Esas No
E. 2023/3822
Karar No
K. 2023/6454
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/3822 E.  ,  2023/6454 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi, davacı - davalı ... vekili, davacı ... ile... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Kadastro sırasında ... İli ... İlçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 176, 177, 229, 230, 240, 243, 338, 339 ve 340 parsel ... muhtelif yüzölçümdeki taşınmazlardan, 176 ve 240 parsel ... taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, 1972 yılında ... ve müşterekleri tarafından işlenerek çayır haline getirilmekle beraber, iktisaba yeter süreye ulaşılamadığı gerekçesi ile Hazine adına tespit edilmiş, 177, 229, 230, 243, 338, 339 ve 340 parsel ... taşınmazların malik haneleri ise Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek açık bırakılmış, bilahare 176 ve 240 parsel ... taşınmazların tespitine ... tarafından itiraz edilmesi üzerine, 31.08.1988 tarihli komisyon kararı ile bu taşınmazların ... ve müşterekleri adına tespit ve tesciline karar verilmiş, 177, 229, 230 ve 243 parsel ... taşınmazların 13.06.1995 tarihli ek tutanak ile, ... ve müşterekleri, 338, 339 ve 340 parsel ... taşınmazların ise ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiştir.

2.Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde, çekişmeli 176 ve 240 parsel ... taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden iken 1971 yılında davalılar tarafından imar ve ihya edilerek tarla haline getirildiğini ve dolayısı ile zilyetlikle iktisaba yeter sürenin dolmadığını, ayrıca komisyona ibraz edilen vergi kaydının da bu yere uymadığını ileri sürerek komisyon kararının iptali ile taşınmazların Hazine adına tescilini istemiştir. 2/a.Müdahil davacı ... müdahale dilekçesinde, çekişmeli 176 parsel ... taşınmazın 30 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek komisyon kararının iptali ile adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. 2/b.Müdahil davacı ... müdahale dilekçesinde, çekişmeli 240 parsel ... taşınmazın Temmuz 1970 tarih 53 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kalmakta olup, harici taksim sonucunda kendisine isbaet ettiğini, 176 parsel ... taşınmazın ise ...’e ait iken 20 yılı aşkın süre önce muris dedesi Seyit ... tarafından satın alındığını, bu kişiden de babası İsmail ... ve müştereklerine intikal ettiğini ileri sürerek komisyon kararının iptali ile adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

3.Bozma ilamına uyulmasından sonra eldeki dosya ile birleşen dava dosyasında davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, çekişmeli 176 ve 240 parsel ... taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek komisyon kararının iptali ile taşınmazların Hazine adına tescilini istemiştir.

4.Bozma ilamına uyulmasından sonra eldeki dosya ile birleşen dava dosyasında davacı ... ... dava dilekçesinde, çekişmeli 177, 229, 230 ve 243 parsel ... taşınmazların tapuda murisi ... adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek komisyon kararının iptali ile adına tescilini istemiştir.

5.Bozma ilamına uyulmasından sonra eldeki dosya ile birleşen dava dosyasında ... ve ... dava dilekçesinde, çekişmeli 177 ve 243 parsel ... taşınmazların bidayetten beri irsen intikal yolu ile kendilerine intikal ettiğini ve tapu kaydı, vergi kaydı, satış senedi ve zilyetlikle iktisap ettikleri taşınmazlar olduğunu ileri sürerek komisyon kararının iptali ile adlarına tescilini istemiştir.

6.Bozma ilamına uyulmasından sonra eldeki dosya ile birleşen dava dosyasında davacı ... ve ... dava dilekçesinde, çekişmeli 338, 339 ve 340 parsel ... taşınmazları noter senedi ile ...’den satın aldıklarını ve adlarına vergi kaydı bulunmakta olup, uzun yıllardır zilyetliklerinde olduğunu ileri sürerek komisyon kararının iptali ile adlarına tescilini istemiştir. II. CEVAP

Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.10.1996 tarih ve 1989/4 Esas, 1996/22 Karar ... kararı ile; "...çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp, 176 parsel ... taşınmazda davacılardan ... ile ... yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği, 240 parselde ise davalı ... ve müşterekleri yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesi ile davacı Hazine'nin davasının reddine, müdahil davacı ... ve ...'ın davalarının kısmen kabulüne, çekişmeli 176 parsel ... taşınmazın komisyon kararının iptali ile 1/2 payları oranında Mahmut ve ...; 240 parsel ... taşınmazın komisyon kararı gibi ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı müdahil davacı ... ve ... ile davalı ..., ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.04.1997 tarihli ve 1997/2146 Esas, 1997/2163 Karar ... kararıyla; "...müdahil davacı’nın, her iki parsel için; 26.7.1971 tarihli noter senedine, 240 parsel ... taşınmaz için Ağustos 1965 tarih 35 sıra numaralı tapu kaydına, davacıların ise 21 6. 1971 tarihli noter senedi ile Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1982/115 Esas, 1993/123 ve 1988/114 Esas ... dava dosyalarına dayandıkları buna karşın dava dosyaları getirtilmediği gibi senetlerin de yöntemince uygulanmadığına değinilerek, sözü edilen dava dosyalarının getirtilmesi, müdahil davacının dayandığı tapu kaydının uygulandığı anlaşılan 338, 339, 340 ve 343 parsel ... taşınmazlar ile bu taşınmazları dıştan çevreleyen taşınmazların tutanak örnekleri ile dayanağı kayıtların getirtilmesi, bundan sonra keşif yapılarak kayıt kapsamlarının belirlenmesi, tapusuz taşınmazların satışının zilyetliğin devir ve teslimi ile tamamlanacağı göz önünde bulundurularak mahalli, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazlarda hangi tarihten beri kimlerin zilyet oldukları, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü, zilyetliğin kimden kime ne şekilde geçtiği hususlarında ayrıntılı beyan alınması, çelişki oluşması halinde çelişkilerin giderilmesine çalışılması, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1982/115 Esas, 1993/123 ve 1988/114 Esas ... dava dosyalarına konu olan taşınmazlar belirlenip, tarafları bağlayıp bağlamayacakları üzerinde durulması, yukarıda belirtilen tapu kaydının kapsamı belirlenip, 13/B – b, c madde hükümleri uyarınca hukuki değerini koruyup korumadığı üzerinde durulması, teknik bilirkişiden ise keşfi izlemeye olanak verir krokili rapor alınması..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...çekişmeli 176 parsel ... taşınmaz yönünden, davacılardan... mirasçısı ...’ın keşif mahalinde dava konusu taşınmaz ile bir ilgisinin olmadığını beyan ettiği, keşif sırasında bu taşınmaza vergi kaydı uymakla beraber zilyetlikle birleşmediğinden değer verilmediği, mahalli bilirkişi beyanlarına göre; 26.07.1971 tarihli noter satış senedinde 9 numaralı bendindeki taşınmazın dava konusu taşınmaz olduğu, 21.06.1971 tarihli noter satış senedindeki taşınmazların ise dava konusu taşınmazı kapsamadığının anlaşıldığı, yine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1982/115 ve 1986/4 Karar ... ilamında 7'den 14'e kadar olan taşınmazlarıdan hiç birinin dava konusu taşınmazlara uymadığı, taşınmazın Hazine ile de ilgisinin bulunmadığı, davacı tanığı ...’in de yapılan keşifte dava konusu taşınmazın ... tarafından 1971 tarihinde Seyit ... ve ...'a sattığını beyan ettiği; çekişmeli 177 parsel ... taşınmaz yönünden, mahalli bilirkişi Kenan Şahin’in ve tespit bilirkişisi ...'ın dava konusu taşınmazın ... tarafından ... ... ve ...'a satılan yerler olduğunu beyan ettikleri, diğer mahalli bilirkişi Kemal Turan'ın ise dava konusu 177 parsel ... taşınmazın ... tarafından ...'ya satıldığını beyan etmekle birlikte öncesinde taşınmazın ...’lar tarafından kullanıldığını beyan ettiğinden mahalli bilirkişi Kenan Şahin ve tespit bilirkişisi ...'ın beyanlarının esas alındığı, dolayısı ile iktisap koşullarının ... ... ve ... lehine gerçekleştiği, çekişmeli 229 ve 230 parsel ... taşınmazlar yönünden, keşif mahallinde ...’ın bu parsellere yönelik hak talebinin olmadığını belirttiği, taşınmaza tapu kaydının uyduğu ve tapulu taşınmazın noterde yapılan sözleşme ile devri ile mülkiyet iktisap edilemeyeceği gerekçesi ile, çekişmeli 240 parsel ... taşınmaz yönünden, yapılan keşifte mahalli bilirkişilerin taşınmazın kadastro tespitinden önce Kaya’lar tarafından zilyet edildiğini ancak davacılar ile aralarında ihtilaf olduğunu, 30.09.1996 tarihli fen bilirkişisi raporunda, fen bilirkişisi ... ve kardeşlerinin dayanmış olduğu vergi kaydının ve 21.06.1971 tarihli satış senedinin 2 numaralı bendinde belirtilen sınırların dava konusu taşınmazı kapsadığını belirttikleri, yine aynı raporda fen bilirkişisinin karşı tarafın dayanmış olduğu 26.07.1971 tarihli satış senedinin 8 numaralı bendinde belirtilen sınırların da dava konusu taşınmaza kuzey ve batı sınırları itibariyle uyduğunu belirttikleri, bu yönüyle davacıların dayandığı satış senedindeki taşınmazın, dava konusu yer olmadığının anlaşıldığı, ayrıca davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının da taşınmaza uymadığı gerekçesi ile, çekişmeli 243, 338, 339 ve 340 parsel ... taşınmazlar yönünden ise, 1999 tarihli keşifte Ağustos 1968 tarih 35 sıra numaralı tapu kaydının uygulandığını, mahalli bilirkişileri çekişmeli taşınmazların ... tarafından ...'e ... tarafından ise ... ve ...'a satıldığını ve ... ile ... arasında yapılan rızai taksim sonucunda ise taşınmazların ...'a kaldığını beyan ettikleri, Ağustos 1968 tarih, 35 sıra nolu tapu kaydı incelendiğinde ise ... ve ...'ın tapu maliki olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile, davacı Hazine'nin 176 ve 240 parsel ... taşınmazlara yönelik açmış oldukları davanın reddine, davacılar ... ve ...'ın 240 parsel ... taşınmaza yönelik davalarının reddine, çekişmeli 240 parsel ... taşınmazın tespit gibi tesciline, davacıların 176 parsel ... taşınmaza yönelik davasının kabulüne, çekişmeli 176 parsel ... taşınmazın tespinini iptali ile 8/16 payının ...; 8/16 payının hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıların 338, 339 ve 340 parsel ... taşınmazlara yönelik açmış oldukları davalarının reddine, çekişmeli 338, 339 ve 340 parsel ... taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, davacılar ... ve ... mirasçılarının 229 ve 230 parsel ... taşınmazlara yönelik açmış oldukları davalarının feragat sebebiyle reddine, davacı... mirasçılarının 177 ve 243 parsellere yönelik davalarının reddine, davacılar ... ve ... mirasçılarının 243 parsele yönelik davalarının sübut bulmadığından reddine, 243 parsel ... taşınmazın tespit gibi tesciline, davacı.../mirasçılarının 229 ve 230 parsel ... taşınmazlara yönelik davalarının kabulüne, 229 ve 230 parsel ... taşınmazların tespitinin iptali ile... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, davacılar ... ve .../mirasçılarının 177 parsel ... taşınmaza yönelik davasının kabulü ile 177 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 8/16 payının ...; 8/16 payının ise ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine temsilcisi, davacı - davalı ...

vekili ve davacı ... ile... mirasçısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı Hazine temsilcisi temyiz başvuru dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların köyün ortak kullanımında olup, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Davalı – davacı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, çekişmeli 176, 177, 229, 230, 338, 339 ve 340 parsel ... taşınmazlara yönelik olarak verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, çekişmeli 176 ve 177 parsel ... taşınmazların evveliyatı itibari ile ...’a ait iken bu kişi tarafından ...’e satıldığını, bu kişinin de 16.12.1971 tarihli noter senedi ile müvekkiline sattığını ve bu tarihten itibaren de davacı tarafından kullanıldığını, 229 ve 230 parsel ... taşınmazların da 16.12.1971 tarihli noter senedi ile satın alındığını ve uzun yıllardır davacı tarafından kullanıldığını, her ne kadar mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazların ...’a ait olduğu ve geçici olarak Hüsnü Taştan’a satıldığı ve bedel ödenmediği için senedin geçersiz olduğu belirtilmiş ise de, davacının bu yerleri yıllar evvelinde ... huzunda satın alıp parasını da ödediğini ve dolayısı ile mülkiyet hakkının kendisine geçtiğini, 338, 339 ve 340 parsel ... taşınmazların zilyetliğinin de kendilerinde olup, köyde bulunmamaları nedeni ile bir müddet başkalarının kullandığını, bu yere ilişkin müdahalenin meni ve tazminat davaları bulunduğunu, ayrıca keşif beyanlarına karşı beyan fırsatı verilmediğini, bilirkişi raporlarının tebliğ edilmediğini, beyanda bulunmaları için süre verilmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

3.Davacı ... ile... mirasçısı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, 240 ve 243 parsel ... taşınmazların evveliyatının bütün olup, tapuda kayıtlı iken muris Seyit ...’a ... tarafından 26.7.1971 tarihli noter senedi ile satıldığını, bu taşınmazların davalılar adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, bozma ilamında keşif yapılıp bu parsellerin kime teslim edildiğinin belirlenmesi gereğine değinildiği halde keşif yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların hangi yanın dayandığı kayıt ve belgelerin kapsamında kaldığı ile taşınmazlarda zilyetlikle iktisap koşulları mevcut ise kim ya da kimler lehine gerçekleştiğine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 13, 14, 16, 17, 18 ve 20 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Davacı ... ile... mirasçısı ... vekili'nin çekişmeli 243 parsel ... taşınmaza; davacı - davalı ...'nın çekişmeli 338, 339 ve 340 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı - davalı ... vekili ve davacı ... ile... mirasçısı ... vekili'nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.Davacı - davalı ... vekili ile davacı Hazine vekili'nin çekişmeli 176, davacı - davalı ... vekili'nin 177, 229, 230, davacı ... vekili ile davacı Hazine vekili'nin çekişmeli 240 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince yukarıda (IV.B) ile gösterilen paragrafta açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki, gerçek kişi taraflar yönü ile mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların evveliyatında kime ait olduğu, kim tarafından ne zamandan beri hangi tasarruflarla kullanıldıkları, taşınmazların evvelki zilyedi olduğu belirtilen kişi ya da kişiler tarafından zilyetliğin kim ya da kimlere devredildiği hususlarında ayrıntılı beyan alınmadığı gibi, mahalli bilirkişi ve tanıkların bu hususlara ilişkin beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiş, çekişmeli 229 ve 230 parsel ... taşınmazların tespitine esas tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmediği gibi, tarafların dayandığı kayıt ve belgeler yöntemince uygulanıp kapsamları tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tayin edilmemiş, bu kapsamda mahalli bilirkişi ve tanıklardan kayıt sınırlarına ilişkin somut olgulara dayalı ve denetime elverişli beyan alınmadığı gibi, kayıt ve belgelerin uygulanmasına ilişkin mahalli bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmemiş, öte yandan çekişmeli taşınmazlardan 176 ve 240 parsel ... taşınmazlara yönelik olarak Hazine'nin davası olduğu gözetilip, bu taşınmazlarda iktisaba elverişli şekilde bir zilyetlik bulunup bulunmadığı yeterli şekilde araştırılmamış, bu kapsamda taşınmazların etrafında dere bulunduğu halde jeolog bilirkişiden rapor alınmadığı gibi, taşınmazların etrafı kamu orta malı - mera vasfındaki taşınmazlarla çevrili olduğu halde mera araştırması yapılması gerektiği düşünülmemiş ve bir arazinin niteliğini ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli, ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması mümkün bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli 229 ve 230 parsel ... taşınmazların tespitine esas Ağustos 1968 tarih 32 sıra numaralı tapu kayıtlarının ve tarafların dayandığı diğer tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tedavülleri ve varsa haritalarıyla birlikte mahalli Tapu Müdürlüğünden veya Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığı’ndan sorulup getirtilmeli, tapu kayıtlarının başka taşınmazlara da revizyon görüp görmedikleri belirlenmeli ve revizyon görmüşlerse revizyon gördükleri taşınmazların kadastro tutanakları ve kesinleşmiş iseler tapu kayıtlarının onaylı örnekleri ile hükmen kesinleşenler var ise dava dosyaları dosya arasına alınmalı, çekişmeli tüm taşınmazlara komşu parsellerin tamamının kadastro tutanakları ve varsa dayanakları ile davalı iseler dava dosyaları temin edilmeli, çekişmeli 176 ve 240 parsel ... taşınmazlara ait Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bu tarihlere yakın tarihli hava fotoğrafları) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalı, ayrıca taşınmazların en eski ve güncel uydu fotoğrafları da temin edilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, yaşlı, tarafsız ve davada yararı olmayan çekişmeli taşınmazların bulunduğu köy ve komşu köyler halkından ayrı ayrı belirlenecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, jeoloji mühendisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ile fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, tapu kaydına dayanılan taşınmazlar yönünden 3402 ... Kanun'un 20 inci maddesinde de belirtildiği üzere, öncelikle tapu kayıtlarının dayanağı harita mevcut ise, mahalli bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eliyle bu harita yöntemince yerine uygulanmalı ve uygulama yapılırken de haritası bulunan kayıtların kapsamlarının uygulama olanağı bulunan haritasına göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeli, tapu kaydının haritasının bulunmadığının ya da haritanın uygulama kabiliyetinin olmadığının anlaşılması durumunda ise, ilke olarak tapu kaydının tesis tarihindeki sınırlarına değer verileceği, bu sınırlarda sonradan bir değişiklik olmuş ise ancak bu değişikliğin doğru bir esasa dayanması durumunda değişen sınırlara itibar edilebileceği gözetilerek, kayıttaki sınırların tespiti bakımından mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı ve kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli ve ayrıca mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tapu kayıtlarının ihdası, intikali, intikal sırasında hudutlarında ve miktarlarında değişiklik olmuş ise bu değişikliğin nedeni ve hudutların arz ettikleri özelliklere ilişkin bilgi alınmalı, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için ise taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve yapılacak tapu kayıt uygulaması sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulamasına ilişkin beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli, denetleme yapılırken; tapu kaydının sınırlarında şahıs, yer ve mevkii olarak tarif edilen taşınmazların tutanak ve dayanak kayıtları da getirtilerek bu belgelerden yararlanılmalı, tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parseller ile bunlardan hükmen kesinleşenler varsa bu dosyalardaki kayıt uygulamaları, tapu kaydına kapsam tayin edilirken göz önünde bulundurulmalı, taşınmazların tamamının ya da bir kısmının tapu kaydı kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği düşünülmeli, öte yandan tarafların dayandıkları vergi kaydı ve satın alma senetleri de uygulanarak bu kayıt ve belgelere de kapsam tayin edilmeli, dava konusu taşınmazların tamamı ayrı ayrı gezilmek ve gösterilmek suretiyle mahalli bilirkişi ve tanıklardan tüm taşınmazlar yönünden geçmişte ne durumda bulundukları, kime ait olup, kimden kime ve nasıl intikal ettikleri, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldıkları, önceki zilyedi olduğu belirtilen kişilerden zilyetliğin kime ya da kimlere devredildiği, çekişmeli 176 ve 240 parsel ... taşınmaz yönünden ise ayrıca taşınmazların sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı, taşınmazların kullanımlarına ara verilip verilmediği, önceki niteliklerinin ne olduğu, öncelerinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, evveliyatları itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmedikleri, edilmişlerse ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı, dava konusu taşınmazların komşularında bulunan derenin taşkınına maruz kalıp kalmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli; kayıt uygulaması ile zilyetlik araştırmasında önceki keşiflerde alınan beyanlarından da yararlanılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, 176 ve 240 parsel ... taşınmazların evveliyatının ne olduğu, öncesinin mera, yaylak veya kışlak niteliğinde olup olmadığı, toprak yapısı ve niteliği, zirai durumu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi, taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığı, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın meradan açılan bir yer ya da meranın devamı niteliğinde olup olmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğrafları ve yan görünüş (kesit) krokisi ile desteklenmiş somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeoloji mühendisi bilirkişiden 176 ve 240 parsel ... taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğini, evveliyatının dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklar nitelikte rapor düzenlemesi istenilmeli, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi/kuruluna yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, temin edilebilen en eski ve tespit tarihine en yakın tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli ve böylelikle çekişmeli 176 ve 240 parsel ... taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne oldukları, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadıklarının, imar-ihyaya muhtaç yerlerden iseler imar ihyaya ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, bir diğer ifade ile taşınmaz/taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, fen bilirkişisinden keşi izlemeye ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ve özellikle uygulanan kayıt ve belgelerin sınırlarının komşu parsel denetimi de yapılabilir şekilde krokili rapor alınmalı, 229 ve 230 parsel ... taşınmazların tapu kaydının kapsamında kaldığının anlaşılması halinde 3402 ... Kanun'un 13/B - b koşullarının bulunup bulunmadığı gözetilmeli, diğer yandan dava kadastro tespitine itiraza ilişkin olduğuna göre ispat külfetinin davacı yanda olduğu da gözetilmek sureti ile toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı ... ile... mirasçısı ... vekili'nin çekişmeli 243 parsel ... taşınmaza; davacı - davalı ...'nın çekişmeli 338, 339 ve 340 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden ONANMASINA,

2.Davacı - davalı ... vekili ile davacı Hazine vekili'nin çekişmeli 176, davacı - davalı ... vekili'nin 177, 229, 230, davacı ... vekili ile davacı Hazine vekili'nin çekişmeli 240 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

3402... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog