9. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekili 15.04.2019 günlü dilekçesi ile katılma iradesini ortaya konulduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2015/237 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.05.2019 tarihli bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Kararın eksik inceleme sonucu verildiği, usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık lehine hüküm kurulduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Eksik inceleme ve araştırma ile ceza verildiğine, vekili olduğu Bakanlığın davaya katılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan mağdure ... ile suça sürüklenen çocuklar ... ... ve ... ...'ın aynı okulda ortaokul öğrencisi oldukları, olay günü suça sürüklenen çocukların katılan mağdureyi bir şey konuşma bahanesi ile boş olan bir sınıfa götürdükleri ve suça sürüklenen çocuk ...'ın mağdurenin kollarından tuttuğu, diğer suça sürüklenen çocuk ...'nin ise katılan mağdurenin alt eşofmanını indirip bacağına dokunduğu, bu sırada sınıfa gelen şahitler ... ... ve ...’ın sınıfa girdiklerinde ...'nın alt eşofmanının dizlerine kadar inik vaziyette olduğunu, ... ... ve ... ...'ın kıyafetlerinin inik olmadığını, normal olduğunu, ...'nın kendilerini görünce eşofmanı yukarı çektiğini beyan ettikleri dosya kapsamından anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçları Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre Mahkemece verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlarda hukuka aykırılık bulunmamış, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden 1. Suça sürüklenen çocuklara isnat edilen suç için, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.05.2015 tarihli mahkeme sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Tebliğname Yönünden Gerekçede bölümünde açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2015/237 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenle Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2015/237 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap