Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3832 E. , 2023/2208 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
2.(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, vergiye uyumlu mükellefler için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesi uyarınca ihdas edilen vergi indiriminden yararlanması gerektiği ihtirazı kaydıyla verilen 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine yapılan tahakkukun, %5'lik vergi indirim tutarına isabet eden 245.648,87.TL’lik kısmının iptali ile söz konusu tutarın iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirketin vergiye uyumlu mükelleflere tanınan vergi indiriminden yararlanabilmek için 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddenin 2. fıkrası hükmünde üç bent halinde sayılan koşulları haiz olmadığı yönünde somut bir iddia davalı idare tarafından ileri sürülmediğinden uyuşmazlığın davacı şirketin "finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösteren" şirket kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin bulunduğu, 11.08.1989 tarih ve 20249 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin o) bendinde Yetkili müesseselerin; Bakanlıkça tespit edilen usul ve esaslar çerçevesinde döviz, kıymetli maden ve kıymetli taşlara ilişkin işlemler yapmasına izin verilen anonim şirketler olarak tanımlandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 3. maddesinde, finansal kuruluşun, kredi kuruluşları dışında kalan ve sigortacılık, bireysel emeklilik veya sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak veya bu Kanunda yer alan faaliyet konularından en az birini yürütmek üzere kurulan kuruluşlar ile kalkınma ve yatırım bankaları ve finansal holding şirketlerini ifade ettiğinin düzenlendiği, düzenlemelerden anlaşılacağı üzere bankalar ve özel finans kurumları ile yetkili müesseseler birbirinden farklı alanlarda faaliyette bulunmakta olup, döviz, kıymetli maden ve kıymetli taşların alım satımı ile uğraşan yetkili müesseselere, faaliyet alanları dışındaki bankacılık ve finans sektörünü düzenleyen kuralların kıyasen uygulanmasının mümkün olmadığı, 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesinin ilk fıkrasında, vergiye uyumlu mükelleflere gelir ve kurumlar vergisi indirimi tanınırken bu indirimden yararlanamayacak kurumlar vergisi mükellefleri parantez içinde sınırlı olarak sayılarak bunlar arasında yetkili müesseselere yer verilmediği dikkate alındığında, 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesi ile vergiye uyumlu mükelleflere tanınan vergi indiriminden yararlandırılmasına ilişkin davacı şirketin ihtirazi kaydı dikkate alınmaksızın yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, fazladan tahakkuk ettirilip tahsil edilen 245.648,87.TL'nin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın, vergiye uyumlu mükellef indiriminden yararlandırılmaması sebebiyle davacı adına fazladan tahakkuk eden kurumlar vergisinin kaldırılmasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup davalının istinaf başvurusu dilekçesinde ileri sürülen iddialarının kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı, kararın fazladan tahakkuk ettirilip tahsil edilen 245.648,87.TL tutarındaki kurumlar vergisinin davacıya iadesine ilişkin kısmında ise , 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesi uyarınca, şartları taşıyan mükellefler kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5’ini ödenmesi gereken kurumlar vergisinden indirebilecek ve indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda ise kalan tutar kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerden mahsup edilebilecek olup, indirilemeyen tutar için nakden iade öngörülmediğinden Mahkeme kararının 245.648,87-TL'lik kurumlar vergisinin davacı şirkete iadesi yolundaki hüküm fıkrasında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Vergi mahkemesi kararının, 245.648,87-TL'lik kurumlar vergisinin davacıya iadesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Vergi mahkemesi kararı uyarınca vergi indiriminden yararlandığı, vergi indirim tutarının beyan üzerine tahakkuk eden vergi tutarından mahsup edildiği, nakden iade talebinin bulunmadığı, mahsuben iade talebinin bulunduğu, talebi kabul edilerek vergi dairesince işlem yapıldığından, tahakkuktan terkin edilen tutarın iadesine yönelik kararın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir .
DAVALININ İDDİALARI: Finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenlerin vergi indiriminden faydalanamayacağı, davacı şirketin "döviz bürolarının faaliyeti" kodu ile finans sektöründe faaliyet göstermesi nedeniyle vergi indiriminden faydalanmasının mümkün olmadığı iddiasıyla kararın aleyhe kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın ve 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un değerlendirilmesinden, bankalar ve özel finans kurumları ile yetkili müesseselerin kuruluş ve faaliyet izinlerinin farklı kurallara bağlanarak tabi oldukları kurallar çerçevesinde belirtilen faaliyetleri gerçekleştirebilecekleri, bankalar ve özel finans kurumları ile yetkili müesseselerin kuruluş ve faaliyet izinlerinin farklı kurallara bağlı olması bu kuruluşların aynı ve benzer faaliyetleri farklı kurallara göre yürütmelerine engel olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim Bankacılık Kanun'un 4/h bendinde, efektif dahil kambiyo işlemleri; para piyasası araçlarının alım ve satımı; kıymetli maden ve taşların alım ve satımı veya bunların alınması işlemleri bankaların faaliyet konuları arasında sayılmışken, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ında ise, döviz, kıymetli maden ve kıymetli taşlara ilişkin işlemler yetkili müesseselerin faaliyet konuları arasında sayılmış, yine aynı kararda kambiyo işlemleri bankaların faaliyet konuları arasında sayılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde ise vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan TDK'ya göre, sektör, "bölüm, kol, dal, kesim, aynı işi yapan topluluk", finans ise "para,mal" olarak tanımlanmıştır. Bu durumda, bankalar ve özel finans kurumları ile yetkili müesseselerin yürüttükleri faaliyetin niteliği esas alındığında, bankalar ve özel finans kurumları ile yetkili müesseselerin faaliyet yürüttükleri sektörün finans ve bankacılık sektörü olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davalının istinaf başvurusunu kısmen reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu edilen kısmının bozulması,davacının temyiz isteminin bozma nedenlerine göre reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Tarafların temyiz istemlerinin reddine, Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.