5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanıklar ... ve ... müdafiilerin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CUMK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; 28/10/2009 tarihli iddianame ve eklerine göre 26/03/1999 tarihinde muhasip olan sanık ... tarafından çekilen 2.000 TL'nin 1.000 TL'sini diğer sanık ...'in sözlü talimatı üzerine sanık ...'un şahsi hesabına yatırıldığı ve bankamatik kartı ile sanık ...'in bu parayı çektiğinin iddia edilmesi karşısında, sanık ...'un eyleminin diğer sanıkların eylemine iştirak niteliğinde olup olmadığı tartışılmadan ve sanık hakkında açılmayan dava gerekçe yapılıp suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Sanığın savunmaları ve savunmayı doğrulayan tanık ... ile ...'in beyanları, sanığın sunduğu belgeler ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraeti yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ...'in 15/02/1998, 17/03/1998 ve 16/05/1998 tarihli harcama belgeleri ile gerçekte alınmadığı halde belediye mal ya da hizmet alımı yapılmış gibi belge düzenlenerek mal edinilmesi şeklindeki eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanığın eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak lehe yasanın buna göre belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince; Sanıklar ... ve ...'ın soruşturma aşamasında paraları Belediye Başkanına verdikleri buna dair belge aldıklarını, bunu sunacaklarını savunmaları ve yargılama aşamasında 15/04/1999 ve 05/04/1999 tarihli tutanak şeklinde düzenlenen belgeleri ibraz etmeleri diğer sanık ...'nın ise bu belgeleri belediyede olmadığı zamanlarda işlerin aksamaması için düzenlenmek üzere imzaladığı boş kağıtlar olduğunu, bilgisi dışında doldurulduğunu savunması karşısında anılan tutanakların adli tıp fizik ve grafoloji ihtisas dairesine gönderilerek düzenleme tarihleri hususlarında bilirkişi raporu alınmadan ve Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, katılanı, C.Savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulmadan, CMK'nın 230/3 ve 232/6. maddelerine de aykırı olarak, sanıklar ... ve ...'ın diğer sanık ...'in suçuna nasıl iştirak ettikleri tartışılmadan yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre de; Sanık ... tarafından 29/07/1997 tarihinde ... Belediyesi'nden tahsil edilip kayıtlara geçirilmeden mal edinildiği kabul edilen 172 TL'nin daire dışı araştırmalarla ortaya çıkarılabileceği, sanık ...'ın 15/02/1998, 17/03/1998 ve 16/05/1998 tarihli harcama belgeleri ile gerçekte alınmadığı halde belediyeye mal ya da hizmet alımı yapılmış gibi belge düzenleyerek diğer sanık ... ile birlikte mal edinmeleri şeklindeki eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanığın eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak lehe yasanın buna göre belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 29/11/2004 tarihli hükmün katılan vekili tarafından sanık ... yönüyle temyiz edilmediği ve ceza miktarı itibari ile bu sanığın kazanılmış hakkı da saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın