karara istinaden birinci derece imza yetkilisi olarak ..., ... ve ... belirlenmiş, ikinci derece imza yetkilisi olarak ise içlerinde davacının da bulunduğu beş kişi belirlenmiştir. Ayrıca anılan ilandan, yönetim kurulu kararının (1) ve (2) numaralı maddesinde sayılan hususlar saklı kalmak kaydıyla (4) numaralı bentte belirtilen konularda şirket imza yetkililerinin o bentte yer alan sınırlamalara tabi olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu; 1.000.000 USD altındaki bir kısım işlemlerde, birisi birinci derece imza yetkilisi diğeri ise ikinci derece imza yetkilisinin müşterek imzası ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca ... Holding Anonim Şirketinin … tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı uyarınca çıkarılan 27/04/2012 tarihli imza sürkülerinde, vergisel işlemleri de içeren birçok konuda şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler başlığı altında davacıya da temsil yetkisi verildiği görülmüştür.

Bu durumda, anonim şirketlerde vergilendirme ile ilgili ödevlerin kanuni temsilciler tarafından yerine getirileceği, kamu alacağının kısmen veya tamamen şirketten tahsil edilememesi halinde kanuni temsilcilerin sorumlu tutulacağının açık olması karşısında, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağı için temsil ve ilzam yetkisi bulunan davacı adına düzenlenen ödeme emrini yazılı gerekçeyle iptal eden mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:

Mahkeme, ilk kararında yer alan "Kaldı ki, asıl borçlu şirketin dava konusu ödeme emri içeriği borcu 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı anlaşıldığından davacının ödeme emri ile takip edilmesinde bu nedenle de hukuka uygunluk bulunmamaktadır." gerekçesine yer vermeksizin ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emri içeriği borçların ait olduğu dönemlerde davacının şirketin kanuni temsilcisi olduğu, asıl borçlu şirket tarafından verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenmemesi ve şirketten tahsil edilememesi üzerine davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 378. maddesi uyarınca beyan üzerine tarh edilen vergilere karşı dava açılamayacağından davanın usul yönünden reddi gerektiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Davacı ve davalı idare tarafından dosyaya sunulan belgelerden, asıl borçlu ... Holding Anonim Şirketinin kesinleşmiş vergi borçlarını 6552 sayılı Kanun'un 73. maddesi kapsamında yapılandırdığı anlaşıldığından, konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Davacı adına, ... Holding Anonim Şirketinin 2013 yılının Aralık dönemine ait gelir (stopaj) vergisi ile damga vergisine ilişkin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle 23/06/2014 tarihinde dava açılmıştır.

Davacı tarafından dosyaya sunulan ve 13/11/2014 tarihinde mahkeme kaydına alınan dilekçe ile asıl borçlu ... Holding Anonim Şirketinin dava konusu ödeme emri içeriği borçları 6552 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca yapılandırdığı, dolayısıyla kendisinin dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan sorumlu olmadığı ileri sürülmüş ve dilekçe ekinde ödeme tablosu dosyaya sunulmuştur.

Davacının Kurulun 2022/1432 esasına kayıtlı dosyasında, mahkemece verilen ilk kararın davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay Dördüncü Dairesince verilen 13/03/2019 tarihli ara kararıyla, asıl borçlu şirketin 6552 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir başvurusunun olup olmadığı, başvuru yapılmış ise başvurunun kabul edilip edilmediği sorularak buna ilişkin bilgi ve belgeler istenmiştir. Davalı idarece, 27/05/2019 tarihinde kayda alınan cevabi yazıda, anılan şirketin … tarih ve …, … sayılı dilekçeler ile 6552 sayılı Kanun'un kesinleşmiş alacaklarına ilişkin hükümleri gereğince internet üzerinden yapılandırma talebinde bulunduğu, bu talebe istinaden ödeme tablosu düzenlendiği, ancak herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle 12/10/2015 tarihinde tecil dosyasının iptal edildiği belirtilmiş ve dilekçe ekinde ödeme tablosu dosyaya sunulmuştur.

Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilanların incelenmesinden, asıl borçlu şirket tarafından 6552 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca yapılandırma talebinde bulunulduğu 15/10/2014 tarihinde davacının yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi herhangi bir konuda şirketi temsil veya imza yetkisinin de bulunmadığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği; ikinci fıkrasında ise kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : ... Holding Anonim Şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine şirketin kesinleşmiş borçlarının 6552 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca yapılandırılması ile yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma tarihinde şirketin kanuni temsilcisi olmadığı açık olan davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulması mümkün bulunmamaktadır. İhlal edilmesi nedeniyle yapılandırmanın iptal edilmiş olması da belirtilen duruma ilişkin olarak herhangi bir değişikliğe yol açmayacaktır. Bu nedenle, ihtilaf konusu borçların asıl borçlu şirket tarafından yapılandırıldığı tarihte şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığından, ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; Davalının, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,

2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. X - KARŞI OY:

Anayasası'nın 73. maddesinde düzenlenen vergilendirmenin temel unsurlarının kanunla belirlenmesi gerekliliğini de kapsayan verginin kanuniliği ilkesi gereği verginin sorumlusunun kanun ile belirlenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda vergi sorumluluğunu doğuran ve sona erdiren haller ancak kanunla düzenlenebilecek olup yorum yoluyla kanunda öngörülen sorumluluğun ortadan kaldırılması mümkün değildir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesiyle, tüzel kişilerin kanuni temsilcileri için, vergi ve buna bağlı alacakların kanuni temsilcilerin vergisel ödevlerini yerine getirmemeleri sebebiyle tüzel kişi mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamaması şartıyla sorumluluk öngörülmüştür.

Kurulca, asıl borçlu ... Holding Anonim Şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine şirketin kesinleşmiş borçlarının 6552 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca yapılandırılması ve yapılandırma tarihinde davacının kanuni temsilcilik sıfatının bulunmadığının açık olması nedeniyle davacının uyuşmazlık konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağına karar verilmiştir.

Hâlbuki, vergi borcunun ait olduğu dönemdeki kanuni temsilcinin Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunun, söz konusu vergi borcunun sonraki kanuni temsilci tarafından yapılandırılması ile ortadan kalkacağı yönünde bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Dolayısıyla, borcun ait olduğu dönemdeki kanuni temsilcinin anılan düzenleme nedeniyle doğan sorumluluğu, borcun sonraki kanuni temsilci tarafından yapılandırılmasından sonra da devam edecek; yapılandırma işlemi verginin ait olduğu dönemdeki kanuni temsilcinin sorumluluğu açısından bir değişiklik meydana getirmeyecektir. 6552 sayılı Kanun'un 73. maddesinde yer alan yapılandırmaya ilişkin düzenlemelerle, belirli şartlar dahilinde, kapsama giren kesinleşmiş kamu alacaklarının bir kısmının tahsilinden vazgeçilmekte ve taksitler halinde ödeme kolaylığı getirilmektedir. Kamu alacaklarının tahsilatının hızlandırılmasını amaçlayan bu düzenlemelerden hareketle, şirket borcunun sonraki kanuni temsilci tarafından yapılandırılması ile kanuni temsilcilikten kaynaklı ödevlerini usulüne uygun şekilde yerine getirmeyerek borcun doğumuna neden olan önceki kanuni temsilcinin sorumluluğunun sona ereceği kabul edilerek yorum yoluyla sorumluluk müessesesinin uygulanma kabiliyetinin ortadan kaldırılması mümkün değildir. Aksi düşüncenin kabulü, yapılandırma istemiyle yapılmış bir başvuruyla borcun sorumlularının değiştirilmesi ve önceki kanuni temsilcinin sorumluluğunun kaldırılmasının sonraki kanuni temsilcinin iradesine bırakılması sonucunu doğuracaktır.

Bu durumda, sonraki kanuni temsilcinin herhangi bir tasarrufu borcun ait olduğu dönemdeki kanuni temsilciye kanun ile yüklenen sorumluluğu ortadan kaldırmayacağından, ısrara konu olan, davacının uyuşmazlık konusu dönemlerde kanuni temsilcilik sıfatını haiz olup olmadığı hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz. XX - KARŞI OY:

Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarına ilişkin yapılandırmanın herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle iptal edilmesi üzerine öncelikle asıl amme borçlusu ... Holding Anonim Şirketi hakkında yeniden cebren takip ve tahsil işlemlerinin yapılması; bu işlemlerin sonucunda amme alacağının anılan şirketten tahsilinin mümkün olmadığının somut olarak ortaya konulması üzerine de davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali yolunda verilen ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.