8. Ceza Dairesi 2023/2062 E. , 2024/2199 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.06.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 09.04.2015 tarihli eylemi nedeniyle parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 10.04.2015 tarihli eylemi nedeniyle parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli kararıyla açılan bu davanın Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/137 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3.Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarih, 2015/137 Esas ve 2016/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ele geçen sahte banknotların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın tekrar incelenmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suç tarihinde olay yerinde olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın 09.04.2015 günü temyiz dışı sanık ... ile birlikte gittiği benzin istasyonunda, Saparbay'ın yaptığı alışveriş karşılığında 200,00 TL sahte para verdiği, yine aynı gün sanık ve temyiz dışı sanığın bir başka işyerinden tatlı almak için 200,00 TL sahte para verdiği sırada müşteki tarafından paranın sahteliğinin anlaşıldığı, 10.04.2015 günü ise sanığın girdiği bir benzin istasyonundan yakıt alıp, ücretini 200,00 TL sahte para ile ödediği, sanığın kiraladığı araç yanında yakalandığı ve araç içerisinden 7 adet sahte 200,00 TL'nin ele geçirildiği bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2.Dava dosyası kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti ... Sahte Banknot İnceleme ve Değerlendirme Raporları, sanık ve temyiz dışı sanık savunmaları, tanık beyanları, video görüntü izleme çözüm tutanağı mevcuttur. IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında hüküm kurulan parada sahtecilik suçunun yaptırımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrasında hapis cezası ile birlikte adli para cezası olarak öngörülmesine karşın, sanık hakkında sabit görülen parada sahtecilik suçundan yalnızca hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan sorgulamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2016 tarihli ve 2015/44124 Soruşturma, 2016/7406 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2016/73 Esas, 2018/103 Karar sayılı kararı ile 5 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 27.09.2019 tarihli ve 2018/1823 Esas, 2019/2400 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği, bu davanın suç tarihlerinin 22.09.2015, 29.03.2015 ve 10.04.2015 olduğunun anlaşılması karşısında, parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin yada suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu cihetle, sanığın mükerrer cezalandırılmasının önlenmesi bakımından sanık hakkında yukarıda yazılı dava dosyası ile aynı eylem nedeniyle hakkında, yürütülmekte olan başkaca soruşturma veya dava dosyası olup olmadığı da araştırılarak, söz konusu dosyalar da getirtilip incelenerek dosya içerisine alınması, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulmasından sonra, hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığı tespit edilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
3.Suça konu sahte paraların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verildikten sonra 5320 sayılı Kanun'un 17 nci ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddeleri uyarınca ...'na gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, paraların ... özel Koleksiyonunda saklanmak üzere müsaderesine karar verilmesi, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/137 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.