4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/15086 E. , 2010/11562 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/02/2006 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne ilişkin 27/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Davacı, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğradığı geçici ve sürekli ... göremezlik zararının yanında, ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle de ayrıca maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece, ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle istenilen tazminatın açıklanmasının istenmesi üzerine davacı, ekonomik geleceğinin sarsılmasını; “…yaralanma olmasaydı sağlayacağı gelir ile yaralanma olduğu için oluşan duruma göre sağlayacağı gelir arasındaki fark…” olarak açıklamıştır. Bu açıklama, geçici ve sürekli ... göremezlik zararının ödetilmesini isteyen davacının, aynı zararı başka bir adla yeniden ileri sürmesi anlamında olup böyle bir istemin incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, herhangi bir yasal dayanak gösterilmeden, ekonomik geleceğin sarsıldığı gerekçesi ile ileri sürülen istemin kabulü anlamına gelecek biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Kabul biçimi yönünden ise; davacının geçici ... göremezlik süresi 3 ay 22 gün olarak belirlendiği halde, maddi yanılgı ile 4 ay 22 gün üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.