8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında ---- tarihinde mülkiyeti davalıya ait olan ------- yüzölçümlü arsa ve arsa üzerinde bulunan bina, müştemilat, mütemmim cüz, muhdesat ile fabrika binasının müvekili şirket tarafından satın alınması ve karşı tarafa kullandırılması konulu sözleşme imzalandığını, ilgili sözleşmenin son geçerlilik tarihinin 15/03/2023 mesai bitimine kadar olarak belirlendiğini, taşınmazın devri bugüne kadar gerçekleştirilmezse tapu devir işlemleri sonuçlandırılmazsa cezai şartlar ve iadeler hariç hükümsüz kalacağının hüküm altına alındığını, müvekkili şirketin kapora bedeli olarak belirlenen 2.000.000,00 TL bedeli sözleşme tarihinde karşı taraf şirketin hesabına nakden ve defaten ödediğini, karşı tarafça taşınmazın devri için tapu müdürlüğüne başvuru yapıldığını, tapu müdürlüğü tarafından devir işlemi için 15/03/2023 tarihine randevu verildiğini, müvekkili şirket tarafından 14/03/2023 tarihinde ----- tapu harcı ve------ hesabına 1.297,50 TL döner sermaye bedeli olmak üzere toplam 1.701.297,50 TL ödendiğini, 14/03/2023 tarihinde davalı tarafça bir takım gerçek dışı ve kurmaca olaylar ileri sürülerek 15/03/2023 tarihinde devrin yapılamayacağının söylendiğini, o tarih itibariyle devrin yapılamayacağına ilişkin beyanların sözleşmeyi yerine getirmemek için uydurulan gerçek dışı ve kurmaca olaylar olduğunu, aslında davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak devri yapmaktan vazgeçtiğini bilmeyen müvekkili şirketin iyi niyetli olarak beklediğini, daha sonra davalı şirket tarafından satıştan vazgeçildiğinin belirtilmesi üzerine müvekkili şirketin ödediği 2.000.000,00 TL'nin iadesini talep ettiğini, davalı tarafın 17/03/2023 tarihinde bu bedeli iade etmesine rağmen 3.000.000,00 TL cezai şartı ödemediğini, müvekkili şirketin yatırdığı harç ve döner sermaye bedellerinin iadesi talebinde bulunduğunu, müvekkilinin hesabına havale yoluyla iade edildiğini, davalı tarafça cezai şartın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ----- dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını, davalı tarafın takibe itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, iptaline karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile davalının -----sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın adi yazılı şekilde akdedilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi dayanak gösterilmek suretiyle ikame edildiğini, oysaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin resmi şekil şartına tabi olduğunu, noterde düzenleme şeklinde akdedilmedikçe geçerli olmayacağını, geçersiz bir sözleşmedeki yetki şartının da geçerli olmayacağından müvekkili aleyhine adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki yetki şartına dayanılarak----------- Mahkemelerinde icra takibi ve dava açılamayacağını, somut olayda HMK md. 6 uyarınca genel yetki kuralı geçerli olduğunu, müvekkilinin ticaret merkezinin ---- olduğunu, yetkili icra dairelerinin ---- İcra Daireleri olduğunu, yetkili mahkemelerin de ------Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak ise dava konusu sözleşmenin adi yazılı şekilde akdedilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi olup geçersiz olduğunu, adi yazılı şekilde akdedilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi geçersiz olduğundan sözleşmede yer alan fer-i nitelikteki cezai şart maddesinin de geçersiz olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı devretmek amacında iken davacının 16/03/2023 tarihli e-posta ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, sonra da sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiği şeklindeki iddiası ile cezai şart talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından satış işlemi gerçekleştirileceği tarihte şirket yönetimi tarafından yetkilendirilen ----- şehir dışına gitmiş olması nedeniyle 15/03/2023 tarihinde devrin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple devrin 17/03/2023 tarihine ertelenmesinin talep edildiğini, davacının 16/03/2023 tarihli e-postası ile dava dilekçesinde de belirttiği üzere sözleşmeyi feshederek 2.000.000,00 TL'nin iadesini talep ettiğini, müvekkilinin davacının bu talebini kabul ederek 2.000.000,00 TL'yi iade ettiğini, davacının ise 20/03/2023 tarihli e-postası ile kapora bedelinin 1.5 katı yani 3.000.000,00 TL'nin hesaplarına gönderilmesini talep ettiğini, davacının taleplerine dayanak olarak gösterdiği 10.1.6 numaralı madde ile tapu işlemlerinin 15/03/2023 tarihine kadar gerçekleşmemesi durumunda ceza-i şart ödeneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, müvekkili tarafından 15/03/2023 tarihinden önce sözleşme feshedildiği takdirde kaporanın iade edileceği ve cezai şart ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğine ilişkin davacıya 15/03/2023 tarihinden önce fesih ihtarı gönderilmediğini, aksine davacının 16/03/2023 tarihli e-postayla kapora iadesi ve cezai şartı talep ederek sözleşmeyi bizzat kendisinin feshettiğini, müvekkili tarafından cezai şart talep edilmesin diye işbu davanın ikame edildiğini, kötü niyetli takip başlatan ve haksız kazanç elde etmeye çalışan davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın