5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Oluş, kabul ve dosya içeriğine göre; suç tarihinde ... Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunda veri giriş elemanı olarak görev yapan sanığın ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi müdürü olan mağdureden rehabilitasyon merkezinde eğitim alan öğrencilere sağlık kurulu raporu alınması sürecinde randevu günlerini erkene almak için öğrenci başına 100 TL olmak üzere toplam 3.000 TL para almak suretiyle görevinin gereklerine uygun davranmak için menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/1. delaletiyle 257/3. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile TCK'nın 257/3. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de bu tarih itibariyle sanığın eylemlerinin, 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 252/2. maddesinde düzenlenen suça dönüştüğü ve bu düzenlemenin de sanık aleyhine olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/09/2011 günlü 2011/5-104 Esas 2011/183 sayılı kararında belirtildiği üzere TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağından suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddelerindeki cezaların alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, olayın oluş biçimine ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle, sanığın eylemine karşılık hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden temel cezanın alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak belirlenmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap