11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/15185 E. , 2012/5678 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/07/2010 tarih ve 2010/80-2010/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...........,” ibareli marka başvurusunun, davalının “.......,” markasının gerekçe gösterilerek yaptığı itiraz sonucu reddedildiğini, müvekkilinin ibare üzerinde daha önceye dayalı hakkının bulunduğunu, 1967 yılında adına tescil edildiğini, 2007 yılında yenilenmesi unutulduğu için hükümden düştüğünü ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davacı şirketin kullanım hakkını kaybettiği bir marka ile ilgili olarak öncelikli hak sahibi olma iddiasında bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraf markalarının tescil kapsamlarının aynı tür ürünleri kapsadığı, ibareler arasında ayırt edilemeyecek derecede görsel bir benzerliğin göze çarptığı, davacının markayı fiilen ve sürekli kullanımı nedeniyle ibare üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu savunsa da markanın 10 yıl süre sonunda yenilenmemesi nedeniyle hükümden düştüğü, başvuru tarihi itibariyle davacının istinat edebileceği tescilli bir markasının bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ise hükümsüzlük davası olmadığı için tartışılmasına yer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.