7. Ceza Dairesi         2021/32321 E.  ,  2024/75 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/78 E., 2021/993 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, hak yoksunlukları kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2013 tarihli ve 2012/511 Esas, 2013/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 1 yıl 10 ... 15 gün hapis cezası ve 1.840,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, dava konusu kaçak eşyaların müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/17972 Esas, 2015/20537 Karar sayılı ilâmıyla "sanığın mesleğinin şoförlük olmasının tek başına suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan bir durum olmadığı gözetilmeden ve şoförlük mesleğinin atılı suçu işlemesinde sanığa ne şekilde kolaylık sağladığı da açıklanmadan 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezada artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 75 gün olarak belirlenen adli para cezasında aynı yasanın 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 1/2 oranında yapılan artırımla adli para cezasının 112 gün yerine hesap hatası sonucu 111 gün olarak hesaplandığı ve bundan sonraki hesaplamalarında bu miktar üzerinden hatalı yapılması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak hesaplanan hapis cezasının tereddüt oluşturacak şekilde "...1 yıl 10 ... 15 hapis..." olarak yazılması, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca, 1 inci fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Dairemizin bozma kararı üzerine ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ve 2015/617 Esas, 2017/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 1 yıl 3 ... hapis cezası ve 1.240,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, dava konusu kaçak eşyaların müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

4.Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.11.2020 tarihli ve 2018/6927 Esas, 2020/17151 Karar sayılı ilâmıyla "katılan Gümrük İdaresi vekilinin suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde hükmün onanmasına, katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanık ...'un temyiz talebinin incelenmesinde, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine eklenen ikinci fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin 2 nci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Dairemizin bozma kararı üzerine ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2021/78 Esas, 2021/993 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hapis cezasından çevrili 2.000,00 TL ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, dava konusu kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanıktan ele geçirilen eşyaların fahiş miktarda olmasına rağmen alt sınırdan ceza tayin edildiğine, nakil aracının müsadere edilmesi gerekirken iade edildiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın samimi ikrarda bulunduğunu, ele geçen eşyaların gümrük işlemine tabi olup olmadığını bilmediğini, usulüne uygun arama kararı olmadan eşyaların ele geçirildiğini, etkin pişmanlık konusundaki ihtarın usulüne uygun olarak yapılmadığı nedenleriyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki 27 V 6016 plaka sayılı çekici ve beraberindeki........., plaka sayılı dorse ile Habur sınır kapısından Türkiye'ye giriş yaptığı esnada Gümrük Muhafaza personelince yapılan kontrol ve denetimlerde aracın tavanında, yan boşluklarında gizlenmiş vaziyette toplam 9 adet Samsung marka cep telefonu, 43 karton muhtelif markalarda gümrük kaçağı sigara, 300 adet yabancı menşeli puro, 7200 gram ......., marka çay ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmasında şoför olarak çalıştığını, söz konusu kaçak eşyaları Irak Ülkesinin Zaho kentinde bir bakkal dükkanından satın aldığını, araca kendi başına gizlediğini, yurda sokabilse kardeşlerine ve akrabalarına hediye edeceğini beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.

3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 12.418,32 TL ve hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmıştır. Ancak;

1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci, ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin birinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,

2.Katılan Gümrük İdaresi lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2021/78 Esas, 2021/993 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
09.01.2024 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5237 sayılı Kanun 7423 sayılı Kanun 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunu 5607 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak hesaplanan hapis cezasının tereddüt oluşturacak şekilde "...1 yıl 10 ... 15 hapis..." olarak yazılması, 5237 sayılı Kanunu 7242 sayılı Kanun