22. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/05/2021
ESAS-KARAR NO : 2018/421 E - 2021/318 K
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili,taraflar arasında 22/05/2017 tarihli Besilik Sığır Alım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin birim fiyatlı olduğu ve 15.000 baş canlı besilik hayvanın teslimini içerdiğini, canlı ağırlık birim fiyatının 3.70 Euro olduğunu, sözleşme kapsamında 30/06/2017 -04/02/2018 tarihleri arasında 14.967 baş (4.671.025 kg) besi danası teslim edildiğini, ancak davalı tarafından yapılan muayene sonucunda 4.069.570 kg malın kabulünün yapıldığını, aradaki fark 601.455 kg hayvanın tesliminin kabul edilmediğini ve sözleşmede belirtilen birim fiyatla çarpıldığında 2.225.383,50 Euro'nun eksik ödendiğini, yine karantinada ölen 507 hayvan için yapılan 549.972,14 euro cezai kesintinin tahsili için müvekkili alacaklarına bloke konulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.4 maddesine göre, satıcının, sözleşme konusu hayvanların alıcıya teslimine kadar korunmasında, karantina süresinde ortaya çıkacak ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı birimlerince menşei ülkeden kaynaklandığı tespit edilen bulaşıcı hastalıklar sebebiyle ortaya çıkacak hayvan ölümleri ile mecburi kesime ilişkin doğan zararlardan sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının cezai kesintiye konu ettiği hayvan ölümlerinin nedenleri ve bunların menşei ülke ile ilişkisin ortaya koyan teknik değerlendirmeler hakkında müvekkiline bilgi ve belge verilmediğini, ölümlere ilişkin iddianın tamamen soyut olduğunu, hayvanların sözleşmeye uygun bir şekilde sağlıklı olarak Türkiye'ye nakledildiğini, sözleşmenin 13.4 maddesine dayanarak ödemelerde kesinti yapılmasının kabul edilebilir olmadığını, müvekkilinin ölümlerden sorumlu tutulabilmesi için karantina süresinde ortaya çıkması, bulaşıcı hastalık sebebiyle olması ve bulaşıcı hastalıkların menşei ülkeden kaynaklı olması gerektiği halde, buna ilişkin teknik bilimsel ve denetime uygun bir yöntemin izlenerek tespitlerin yapılmadığını, hayvanların besicilere teslim edildikten sonra ölmeleri halinde, hayvanın otopsisinin yapılarak bağımsız ve akredite bir labaratuvar ortamında tespitinin yapılması ile mümkün olduğunu, buna uygun işlemlerin yapılmadığını, tek taraflı işlemlerle sonuca varılması ve cezai kesinti yapılmasının hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak şimdilik 10.000 Euro eksik ödemenin kesinti tarihinden itibaren devlet bankalarının euro üzerinden bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında besi sığır alımının gerçekleştiğini, 02/07/2017-04/02/2018 tarihleri arasında toplam 10 adet teslimatın gerçekleştiğini, teslimat sırasında sözleşme kapsamında sözleşme maddesine dayalı olarak yapılan muayene ve kabul komisyonu incelenmesinden sonra 14.765 adetinin kabulüne 202 adet hayvanın sözleşmenin 11. maddesi uyarınca cezalı kabulüne karar verildiğini, 1.493 adet hayvanın ülkeye girişi sağlandıktan sonra muayene ve kabul komisyonu tarafından yapılan inceleme sonucunda 600 adet hayvanın sözleşmeye ve şartnameye uygun olduğundan kabulüne, geriye kalanın kabul edilmemesine karar verildiğini, davalı tarafından da bu işlemin kabul edildiği ve kuruma oluşan masraf ve zararlarının karşılanmasının taahhüt edildiğini, daha sonra kabul edilen hayvanların kurumca dava dışı besicilere ithal besilik hayvan satım sözleşmeleri uyarınca teslim edildiği, ancak bunlarında bir kısmının karantina süresi içerisinde öldükleri, bu hayvanların oluşturulan komisyon kararı ve eki tablosu doğrultusunda belirtilen resmi veteriner sağlık raporları ile öldüğü ve tespit olunan 423 baş besilik sığır için alacaklıya kesinti yapılacağının bildirildiği, karşı tarafın da, bu karara karşı 17/10/2017 tarih ve 2017/17 sayılı dilekçesi ile alacaklarından kesinti yapılmasını, eksik bakiye olması halinde devam eden sözleşmenin gelecek olan teslimatlarından kesinti yapılmasını kabul ettiğini müvekkili kuruma bildirdiğini, bu kabul beyanı üzerine kurumca cezai kesinti işleminin gerçekleştirildiğini,yani davacının muvafakatı neticesinde söz konusu cezai kesintilerin yapıldığını, ancak davacının bu beyanına rağmen daha sonra söz konusu kesintiyi dava konusu yapmasının hukuka ve sözleşme maddelerine aykırı olduğunu, hayvanların satıldığı besicilerin müvekkili kuruma başvuruları nedeniyle oluşturulan komisyon, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.4. maddesi gereğince dilekçeleri değerlendirilip ölen hayvanlara ilişkin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı resmi veterinerlerince düzenlenen tutanak ve raporlar nazara alınarak karantina süresi içinde öldüğü tespit edilen hayvanlara ilişkin tutanaklarda ve raporlarda belirtilen hastalıkların menşei ülkeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konularında gerekli araştırma yapıldıktan sonra sonuca gidildiğini belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davacıdan, davalının 22/05/2017 tarihli Besilik Sığır Alım Sözleşmesi kapsamında 15.000 baş canlı besilik hayvanın 3.70 euro birim fiyatıyla aldığı, sözleşmenin 6. Maddesi gereğince hayvanın teslim yerinde yapılacak tartımı sonucu elde edilen canlı ağırlığın, satıcı tarafından teklif edilen birim fiyat/kg 3.70 ile çarpımı sonucu oluşan euro bedel olduğunun kararlaştırıldığı , bu hükme göre 14.967 baş besi danasını teslim edildiği ve bu hayvanların gemiden karaya indiği yerde yapılan kantar tartılarına göre toplam 4.069.570 kg olduğu ve 3,70 birim fiyatı üzerinde 2.225.383,50 euro olarak hesap edildiği ve davacıya eksik ödemenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının sözleşmenin 13.4 maddesine göre karantina sürecinde menşei ülkeden kaynaklı bulaşıcı hastalıktan 423 baş hayvanın öldüğü gerekçesiyle 549.999 Euro zarar kesintisini haksız olduğunu , bu hayvan ölümlerinin karantina sürecinde menşei ülkeden taşınan bulaşıcı hastalıklardan kaynaklandığının Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı birimlerince tespit edilmiş raporlara ve testlere dayanmadığını belirtilmiş ise de; her bir hayvan ölümü üzerine resmi veteriner hekimleri tarafından verilen raporlara dayanıldığı gibi, bilirkişi heyetlerince de her bir ölümün menşei ülkeden kapılan ve taşınan bulaşıcı hastalıktan kaynaklandığının tespit edilmesi ve de davacının, davalının oluşturduğu komisyonun bu ölümlere ve zarar kesintisine ilişkin raporunun kendisine tebliği üzerine durumdan haberdar olarak davalıya verdiği 17/10/2017 tarihli dilekçesinde de 423 adet ölen hayvan için zarar kesintisini kabul ettiğini belirtiği görülmekle,söz konusu kesintilerden sözleşmeye, tarafların tacir oluşlarına ve de hakkaniyet kuralına aykırı bir durumun bulunmadığı nazara alınarak, davanın REDDİNE, davalı lehine 7.701,70TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; İddiaları tekrarla davanın kabulü gerektiği bildirilmiştir.
2.Katılma yolu ile istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili; Müvekkili kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin dava tarihi dikkate alınarak hesaplanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, dava dilekçesinde fazla ilişkin hakları saklı tutularak 10.000 EURO'nun tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, vekalet ücretinin dava tarihi değil, karar tarihi dikkate alınarak hükmedilmesi gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Davaya konu alacağın değerlendirilmesi ve vekalet ücreti uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satıma dayalı alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasındaki 22/05/2017 tarihli Besilik Sığır Alım Sözleşmesi incelendiğinde; alıcının ... satıcının ... olduğu, konusunun satıcı tarafından tedarik edilen ve Türkiye'ye ihraç edilmek üzere özellikleri ekli teknik şartnamede ve veteriner sağlık sertifikasında belirtilen sağlık şartlarına uygun AB Menşei ve Romanya Mahreçli Kastre edilmemiş besilik erkek sığırların alım satımına ilişkin olduğu, birim fiyat sözleşmesi olduğu, 15.000 baş canlı besilik hayvanın 3.70 euro birim fiyatıyla alındığı, 6. Maddesinde sözleşme bedelinin; hayvanın teslim yerinde yapılacak tartımı sonucu elde edilen canlı ağırlığın, satıcı tarafından teklif edilen birim fiyat/kg 3.70 ile çarpımı sonucu oluşan euro bedel olduğu, sözleşmenin 13.4. maddesinde ise; satıcının sözleşme konusu hayvanların alıcıya teslimine kadar korunmasında, karantina süresince ortaya çıkacak ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı birimlerince menşei ülkeden kaynaklandığı tespit edilen bulaşıcı hastalıklarla ilgili uygulanan tüm test ve analiz ücretleri ile bulaşıcı hastalıklar sebebiyle ortaya çıkacak hayvan ölümleri ile mecburi kesime ilişkin doğan zararlardan sorumlu olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür.
06/10/2017 tarihli Et Süt Kurumu tarafından oluşturulan komisyon raporunda; 3 adet gemi sevkiyatına ilişkin yapılan teslimatta, teslim edilen hayvanlarda yüksek oranda solunum yolu hastalıklarının ve hayvan ölümlerinin yaşandığı, yapılan çalışmada ölen hayvan sayısının 444 olduğu, hasta olan hayvan sayısının 423 olduğu bu hayvanlar için ödenmesi gereken tutarın da 549.999 Euro olduğu tespit edilmiştir.
Bu raporun davacı firmaya tebliği üzerine, davacının 17/10/2017 tarih ve 2017/17 sayılı dilekçesi ile; "12/10/2017 tarihinde firmamıza yazılmış olan yazıda belirtilen 423 baş besili sığırın ödeme yapılabilmesi için tarafımızdan nasıl ödeneceğine dair yazı istenmiştir. Söz konusu olan 423 baş ölen hayvanların ödemesini yapmanız için kurumunuzda firmamızın alacağı olan ve blokede bekleyen paralardan kesilmesini, eksik kalan bakiye olur ise devam eden sözleşmeden gelecek olan teslimatlardan kesilmesini kabul ediyoruz." denilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; her bir hayvana ait resmi veteriner hekim raporları ile tutanaklar ve de komisyon raporları birlikte değerlendirildiğinde; ölümlerin sözleşmenin 13.4. maddesine uygun olduğu, dosyaya sunulan raporlarının Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili İllerinin Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğü tarafından düzenlendiği, yine kurulları tarafından yapılan inceleme ve dayanak tespitlerden de hayvan ölümlerinin "menşei ülkeden" kaynaklı hastalıktan öldüğü ve bu hastalıkların bulaşıcı olduğu , hayvanların daha gemi ile getirilirken ölmeye başladığı, davacının basiretli bir tacir olarak bu ölen hayvanlardan numune alarak ilgili birimlere teslim ettiğine dair bilgi ve belge olmadığı , hayvanların birlikte geldiği ortamda "hayvanların 20-25 gün dar bir alanda konteynırlarla taşındıkları, hava sirkülasyonun az olması ve diğer çevresel faktörler gözetildiğinde" hastalığın bulaşmasının normal olduğu, bu süreçte kuluçka süresinin tamamlanmış olduğu, doğal olarak bulaşmanın her hayvandan aynı anda olmadığı, davacının aşı belgesi sunmadığı, hastalığın sağlam olan diğer hayvanlara da bulaşarak onları hasta ettiği, sonrada hasta olanların hastalık belirtilerin veya ölümün karantina süreci sonrasında çıkabileceği sonuçlarına ulaştıklarını, yine karantina süresi ile de amaçlanan hayvanlarda olası hastalıkların kuluçka döneminin geçmesi ve gerçekten sağlıklı olup olmadıklarının tespit edilmesinin sağlanması olduğu, tüm bu nedenlerle heyetlerince dosyaya daha önce mahkemece atanan bilirkişilerin sunduğu raporlardaki görüşlere katıldıklarını,ölen hayvanlarla ilgili kesintilerin sözleşmenin 13.4. maddesine uygun olduğu ve davacının 17/10/2017 tarihli dilekçesinde ölen 463 adet sığından dolayı kesintiye muvafakat ettiğinin tespit edildiği, yine Avrupa Birliği Üye Ülkelerden Türkiye Cumhuriyetine besi amaçlı sığır cinsi hayvanın ihracatı için Veteriner Sağlık Sertifikası' da hayvanların sağlık durumunu belirten ve ihracat yapan ülke yetkili resmi Veteriner Hekiminin imzasının taşıyan bu sertifikanın ekinde bulunması gereken test belgelerinin bulunmadığının, bu nedenle hayvanlar sağ iken ve besicilere teslim edilmeden önce her bir hayvan için usulüne ve gerçeğe uygun analiz yaptırılmadığı, böylece hayvanların sağlık durumuyla ilgili olarak sadece ihracatçı ülke veteriner hekiminin beyanı ile kısıtlı olduğunu, gerek hayvanları davalıdan satın alan besicilerin şikayetleri gerekse de oluşturulan komisyon raporlarında , hayvanlarda yüksek oranda solunum yolu hastalıkları ve ölümlerin görüldüğü nazara alındığında genel olarak hayvanların bulaşıcı olan pneumoni hastalığının görülmesi ve ölümlerin bundan kaynaklanması nedeniyle bu hastalının menşei ülkeden kaynaklı olduğu , her bir hayvanın vücut özelliğine göre karantina süresi vede sonrasında ortaya çıkabileceği belirtilmiştir.
Bu bilirkişi heyeti raporlarında daha önceki heyet tarafından düzenlenen 14.02.2019 ve 19.04.2019 tarihli bilirkiş raporlarında belirtilen görüşün benimsendiye bildirilmiştir. Uzman görüşü de değerlendirilerek TBK 112. madde uyarınca borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğal zararını gidermekle yükümlü olduğu hükmü gözetildiğinde borçlu kusur yüklenemeyeceğini ispat etmiş olması gerektiği buna dair davacı tarafça besicilerin ağır kusurlu olduğunu gösteren hiçbir kayıt sunulmadığı belirtilmiştir.
Buna göre Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle satıma konu hayvanlardaki menşei ülkeden kaynaklı olduğu tespit edilen bulaşıcı hastalık nedeniyle sorumluluğun taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacıda olduğundan yapılan cezai kesintinin yerinde olduğu ve davacının dava dilekçesinde dava değerini 53.090,00TL göstererek dava açtığı, dava tarihindeki değerin vekalet ücreti hesabında dikkate alınmasının doğru olduğunun anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.a-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6.Kararın tebliğinin Dairece yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık 04/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."