T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2348 Esas

KARAR NO: 2024/383

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ: 21/03/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28/02/2018 tarihli sözleşme gereği borçlunun işlerini süresinde ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, 15.340,00 TL bedelli ve 12/04/2018 tarihli borçluya gönderilen faturaya itiraz edilmediğini, müvekkili ve borçlu şirketin fatura üzerindeki bedel hususunda anlaştığını, davalının, borcun bir kısmını ödediğini ancak kalan 7.840,00 TL'lik kısmını ödemediğini, davalı aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin borçlunun itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin bu faturadan kaynaklı borcunu ifa ettiğini, müvekkili şirketin, önceki senelerde düzenlenen İDEX Fuarının organizatörlüğünü yapan ... Ltd. Şti. anlaşarak yıllardır fuara katılım sağladığını, bu sene düzenlenen İDEX fuarının organizatörlük görevini ise aynı şahısların, farklı bir şirket adı altında üstlendiğini, bu sebeple bakiye ödemenin de, ... Ltd. Şti. hesabına yapıldığını, davacı ile ... Reklam Org. Tic. Ltd. Şti. arasında organik bağ olduğunu, bu hali ile ...Tic. Ltd. Şti.'nin banka hesabına takip konusu 7.840,00 TL'nin gönderilmesi ile müvekkilinin bir borcunun kalmadığını,... Tic. Ltd. Şti.'nin hesabına yapılan bu ödemeye ise ... tarafından, ... Reklam Org. Tic. Ltd. Şti.'den olan alacakları için bloke konulduğunu, bankaya bildirim yapılarak ödemenin iadesi istenmişse de talebin sonuçsuz kalması üzerine ödemenin iadesi için ...a karşı Ankara 26. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve takibi itiraz üzerine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/445 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini belirterek davanın ... T.A.Ş. ve .... Ltd. Şti.'ye ihbarına; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/445 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davanın reddine ve dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:

İlk derece mahkemesince; davacı şirket ile davalı şirket arasında fuar standı kiralama bedeline ilişkin düzenlenen 12/04/2018 tarihli 15.340,00 TL bedelli faturanın, davalı şirket yevmiye defterinde açık fatura olarak işlendiği, davalı şirket yevmiye defterinde 7.500 TL olarak kayıtlı olduğu, davalı ile dava dışı ... Reklam arasındaki borç alacak ilişkisi bakımından 7.840,00 TL alacak kaydının bulunduğu, davalı şirketin Başkent Vergi Dairesine verdiği 31/05/2018 tarihli 2018/04 dönemi BA formunun 2. sırasında davacı şirketin düzenlediği 1 adet fatura ile KDV hariç 13.000 TL'lik mal ya da hizmet aldığını beyan ettiği, dava dışı banka ve ... Reklam hesaplarının incelenmesine ve Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/445 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, ticaret sicil kayıtlarına göre, ... Reklam şirketinin yetkilisinin ...Reklam yetkilisinin ... olduğu, her iki şirket adreslerinin farklı olduğu görülmekle iki firmanın farklı şirketler olduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen dava konusu faturanın davalı ticari defterlerine işlendiği sabit olmakla davacının, davasını ispat ettiği gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, takibin 7.840,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 7.840,00 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, %20 oranındaki 1.568,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ispat yükünün davacıda olduğu dikkate alındığında iddialarını ispat edemeyen davacının davasının ne şekilde kabul edildiğinin anlaşılamadığını, kanuna göre kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağını, davacının, işbu davada müvekkilinin defterlerine dayanmadığını, usule uygun tutulan müvekkiline ait defterlerin, davacı aleyhine olan kısımları dikkate alınmadan yalnızca müvekkili lehine delil niteliğinin bulunduğunu, Mahkemece savunmalarının anlaşılamadığını, dosyada hiçbir usul kuralına riayet edilmediğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmişken davanın kabulü şeklinde hüküm kurulduğunu, dava dilekçesinde takibe faiz dahil yapılan itirazın iptali istenmesine rağmen harcın tamamlatılmadığını, müvekkilinin, ihbar olunan ... ile yıllardır ticari ilişki içerisinde olduğunu, aynı şahıslar ile yapılan sözleşme sonucu ödeme aynı hesaba yapılmışsa da, tahsilat ihbar olunan ....uhdesine geçtiğinden davacılar tarafından mükerrer olarak talep edildiğini, bu sebeple Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/445 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasının istendiğini, sözleşmede, davacının .... olarak anıldığının hiçbir suretle değerlendirilmediğini, yine taraflar arasındaki sözleşme ve önceki yıllara sair yapılan anlaşma ve ödemeler ile fuar işletmesi ile ilgili inceleme de yapılmadığını, Mahkemece, araştırma yapılmaksızın ortada hiç bir delil yokken davanın kabulüne karar verildiğini, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın hile içerisinde olduğunu, yalnızca şirket ortaklık yapısı gözetilerek karar verilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu fuara ilişkin istenecek belgelerden haklılıklarının açıkça görüleceğini, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacının, davalı hakkında İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 7.840,00 TL asıl alacak ve 67,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.840,00 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.

Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yoluyla aldırılan 21/09/2019 tarihli raporda; davalının ticari defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, davacı ile davalı arasında olan fuar standı kiralama bedeline ilişkin 12/04/2018 tarihli 15.340,00 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturanın, davalı tarafından BA formuyla vergi dairesine bildirildiği, dava tarihi itibariyle davalının, davacıya 7.840,00 TL borcunun olduğu ve ...Org. Tic. Ltd. Şti.'den ise 7.840,00 TL alacaklı olduğu, davacı şirket ile ... Org. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilileri ile adreslerinin farklı olduğu, bu nedenle iki firmanın aynı olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı bildirilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında, sözleşme ilişkisi ve bu nedenle davacı tarafından düzenlenen 12/04/2018 tarihli 15.340,00 TL bedelli faturanın varlığı konusunda bir ihtilaf yoktur. Davacı, işbu fatura bedelinden kalan 7.840,00 TL'nin ödenmediğinden bahisle icra takibine girişerek akabinde takibe itiraz üzerine ise işbu davayı açmıştır. Buna karşılık davalı, takibe konu bedelin ... Org. Tic. Ltd. Şti.'nin banka hesabına ödendiğini ve bu şirket ile davacı şirket arasında organik bağ bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Uyuşmazlık, davalının, dava dışı ...Org. Tic. Ltd. Şti.'ye yaptığı ödeme ile borcundan kurtulup kurtulmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacının ticari defterleri, davacı tarafından masraf yatırılmadığından bahisle incelenememiş ise de, uyuşmazlık konusu dikkate alındığında davacının ticari defterlerinin incelenmesine de ihtiyaç yoktur. Bu sebeple mevcut delil durumu ve dosya kapsamı ile bir değerlendirme yapılarak bir sonuca varmak mümkündür. İşbu davanın davalısı olan şirket tarafından, Akbank'a karşı icra takibi başlatılarak ... Org. Tic. Ltd. Şti.'nin hesabına sehven gönderildiği belirtilen 7.840,00 TL'nin iadesi talep edilmiş olup akabinde takibe itiraz üzerine ise açılan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/445 Esas sırasında kayıtlı dava ile itirazın iptali talep edilmiştir. İşbu davanın dava dilekçesinde, fuar katılım sözleşmesi gereği .... Turz. ve Org. Ltd. Şti.'ye gönderilmek istenen 7.840,00 TL'nin sehven önceki yıl fuar firması olan .... Tic. Ltd. Şti. hesabına gönderildiği, yanlışlığın aynı gün fark edilerek bankaya bildirilmesine rağmen taraflarına iadenin yapılmadığı, bu şekilde bankanın sebepsiz zenginleştiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2019/352 Esas 2020/1081 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir."...Yargılama usulü bakımından ikrar, açıklayan tarafından hasmının karara bağlanmasını istediği hakkın veya hukuki durumun meydana gelmesine esas olan ve hasmınca ileri sürülen maddi olayların tümünün veya bir bölümünün doğru olduğunun bildirilmiş olması demektir (YHGK 9.11.1955 gün E:4-79 K:78; YHGK 25.6.1975 gün E:4/681 K:879). İkrarın ispat kuvveti, yapıldığı yere göre belirlenir. Bu cümleden olarak, ikrarın yapıldığı yere göre bir ayırıma tabi tutulması, kanundan doğan bir zorunluluk olup; ikrarın mahkeme içinde veya mahkeme dışında yapılmasına farklı hüküm ve sonuçlar bağlanmıştır... Mahkeme içi ikrarın, taraflardan ya da onların yetkili temsilcilerinden sadır olması ve ikrarın yargılama içinde, mahkemeye karşı yapılması gerekir. Mahkeme içi ikrar, mahkeme önünde sözlü olarak yapılabileceği gibi; bir dilekçe veya layiha (dava evrakı) ile de vakıa ikrar edilebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 236/1. maddesinde “dava evrakı” olarak belirtilen belgeler, tarafların dilekçe ve layiha gibi, davayı hakim önüne götüren ve dava ilişkisi nedeniyle birbirlerine usulen tebliğ ettirdikleri belgelerdir. Mahkeme içi ikrar, bir kesin delildir. Önemle vurgulanmalıdır ki; bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı baskı, İstanbul 2001, C:2, s:2045)..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/2-96 Esas 2010/106 Karar sayılı ilamı).Yapılan açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, işbu eldeki davanın davalısı olan şirket tarafından açılan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/445 Esas sırasında kayıtlı davada, fuar katılım sözleşmesi gereği .... ve Org. Ltd. Şti.'ye gönderilmek istenen 7.840,00 TL'nin sehven .... Tic. Ltd. Şti. hesabına gönderildiğine yönelik beyan, Mahkeme içi ikrar niteliğinde olup işbu eldeki dava bakımından da geçerli olduğuna şüphe yoktur. Artık davalı bu beyanları ile bağlı olup işbu eldeki davada ileri sürdüğü, takibe konu bedelin davacı şirketin organik bağ içerisinde bulunduğu ...a hesabına ödenerek borçtan kurtulduğu yönündeki savunmalarına itibar edilemez. Zira Mahkeme içi ikrar bir kesin delil teşkil etmektedir. Ayrıca talimat yoluyla incelenen ticari defterlerine göre, davalının, davacıya 7.840,00 TL borçlu olması ve...Reklam Org. Tic. Ltd. Şti.'den ise 7.840,00 TL alacaklı olması, davalının işbu eldeki davada ileri sürdüğü savunmaları ile de çelişmektedir. Bu nedenle Mahkemece, takibe konu edilen asıl alacak üzerinden açılan işbu davanın kabulüne yönelik tesis edilen karar isabetlidir. Ayrıca davalının, borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan dava ve takip konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinde de bir yanlışlık yoktur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1.İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/545 Esas, 2020/490 Karar sayılı ve 30/09/2020 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,

2.Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 133,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 293,72 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA

3.Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.21/03/2024

Karar Etiketleri
21.03.2024 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.353 İİK md.67