10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ---- Şirketi ile davacı şirket ... arasında 2 adet ------tezgah satışı için 65.325,98 TL bedel ile karşılıklı borç yükleyen bir satış sözleşmesi ifa edilmiştir. Davacı şirketten sözleşmeye konu ürünler 15.11.2022 tarihinde sipariş edilmiştir. Müvekkil şirket ürünleri 10-15 gün içerisinde teslim edilmesi şartı ile sipariş etmiştir. Sözleşmeye konu ürünlerin ödeme tarihi olarak, ödeme banka vasıtası ile yapılacağından 29.11.2022 tarihinde anlaşılmıştır. 18.11.2022 tarihinde ödemenin yapılması için davacı şirketten fatura kesilmesi talep edilmiş olup, müvekkil şirketin ısrar üzerine 21.11.2022 tarihinde ----- fatura numaralı fatura düzenlenmiş olup fatura satış faturası olarak düzenlenmiştir. Müvekkil şirket sözleşmeye konu malları yurtdışında -----bulunan bir şirkete gönderileceğinden, ürünlere yönelik kesilen faturanın ihraç kayıtlı olarak düzenlenmesini istemiştir. Şöyle ki; ticari faaliyetlerini yurt dışı satışlar yoluyla yapan firmalar, bazı kanunların verdiği haklardan faydalanarak vergi indirimi alabilir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11-c maddesine göre ülke dışında döviz karşılığı satış yapılması şartıyla üreticiden alınan mallar için KDV ödemesi yapılmamaktadır. Ülke içinde alımı yapılırken KDV ödenen ürünler varsa da ihracat işinde olduğunduğunun gösterilmesi halinde, devlet kurumlarından vergi iadesi talebinde bulunmak mümkündür. Müvekkil şirket ürünlerini -----bulunan şantiyesine proje için imal edecek olduğundan kanunen ihraç kayıtlı fatura düzenlenmesi hakkına sahiptir. Davacı şirket davaya konu faturayı hatalı olarak satış faturası olarak düzenlediğinden müvekkil şirketin üretici olma sıfatıyla sahip olduğu Katma Değer Vergisinden muaf olma hakkını kullanmasına engel olmuştur. Türk Borçlar Kanunu madde 207'de 'Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.' şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu hüküm gereği taraflar ödemenin yapılması için anlaştıkları tarih olan 29.11.2022 tarihinde sözleşmeye konu mallarında teslim edilmesi gerekmektedir. Müvekkil şirket bu doğrultuda 30.11.2022 tarihinde sözleşmeye konu malların -----bulunan projeye sevkıyatının yapılabilmesi için tır kiralamıştır. Belirlenen günde sözleşmeye konu ürünlerin teslim edilmemesi üzere kiralanan tır kısmi boş olarak gönderilmek zorunda kalmıştır. Ürünlerin gönderilememesi üzerine müvekkil şirket ----- sözleşme ilişkisi bulunan taraf ile sıkıntılar yaşamış, karşı taraftan ödemesini alamamış ve ticari olarak zor durumda kalmıştır.Bu süreç içerisinde davacı taraf ile malların teslimine ilişkin iletişim kurulamamıştır. Ürünlerin geç teslimi üzerine ------bulunan müşteri ürünleri kabul etmek istememiştir. Bu durum üzerine davacı şirket ile iletişim sağlanmış ve ürünlerin geri dönmesi sonrasında iade edileceği belirtilmiştir. Bu durum davacı şirketin bilgisinde olup, iadeyi kabul etmediklerine dair herhangi bir beyanları bulunmamaktadır. Sözleşmeye konu ürünler müvekkil şirkete daha öncesinde haber dahi verilmeden 09.12.2022 tarihinde saat 18.00'da teslim edilmiştir. Ürünler yurt dışına ihraç olması için ------ Deposuna konulmuştur. Ürünler yurt dışına gönderileceğinden tekrar araç kiralama ,yükleme yapma, gümrük masrafı ve teslimat tutarı ödenmiş olup ürünler 10.12.2022 tarihinde yükleme yapılarak yurtdışına gönderilmiştir. ---- Tarafından sehven yapılan hata sonucu, ürünler yurt dışına yanlış kişi adına gönderilmiştir. Bu kişi tarafından, ürünlerin kendinin olduğu düşünülmüş, sandığın açılması sonrası ürünlerin kendine ait olmadığını farkına varmıştır. Ürünlerin yanlış kişi adına gönderilmesi üzerine, ödenen gümrük ve nakliye masrafları iyi niyetli müvekkil şirket tarafından iade edilmiştir. ----- Tarafından malzemelerin geri götürüleceği hususu bilgisi müvekkil şirkete bildirildiğinden, müvekkil şirket tarafından davacı şirkete olaylar izah edilmiş ve süre talep edilmiştir. Ayrıca ürünlerin iadesi hususunda ----ile yapılan ----- ve e-mail yazışmaları bulunmakta olup, ektedir. Buna rağmen, davacı şirket tarafından, müvekkil şirket aleyhine -----İcra Müdürlüğü'nin ----- Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Müvekkil şirketin ısrarları üzerine düzenlenen fatura yanlış fatura tipi ile düzenlenmesine rağmen değiştirilmemiştir. Sözleşmenin kuruluşunda süre şartı belirlenmiş, müvekkil şirketin ürünleri yurtdışına göndereceği davalı tarafça bilindiği halde süresinde teslim edilmemiştir. Müvekkil şirket tüm bu sıkıntılara rağmen sözleşmenin devamlılığını sağlamaya çalışmış olup,müvekkilin iyi niyetli olduğu ve sözleşmeden kaynaklı borçlarını yerine getirmeye yönelik kendisinden beklenen çabayı gösterdiği ortadadır. Sözleşmelerin kurulmasındaki temel ilkelerden biri ahde vefa ilkesidir. Bu ilke sözleşeye bağlı kalma prensibini içerir. Ancak sözleşmelerin amacı her iki tarafında kendisine düşen yükümlülükleri kararlaştırılan şekilde, zamanında ve tam olarak yerine getirilmesidir. Davacı şirketin sözleşmeden doğan zamanında teslim borcunu yerine getirememesi üzerine müvekkil şirketin bu sözleşmeden sağlamak istediği yarar ortadan kalmıştır. Bu bağlamda sözleşmeye konu ürünlerin iadesi ile bu sözleşmenin sona ermesi yerinde olacaktır. Müvekkil şirket ürünleri iade edebilmek üzere ------dönmesini beklerken davacı şirketin durumdan haberdar olmasına rağmen fatura ilişkin ödeme almak amacıyla ------İcra Dairesi------ Numaralı dosya ile başlatılan icra takibi ve takibe itiraz neticesinde açılan işbu dava haksız ve mesnetsiz olduğundan, cevaplarımızı sunma ve davanın reddini talep etme zorunluluğu tarafımıza hasıl olmuştur." denmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap