1. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/200 Esas, 2021/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2021/2382 Esas, 2022/2070 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi; suç vasfına, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğuna ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; hatalı değerlendirme ve eksik inceleme yapıldığına, katılandaki yaralanmanın ciddi nitelikte olmadığına, meşru savunmanın varlığına haksız tahrikin derecesine ve takdîri indirimin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. 07.03.2020 tarihi gecesi saat 21.00 sıralarında sanık ... ile katılan ...’in trafikte yol vermeden kaynaklı anlaşmazlık sebebiyle tartıştıkları, tartışmanın devamında sanığın aracından inerek katılanın aracındaki camı açık olan sürücü kapısı üzerinden bıçakladığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 09.04.2020 tarihli raporuna göre; "Delici kesici alet yarası ile yaralanan katılanın, sol arka aksiller hattı alt kısımda V şeklinde 3-4 cm kesi olduğıu, BT’sinde sol hemotoraks tespit edildiği, ameliyata alındığı, akciğer alt lobda ve diyaframda kesi tespit edildiği, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı," belirtilmiştir. 4. Adlî Tıp Kurumunun, 05.05.2021 tarihli raporunda katılanın sol hemitorakstaki fonksiyonel kısıtlılığın organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu bildirilmiştir. 5. Olay yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu formu, kolluk tutanakları, uzmanlık raporları, adlî tıp raporları, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, trafikte meydana gelen tarafların birbirini önceden tanımadığı ani gelişen olayda, darbe sayısı yaralanmanın niteliği ve engel hal bulunmadan eylemin sona ermesi nazara alındığında suç vasfının yaralama olarak belirlenmesinde ve yaptırımın buna göre yasal bağlamda tayininde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre, hükmün gerekçe kısmında, olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediğinden bahsedildiği, bununla birlikte hemen ardından katılandan kaynaklanan ve sanığa yönelen herhangi bir haksız tahrik içeren söz veya davranış olmadığı kabul edilerek haksız tahrik hükmünün uygulanmadığı belirtilmek suretiyle gerekçede çelişki oluşturularak yazılı biçimde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Sanık hakkında gerekçenin (2) numaralı bölümünde açıklanan nedenle haksız tahrik yönünden çelişkili gerekçe nedeniyle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2021/2382 Esas, 2022/2070 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap