4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/5060 E. , 2010/4056 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 15/07/2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili ve ... taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle oluşan kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı idare, Burdur Devlet Hastanesi'nde eczacı olarak çalışan davalıların, eczanede bulunan bazı ilaçların kullanım süreleri dolmadan almaları gereken önlemleri almayıp Hazine'yi zarara uğrattıkları gerekçesi ile uğranılan zararın davalılardan ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) alınmasını istemiştir. Davalılardan ..., kullanım süresi dolacak olan ilaçların son güne kadar eczanede bulundurulmasının zorunluluk olduğunu, daha önce imha edilen ilaçların imhası ile ilgili başhekimin imzası ve onayının bulunduğunu belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı ... ise, hastanede 05.07.2002 günü göreve başladığını, toplam 10 ay görev yaptığını, bu süre içinde 40 gün izin ve 40 gün de rapor kullandığını, daha önce hiçbir yerde eczacılık görevi yapmadığını işin niteliğini bilmediğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, bilirkişi tarafından davalılardan ...'nun görev süresini gözeterek yapılan hesaplama benimsenerek, davalıların bilirkişi raporu ile belirlenen tutarlardan ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Meydana gelen zarar, davalıların birlikte görev aldıkları dönemdeki kusurlu eylemleri nedeniyle oluşmuş ve davacı da davalıların ortaklaşa ve dayanışmalı olarak sorumlu tutulmalarını istemiştir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalıların ortaklaşa ve dayanışmalı olarak sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken, her bir davalının ayrı ayrı sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3.Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; davalıların yaptıkları görevin niteliği, bu konudaki genel uygulama durumu ve olayın özelliği gözetilerek, Borçlar Yasası'nın 43 ve 44. maddeleri gereğince, davalılar yararına bir indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılmamış olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.