7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanığın Temyizi Yönünden Sanığın temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. II. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Karar tarihi itibarıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereğince temyiz süresi 1 hafta olduğu halde, sanığa temyiz süresinin 15 gün olarak bildirilerek sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla birlikte, hükmü 15 günlük süre geçtikten sonra temyiz etmesi nedeniyle, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa ödeme halinde yapılacak indirim oranı belirtilmeksizin ihtarat yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı ve usulünce yapılmayan ihtarata uyularak ödeme yapılmadığından bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; sanığın bozma sonrası yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği, keza sanığın kaçakçılık suçundan mükerrer olup etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasının da mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; ödeme gücü olmadığını ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının ikinci cümlesi, sanığın lehine bir düzenleme olup bu hükmün tatbiki için sanığa ek savunma hakkı tanınması gerekmediği gibi, sanığın hazır bulunduğu 18.01.2022 tarihli celsede Cumhuriyet savcısı tarafından esas hakkındaki mütalaada sanık hakkında 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının tatbiki talep edilmek ve sanığın esas hakkındaki mütalaaya karşı diyeceklerinin sorulması suretiyle, sanığa ek savunma hakkının da tanınmış olduğu anlaşılmakla; tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Olay tarihinde kolluk görevlileri tarafından icra edilen yol kontrolünde, sanığın sevk ve idaresindeki eşi malen sorumlu ... adına kayıtlı ...plaka sayılı kapalı kasa kamyonetin dur ihtarına uymaması üzerine lastik patlatan atılmak suretiyle aracın zorla durdurulduğu ve önleme araması kararı ile yapılan aramada aracın arka bagaj kısmında 399 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53, 54 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık 20.01.2016 tarihli savunmasında; kaçak sigaraları satmak için aldığını ancak suçlamayı kabul etmediğini, 23.11.2020 tarihli savunmasında ise; ele geçen sigaraları kaçak olduklarını bilmeden para karşılığı naklederken yakalandığını, aracın eşinin üzerine kayıtlı olmakla birlikte fiilen kendisi tarafından kullanılmakta olduğunu belirtmiştir. Malen sorumlu ... beyanlarında; ...plakalı aracın aile aracı olduğunu, aracın kaçakçılıkta kullanılacağını bilmediğini beyan etmiştir. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 399 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olması, kaçak sigaraların bandrolsüz olmaları, markaları ve nakliye biçimleri itibarıyla kaçak olduklarının herkes tarafından anlaşılabilecek durumda olmasına göre sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın üzerine atılı eylemin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Mahkemece nakil aracının hakkaniyete aykırı olduğundan bahisle iadesine karar verilmiş ise de; dava konusu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin 28.342,42 TL, aracın piyasa değerinin ise 45.000,00 TL olduğu ve buna göre sigaraların gümrüklenmiş değerinin aracın piyasa değerinin yüzde ellisini de aştığı cihetle; dava konusu nakil aracının değerine göre, aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmadığı ve hakkaniyete aykırılık oluşturmadığı ancak; kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmadığı veya taşınmadığı, dava konusu eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, eşyanın naklinde bizatihi dava konusu aracın kullanılmasının gerekli olmadığı ve eşyanın Türkiye’ye girmesi veya Türkiye’den çıkması yasak veya toplum veya çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olmadığı cihetle, aracın müsaderesi için 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki şartların bulunmadığının anlaşılması karşısında nakil aracının iadesine karar verilmesinin sonucu itibarıyla ... olduğu belirlenmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Dava konusu kaçak sigaraların tasfiye edilip edilmediklerine bakılmaksızın müsaderelerine karar verilmesi gerekirken, ''tasfiye edilmemişler ise müsaderelerine'' denilmek suretiyle hüküm tesisi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün eşya müsaderesine ilişkin bendinden ''Dava konusu kaçak eşyalar tasfiye edilmemiş ise'' ibarelerinin hükümden çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın