Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5655 E. , 2023/3501 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2012 dönemi hesap ve işlemlerinin yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri neticesinde hakediş bedelleri üzerinden tevkif yoluyla kesilen vergilerin iadesi yönünden incelenmesi neticesinde vergi inceleme raporunda Aralık/2012 vergilendirme dönemi sonraki döneme devreden KDV tutarının 337.034,66-TL olarak düzeltilmesi üzerine 2013/1 ve takip eden vergilendirme dönemine ilişkin KDV beyannamelerinin düzeltildiği, verilecek son dönem KDV beyannamesinde düzeltilen devreden KDV miktarını gözönünde bulundurulmasına ilişkin … tarih ve … sayılı yazının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; işlemin dayanağı raporda yıllara sari inşaat işi nedeniyle 2012 hesap döneminde … tarih ve … no'lu hak ediş raporunda yer alan 2.110.018,07 TL tutarın tahsil edilmediği ve beyanlara yansıtmadığı gerekçesiyle işlem yapılması gerektiği bildirildiği, davacının 2012 yılında tahakkuk eden vergiyi 3065 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddesinde göre indirim hakkını kullanılabilmesi için vegiyi doğuran olayın gerçekleştiği takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kayıt edilmesi gerektiği, 2012 takvim yılına ait işlemlere ilişkin tahakkuk eden katma değer vergisini 04/07/2013 tarihinde fatura düzenlemek suretiyle 2013 yılı beyanlarında göstererek yersiz kayıt yaptığı, vergiyi doğuran olay 2012 yılında gerçekleştiği ve dava konusu olayda bahsi geçen Kanun maddesinin aramış olduğu şartlar gerçekleşmediği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakedişli işlemlerde hakedişişn tahakkuk ettiğini belgeleyen kabul tutanağının düzenlendiği, hakediş raporunun onaylandığı tarihte vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği, 23 nolu hakedişe ilişkin faturanın İSKİ tarafından işin kesin kabulünün yapılmasından sonra düzenlendiği, işveren idare onay vermeden fatura düzenlemesinin mümkün olmadığı, idarece yapılan işlemin mükerrerliğe yol açtığı, açıkca işlem hukuka aykırı olduğundan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanunun 134. maddesinde incelemenin amacı, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olarak nitelendiğinden ve incelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, beyannamelerde gösterilen unsurların tetkikine de teşmil edilebileceğinden, beyan esasına dayanan vergi sisteminin bir sonucu olarak mükellef beyanlarının doğruluğunu tespit, zamanaşımı süresi içerisinde kalmak kaydıyla, genel anlamda vergi idaresine tanımlanan bir görevdir. Ayrıca incelemede ödenmesi gereken bir verginin varlığı ile birlikte doğruluğunun sağlanması da amaçlanmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 2012 dönemi hesap ve işlemlerinin yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri neticesinde hak ediş bedelleri üzerinden tevkif yoluyla kesilen vergilerin iadesi yönünden incelenmesi neticesinde davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, davacının 2012 hesap döneminde … tarihli … no'lu 2.110.018,07-TL tutarındaki hak edişi tahsil etmediği gerekçesiyle beyanlarına yansıtmadığının tespit edildiği, … no'lu hak ediş raporunda yer alan 2.110.018,07-TL'nin %18 oranında KDV'ye tabi tutulması gerektiği, Haziran/2012 vergilendirme döneminde 2.110.018,07-TL tutarı beyanlarına yansıtmaması nedeniyle ilgili dönemler KDV matrahlarının 213 sayılı Kanunun 30/4 ve 6. maddesi uyarınca re'sen tarh edilmesi gerektiği, akabinde dava konusu işlemin tanzim ve tebliğ edilmesi üzerine bakılmakta olan iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda davacı firmanın KDV indirim hakkının olduğu, hakkında sahte fatura kullanmaya ilişkin herhangi bir tespitin olmadığı, davacının 2012 hesap döneminde … tarihli … no'lu 2.110.018,07-TL tutarındaki hak edişi tahsil etmediği gerekçesiyle beyanlarına yansıtmadığı, … nolu hakedişe ilişkin fatura düzenlenerek ilgili ay KDV beyannamesi ile beyan edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.