Esas No
E. 2010/2911
Karar No
K. 2012/7556
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/2911 E.  ,  2012/7556 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2008/188-2009/430 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ..., davacı ve diğer davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... vekili Av. ... ve ... vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili,müvekkilinin diş hekimi olup, ........., İş Merkezinde muayenehanesinin bulunduğunu, 10.05.2008 tarihinde davalılardan ...’ın yaptırmakta olduğu inşaat nedeniyle bu inşaatın yıkım çalışmaları sürdürülürken gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sonucu müvekkilinin faaliyet gösterdiği muayenehanesinin duvarının yıkıldığını, bu yıkım nedeniyle yeni satın almış olduğu tıbbi malzemelerin hasarlandığını, ... adına yapılan inşaatı sürdürenin davalı ... olup, yıkım aracını kullananın da davalı ......... olduğunu, mal sahibi ... da kusurlu inşa edilen binadan dolayı meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğunu, müvekkiline ait işyerinin sigortalı olmasına rağmen davalı sigorta şirketinin oluşan zararı ödemediğini, müvekkilinin bu olay nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 5.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan maddi tazminata ilişkin davada ise yargılama sırasında yapılan ıslah ile toplam 61.806,32 TL maddi zararın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, davaya konu olayın sigorta teminatı dışında kaldığını, poliçede teminat altına alınmayan olaydan kaynaklanan zarardan dolayı müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, davacıya ait bağımsız bölümün dış duvarı olmayıp, müvekkiline ait binanın dış duvarını kullandığını, bu durumun müvekkili tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin gerekli tedbirleri alarak kendine ait bölgede yıkım yaptığını, olayda bir kusurunun bulunmadığını savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini istemiştir. Davalı ......., vekili, davacının müvekkilinin kiracısı olduğunu, davaya konu yıkım olayı nedeniyle müvekkilinin hissedarı olduğu inşaatın da zarar gördüğünü, bu nedenle müvekkilinin zarar gören konumunda olduğunu savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir. Davalı ..., yıkımı gerekli tedbirleri aldıktan sonra yaptıklarını, zarardan yıktıkları binanın duvarlarını kullanan davacı ve bina sahibinin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, davalı ... Uğur da yıkım işini ...’tan aldığını, kendisinin bir kusuru olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen olay nedeniyle mülk sahibi ...’ya %20, sigorta dışındaki diğer davalılara da %80 oranında kusur verilmesinin hak ve nesafete uygun olduğu, sigortanın amacı, niteliği ve dosya içerisinde bulunan poliçe ve ekleri dikkate alındığında meydana gelen olaydan davalı sigortanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, manevi tazminat davası ile davacının sigortaya karşı iş kaybı nedeniyle açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının reddine, davacının diğer davalılara karşı açtığı 5.000 TL’lik tazminat davasının kısmen kabulü ile 192 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan, 768 TL’nin de sigorta dışındaki diğer davalılardan tahsiline, aletlerin zarar görmesi nedeniyle sigortaya karşı açılan tazminat davasının kısmen kabulü ile 55.000 TL tazminatın (mükerrer olmamak ve diğer davalılar ile müteselsil olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigortadan alınmasına, aletlerin zarar görmesinden kaynaklanan istemle ilgili olarak davalı ...’nın 12.169,2 TL, sigorta dışındaki diğer davalıların ise 48.677,04 TL ile ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte ( Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar yönünden müteselsil olmak, mükerrer olmamak kaydı ile) sorumlu tutulmalarına, davacının fazlaya dair talep ve davasının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ..., davacı ve diğer davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalılardan ...’nın maliki olduğu muayenehaneye ait duvarın davacı tarafından kaldırıldığının ispat edilememiş olması karşısında davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dava, davacının kiracısı olduğu muayenehanenin içinde bulunduğu iş merkezinin yan tarafındaki binanın yıkım çalışmaları sırasında davacıya ait muayenehanenin hasar görmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davacının diş hekimi olup, muayenehane olarak kullandığı işyerine bitişik binanın yıkım çalışmaları sırasında davacıya ait muayenehanenin yıkım yapılan bina tarafındaki duvarının olmadığı, işyerinde yıkımı yapılan binaya ait duvarın kullanıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu zarar davacının kullandığı işyerine ait bağımsız bir duvarı olmayıp, yıkımı yapılan binaya ait duvarın kullanılmasından kaynaklanmıştır. Bu durumda mahkemece yıkımı yapanların ancak yıkım sırasında davacının faaliyet gösterdiği işyerinin zarara uğramaması için alabilecekleri bir önlemin olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre yıkımı yapanların, yıkımdan sorumlu olanların meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluklarının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmaması doğru görülmemiş, kararın bu yönden yıkımı yapan davalılar İsmail ve Hasan yararına bozulması gerekmiştir.

3.Yıkılan binanın maliki olan davalı ... ise binanın yıkımı işini kendisi yapmayıp, bu iş için başkalarını görevlendirmiş olmasına göre yıkımı yapanlar üzerinde denetim ve gözetim borcunun olup olmadığının araştırılması, eğer gözetim ve denetim borcu yoksa meydana gelen zarardan dolayı ne haksız eylem faili, ne de adam çalıştıran olarak sorumlu tutulamayacağının göz önüne alınması gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan anılan davalının da zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.

4.Davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; zarar gören işyerinin olay tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunduğu anlaşılmış ise de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe ile teminat altına alınan rizikolardan dolayı meydana gelen zararlarla sınırlı olup, poliçede teminat altına alınmayan bir olaydan dolayı oluşan zarar nedeniyle sigorta şirketinin sorumlu tutulması mümkün değildir.Somut olayda, davacının sigorta şirketine yönelik tazminat istemlerinin dayanağını oluşturan poliçede verilen teminatlar arasında davaya konu zarara yol açan yıkım, inşaat işleri gibi bir teminat bulunmamaktadır.Bu durumda, davaya konu olayın davalı sigorta şirketinin poliçesi kapsamına giren bir rizikodan kaynaklanmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.

5.Ayrıca, yıkımdan dolayı hasarlanan davacıya ait aletler ve malzemeler nedeniyle uğranılan zararın hasar tarihindeki değerlerinin belirlenmesi, bu değerlerden yıpranma payı ile sovtaj (hurda) değerleri düşürülmesi mümkün olanlardan yıpranma payı ve sovtaj değerlerinin de düşürülmesi suretiyle davacının uğradığı zararın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, rapor tarihindeki değerlere göre hesaplama yapılması ve denetime elverişli olmayacak şekilde düzenlenen rapor uyarınca karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de sigorta şirketi dışındaki davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

6.Öte yandan, davaya konu olaydan dolayı davalılardan davacının faaliyet gösterdiği işyerinin maliki .......,’nın kira akdi gereği kiraladığı işyerini kira müddetince kiralanan amaca ve kullanıma elverişli şekilde bulundurma yükümlülüğü olduğu gibi bina maliki olması nedeniyle de binanın yapım kusuru ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan dolayı Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca da sorumlu olmasına göre davaya konu olay nedeniyle davacının uğradığı tüm zarardan sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde % 20 oranında kusur verilerek buna göre sorumlu tutulması davacıya karşı olan akdi ve yasal sorumluluklarına aykırı olup, doğru görülmemiştir.Ayrıca, davalıların davaya konu olaydan dolayı davacıya karşı olan sorumluluklarının yasal dayanağının haksız eylem sorumlusu davalılar için Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri, istihdam edenler için aynı Kanun’un adam çalıştıranların sorumluluğuna ilişkin 55. maddesi, bina maliki ve kira sözleşmesinin tarafı olan davalı için ise aynı Kanun’un 58.maddesi ile akdi sorumluluktan kaynaklanması nedeniyle mahkemece sigorta şirketi dışındaki davalıların meydana gelen zarardan dolayı davacıya karşı haksız eylem, akit ve kanuni sebeplere dayalı olarak sorumlu tutulmalarına karar verildiği takdirde zarar miktarından sorumluluğuna hükmedilen davalıların yine aynı Kanun’un 51/1. maddesinin yaptığı atıf uyarınca 50. madde uyarınca müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde kusur oranlarına göre sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

7.Bozma neden ve şekline göre de davacı tarafın maddi tazminatlara ilişkin olarak davalılar lehine hüküm altına alınan vekalet ücretlerine ilişkin olarak yaptığı temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar ... ve........., yararına; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... yararına; (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı sigorta şirketi yararına; (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sigorta şirketi dışındaki davalılar yararına; (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; (7) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin maddi tazminatlara ilişkin vekalet ücreti yönünden yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan .......,ve ...'a, 900.00 TL vekalet ücretinin de davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog