T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/27 - 2024/343
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/10/2021
NUMARASI : 2021/29 E. - 2021/332 K.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava, davalı Partinin koruma markası başvurusuna yapılan itirazın, koruma marka tescil başvurularına karşı itirazın yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle esası incelenmeksizin reddine ilişkin YİDK kararının iptali ve söz konusu koruma markasının hükümsüzlüğü istemiyle açılmış, ilk derece mahkemesince de yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir (6100 sayılı HMK'nın 114 - 115. maddeleri).
Bu kapsamda, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesinde, “Dava açmakta hukuk yararın bulunması” dava şartlarından sayılmıştır. Hukuki yarara ilişkin dava şartının sonradan tamamlanması da mümkün değildir. 6769 sayılı SMK'nın 5/g ve ğ maddesi kapsamına giren işaretler marka olarak tescil olunamaz ise de gerek Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi ve gerekse de 6769 sayılı SMK'nın anılan hükmü, bu tür işaretlerin bir kütük veya deftere tescili gibi bir zorunluluğa veya düzenlemeye işaret etmemiştir. Türk Patent ve Marka Kurumunun anılan mahiyetteki işaretleri koruma markası vererek korumasına yönelik yasal bir zorunluluk veya uygulama da söz konusu değildir. Kurumun mevzuat gereği olmayan bu tür bir uygulamaya istediği zaman son verebileceği tabiidir. 6769 sayılı SMK'da koruma markası olarak tanımlanmış ve tesciline hukuki sonuçlar bağlanmış bir marka türü de bulunmamaktadır. Mevzuatta da koruma markası tesciline ilişkin bir yöntem öngörülmemiş, davalı Kuruma da böyle bir görev verilmemiştir. Yargıtayın emsal uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 11. HD'nin 22.05.2007 tarih ve 2006/468 E.- 2007/7853 K., 11.02.2011 tarih ve 2009/2466 E.- 2011/1474 K. sayılı kararları). O halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alınarak, davalı Kurumun koruma markası tescilinin mevzuatta öngörülmemesi, böyle bir tescilinin hukuki bir sonuç da doğurmaması, dolayısıyla davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple resen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HMK'nın 114/1-h maddesinde dava şartı olarak öngörülen hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince işin esası incelenmeden kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalı ... vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 06/10/2021 gün ve 2021/29 Esas - 2021/332 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3.Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,
4.Davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalılara iadesine,
5.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6.İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7.Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.