4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2010/14220 E. , 2010/13369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/06/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine ilişkin 14/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, evli olduğunu bildiği halde eşi ile ilişkiye giren davalının eyleminin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği ticaret müşavirliğinde görevli olup davaya bakmaya, yerleşim yeri olan ve Türkiye toprağı sayılan Büyükelçiliğin bulunduğu yer mahkemesi ile nüfusuna kayıtlı olduğu Tokat mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuştur.
Yerel mahkemece davalının nüfusa kayıtlı bulunduğu Tokat, son yerleşim yeri olan Atina ve davacının yerleşim yeri olan Gölbaşı mahkemeleri yetkili olduğu, davacının bu üç yerden birinde dava açabileceği, davanın açıldığı Ankara mahkemelerinin yetkili olmadığı gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiştir.
HUMK'nun 23. maddesi hükmü uyarınca yetki itirazının geçerli olabilmesi için yetkili mahkemenin açıkça bildirilmesi gerekir. Davalı cevap dilekçesinde hem Atina hem de Tokat mahkemelerinin yetkili bulunduğundan sözetmiştir. Görüldüğü üzere davalı yetki itirazında bulunmakla adeta mahkemeye seçme imkanı sağlar biçimde iki yer mahkemelerinden bahsetmiştir. Anılan itiraz HUMK'nun 23. maddesine uygun bulunmadığından geçerli olduğunun kabulüne olanak yoktur. O halde mahkemece yetki itirazının reddiyle işin esası incelenerek oluşacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin dava dilekçesinin yetki yönünden reddedilmiş olması usule aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Kabul şekline göre de yerel mahkemenin birden fazla mahkemenin yetkili olduğuna ilişkin kararı da yanlış olup bozma nedenine göre yanılgıya değinilmekle yetinilmiştir.