11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/14428 E. , 2012/5127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2009 tarih ve 2008/1542 - 2009/1278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ......, Şubesi'nde hesap sahibi ...'nun vekaletnamesi ile ...'na ödeme yapılırken sehven...'ın da hesabına girilerek 16.810.000.-TL daha ödeme yapılıdığını, her iki ödeme fişine ...'nun imzası alınarak 50.936.84.-.TL'nin ...'nun vadesiz hesabına aktarıldığını, 09.05.2007 tarihinde ...'nun bu miktarı nakit olarak çektiğini, hesap sahibi... 25.12.2007 tarihinde ......, Şubesine gelerek İmar Bankası ödemesini almak istediği ancak hesapta para bulunmadığı ve sehven ...'na ödendiği için ...'nun Antalya Şubesi'nde vadeli hesabının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine bu hesaba 21.000,00.-TL bloke koyulduğunu, 17.04.2008 tarihinde de davalının vadeli hesabından 21.226.48.-TL'nin tamamı takas yolu ile tahsil edilerek Atrium Şubesi'ndeki hesaba kaydedildiğini, Murat Doğancan'a 17.04.2008 tarihinde 16.810.000.-TL olarak ödendiğini, bankaca 16.810.03.-TL'nin iadesinden sonra kalan 4.416.45.-TL'nin geçici hesaplara alındığını, davalı ...'na sehven 16.810.000.-TL'nin ödendiği 08.05.2006 tarihinden söz konusu tutarın tahsil edildiği 17.04.2008 tarihinde kadar geçen süre için sebepsiz zenginleşen davalılardan bankanın tacir olması nedeni ile 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca hesaplanan 9.082.55.-TL'den, hesaptan tahsil edilen miktar da düşülerek 4.899.40.-TL'nin 17.04.2008 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., İmar Bankası alacağını çektiği için miktarını bilmesinin mümkün olmadığını, kusurunun bulunmadığını, dava dışı...'a faiz ödemesi de yapılmadığını, 16.810,03 TL ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Kızılkayaoğu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı ...'nun davalı ... adına vekaleten İmar Bankası hesabında bulunan parayı çekmek üzere davacı bankanın ......, Şubesi'ne gittiği ve orada toplam 50.936.84.-TL'nin davalı ...'in vadesiz hesabına aktarıldığı, bilahare hesap sahibi...'ın davacı banka şubesine gelerek İmar Bankası'ndaki ödemesini talep edince bu kişinin hesabından 16.810.03.-TL miktarın çekilerek davalı ...'na ödendiğinin fark edilmesi üzerine davalı ...'nun Antalya Şubesi'ndeki hesabına bloke konulduğu ve ........,'ın hesabından çekilen paranın iade edildiği, bu ödemede davalıların herhangi bir kusurlarının olmadığı, kaldı ki davalı ...'na yapılan ödemeden yaklaşık bir yıl sonra parayı nakit olarak çektiği gözönünde bulundurularak ve davalı ... adına vekaleten para çekilmesi nedeni ile davalı ...'in hesabında ne kadar para olduğunu bilmemesinin doğal olduğu, davalı ...'in de bu işi vekaleten davalı ...'e yaptırması nedeni ile bu davalının da yapılan fazla ödemede herhangi bir kusurunun olmadığı, davacının davalı ...'in Antalya Şubesi'ndeki hesabına bloke koyarak yapmış olduğu fazla ödemeyi tahsil ettiği, bankanın yapmış olduğu hatalı işlemde davalıların herhangi bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ...'na yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Ancak, eşine ait (34.126,81 TL) mevduatı çekmek için vekil tayin edilen davalı ...'in kendisine yapılan (16.810,00) TL'lik ödemenin fazla ödeme olduğunu bilmemesi hayatın olağan koşulları ile bağdaşmaz. Bu davalıya yapılan fazla ödeme tarihi itibariyle sebebsiz zenginleşme olup, amacı faiz geliri elde etmek olan davacı bankanın ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar faiz isteyebileceğinin kabulü gerekir. Bu hususlar nazara alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.