DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/974 E. , 2023/1376 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı:
Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin davacının bilinen adresinde eşine tebliğ edilmesine rağmen bu ödeme emirlerine karşı herhangi bir dava açılmaması ve ödemede de bulunulmaması nedeniyle söz konusu kamu alacağının tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına haciz konulması üzerine bakılan dava açılmıştır.
Olayda, ödeme emirleri, davacının "… Mahallesi, … Caddesi, No:… D:… Başakşehir/İSTANBUL" olarak gösterilen adresinde eşine tebliğ edilmiştir. Bu tebliğ alındısı üzerinde davacının eşinin imzası bulunmasına karşın … Mahallesi Muhtarının kaşesi ve imzası da yer almaktadır. Ayrıca anılan alındının sağ üst köşesine "35. madde" ve "işlendi" ibareleri yazılmıştır.
Mahkemece verilen ara kararına cevaben sunulan belgede dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinin tebliğ alındısının sağ üst köşesinde bulunan işlendi ibaresinin, ödeme emirlerinin tebliğ tarihlerinin bilgisayar kayıtlarına işlendiğini;
35.madde ibaresinin ise ödeme emirlerinin 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi hükümlerine istinaden düzenlendiğini ifade ettiği belirtilmiştir. Ayrıca mahalle muhtarının kaşe ve imzasının tebliğ alındısı üzerinde bulunmasının nedeni ise tebligatın 213 sayılı Kanun'un 107. maddesi gereğince memur vasıtasıyla, aynı Kanun'un 102. maddesi gereğince tebliğ alacak kişinin itirazına istinaden muhtar nezaretinde yapıldığını gösterdiği şeklinde açıklanmıştır.
Bu durumda, ödeme emirlerinin tebliğ alındısı üzerinde davacının eşinin imzasının ve muhtarın kaşe ve imzasının yer alması, davalı idarece ara kararına verilen cevapta belirtilen hususları kanıtlayacak şekilde tebliği alacak kişinin imzadan imtina etmesi veya tebligata itiraz etmesi gibi herhangi bir şerhe tebliğ alındısı üzerinde yer verilmemesi göz önünde bulundurulduğunda ödeme emirlerine ilişkin tebliğin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesi ve 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki haline aykırı olduğu, dolayısıyla dayanağı ödeme emirlerinin tebliğindeki bu usulsüzlük sebebiyle haciz işleminin de hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliği sağlanmadan kamu alacağının tahsili amacı ile davacı adına tesis edilen haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/01/2022 tarih ve E:2018/2233, K:2022/218 sayılı kararı: 213 sayılı Kanun'un 107. maddesinde "Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtası ile de yaptırmaya yetkilidir. Bu madde hükmünün uygulamasında bu kısımdaki tebliğ esaslarına" uyulacağı düzenlemesine yer verilmiştir. … Tekstil İnşaat Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirleri 213 sayılı Kanun'un 107. maddesi uyarınca memur vasıtasıyla tebliğe çıkarılmıştır. Davacının "… Mahallesi, … Caddesi, No:… D:… Başakşehir/İSTANBUL" olarak gösterilen ikametgah adresinde davacının eşine 27/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Tebliğ alındısı üzerinde eşin imzasının bulunduğu, davalı idarenin cevap yazısında da belirtmiş olduğu gibi davacının eşinin itirazı üzerine ödeme emirlerinin tebliğinin muhtar huzurunda gerçekleştirildiği, tebliğ alındısında muhtarlığın kaşesinin ve imzasının bulunduğu görülmektedir. Tebliğ alındısının üzerine ''imzadan imtina etme, itiraz etme'' gibi ibarelerin şerh edilmemesi esasa etkili bir şekil hatası niteliğinde değildir. Tebligatın üç temel fonksiyonu olan ''bilgilendirme, belgelendirme ve tebliğ evrakının teslimi" nihai olarak gerçekleştiğinden Mahkeme kararının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hacze dayanak ödeme emirlerinin tebliğinde herhangi bir usule aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Ödeme emirlerine ilişkin tebliğ mazbatasında bulunan unsurların, kanunda gösterilen nitelikleri taşımaması nedeniyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu usulsüz tebligatın ardından uygulanan haciz işlemlerinin usul ve kanuna aykırı olduğu, mahkeme kararında belirtildiği üzere ödeme emirlerinin tebliğ alındısı üzerinde eşinin imzasının yer alması ayrıca tebliği alacak kişinin imzadan imtina ettiğine dair herhangi bir şerh veya yazı olmamasına rağmen alındı üzerinde aynı zamanda muhtarın da kaşe ve imzasının yer alması hususları göz önünde bulundurulduğunda, yapılan tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda yer alan tebliğ hükümlerine açıkça aykırı olduğu, usulsüz olarak gerçekleştirilen bir tebligatın, hukuki sonuçlar doğurması mümkün olmadığından bu tebligattan sonraki işlemlerin hukuk aleminde varlık kazanmayacağı iddialarıyla ısrar kararının onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerine ait tebliğ alındısında davacının eşinin, tebligatı yapan memurun ve mahalle muhtarının imzasının bulunduğu ve alındıda muhtarın imzasının bulunma nedeninin ara kararı ile sorulması üzerine tebliğin itiraz üzerine 213 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca muhtar huzurunda gerçekleştirildiği davalı idarece belirtilmiş olmasına rağmen "tebliği alacak kişinin imzadan imtina etmesi, itiraz etmesi" gibi herhangi bir şerhin alındıda yer almaması nedeniyle tebliğinin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle ısrar kararı verilmiştir.
Davalı idarece ara kararına, tebellüğden imtina nedeniyle tebliğin muhtar nezaretinde gerçekleştirildiği yönünde cevap verilmiştir. Ancak alındının teslim alan kısmının davacının eşi tarafından imzalandığı görüldüğünden olayda tebellüğden imtina durumu bulunmamaktadır. Tebliğ alındısında, alındının mahalle muhtarlığına bırakıldığına dair şerh bulunmamaktadır. Ayrıca davacı tarafından, tebligatın eşine yapılmadığı veya alındıda yer alan imzanın eşine ait olmadığına dair herhangi bir iddia ileri sürülmemiştir.
Tebliğin geçerli şekilde yapıldığını ispata yarayan tebliğ alındısı üzerinde muhatap veya muhatabın bulunmaması hâlinde ikametgâh adresinde bulunanlardan birinin imzası ile tebligatı yapan kişinin imzasının bulunması yeterlidir. Bununla birlikte uyuşmazlıkta, bu kişilerin yanı sıra söz konusu adresin bağlı bulunduğu mahalle muhtarının imzası da yer almaktadır. Mahalle muhtarının imzasının bulunması nedeniyle yapılan tebliğin geçersiz olduğu veya şekil şartlarına aykırı gerçekleştirildiği düşünülemeyeceği gibi aksine bu durumun tebliğ evrakının ilgili kişi tarafından teslim alındığı olgusunu güçlendirici bir etkisi söz konusu olabilir. Diğer taraftan, yapılan tebliğin geçerli olması nedeniyle anılan ödeme emirlerinin dava konusu edilmiş olup olmamasının bir önemi bulunmamakla birlikte söz konusu ödeme emirlerine karşı vergi ve idare mahkemelerinde dava açıldığı da görülmüştür.
Davacının banka hesaplarına haciz uygulanması amacıyla bankalara gönderilen haciz bildirilerine ilişkin sorgulama çıktısı dosyaya sunulmuştur. Dava dilekçesinde belirtilen haciz bildirisinin tarih ve sayısı sunulan çıktıda yer almamaktadır. Ayrıca, dosyadaki mevcut belgeler arasında hacze ilişkin haciz varakaları da bulunmamaktadır. Dosyadaki mevcut belgeler dikkate alındığında dava konusu hacze ilişkin borçların kapsamı hususunda da tereddüt hasıl olmuştur. Dava konusu işleme konu dayanak borcun tespiti amacıyla taraflardan gerekli belgelerin temin edilmesinin ardından değerlendirme yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. … Branda Tekstil İnşaat Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına 05/11/2012 ve 12/12/2012 tarihli muhtelif ödeme emirleri düzenlenmiştir. Bu ödeme emirlerinin 27/12/2012 tarihinde davacının eşine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak ödemede bulunulmadığından bahisle söz konusu kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu haczin tatbik edildiği davalı idarece ileri sürülmüştür.
Dava konusu haczin dayanağı olduğu ileri sürülen ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındısı incelendiğinde "teslim alan" kısmında davacının eşinin adı ve soyadı yazılmak suretiyle anılan kısmın eşi tarafından imzalandığı ve "teslim eden" kısmında ise memurun adı ve soyadı yazılmak suretiyle anılan kısmın memur tarafından imzalandığı görülmektedir. Ayrıca tebliğ alındısı, mahalle muhtarı tarafından da imzalanmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Kanun'un 8. maddesinde hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu Kanun'da yazılı tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır. Kanun'un "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddenin birinci fıkrasında, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı; üçüncü fıkrasında ise kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebliğin, ikametgâh adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu haczin dayanağı olduğu ileri sürülen ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındısında, alındının mahalle muhtarlığına bırakıldığına dair şerh bulunmamaktadır. Ayrıca davacı tarafından tebligatın eşine yapılmadığı veya alındıda yer alan imzanın eşine ait olmadığına dair herhangi bir iddia da ileri sürülmemiştir.
Olayda, tebliğ evrakını teslim alan ve teslim edenin kişilerin yanı sıra söz konusu alındının mahalle muhtarınca da imzalandığı görülmektedir. Mahalle muhtarının imzasının bulunması nedeniyle yapılan tebliğin geçersiz olduğu veya şekil şartlarına aykırı gerçekleştirildiği sonucuna varılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.
Kaldı ki, UYAP'tan yapılan araştırmalardan kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ve 27/12/2012 tarihinde davacının eşine tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptali istemiyle 03/01/2013 tarihinde … Vergi Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin reddine karar verilmesinden sonra yenilenen davalardan ikisi … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , … , K:… , … sayılı kararlarıyla reddedilmiştir. Dilekçe ret kararı üzerine ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … , … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle yenilenen dava ise görev ret kararı verilerek idare mahkemesine gönderilmiştir. Ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan bu dava da … İdare Mahkemesinin … tarih ve … , K:… sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Anılan ödeme emirlerinin tebliğinin hukuka aykırı olmadığı, nitekim, davacı tarafından ödeme emirlerine karşı açılmış davaların bulunmasının tebliğden beklenen amacın gerçekleştiğini ortaya koyduğu da gözetildiğinde, davacının banka hesaplarına uygulanan haczin dayanağı ödeme emirleri ve haciz varakalarının kapsam açısından örtüşüp örtüşmediği ve dava konusu işlemin diğer yönlerden hukuka uygun olup olmadığı da irdelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.