Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/888
KARAR NO: 2024/199
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/01/2023
KARAR TARİHİ: 08/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil Şirketin -----. elektrik dağıtım lisansı kapsamında faaliyette bulunmakta olup sorumluluk alanı genelinde ana hedefi olan sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlamak adına tüketicilere kaliteli ve kesintisiz enerji sağlamaya ilişkin faaliyetleri, tabi olduğu mevzuat hükümleri doğrultusunda yürüttüğünü, Davalının, ------ numaralı tesisatın bulunduğu------adresindeki işyerinde, kayden elektrik enerjisi kullanmakta olduğunu, Davalının, dava dışı ------- ile karşılıklı imza ettiği perakende satış sözleşmesi bulunmakta iken, davalının görevli tedarik şirketine karşı ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile 22.12.2021 tarihinde kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesilip Borç Nedeniyle Kesme Ve Mühürleme Tutanağı düzenlenerek sayaç ----- nolu mühürle mühürlendiğini, Müvekkili Şirket'in ilgili ekipleri tarafından 01.02.2022 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden ve perakende satış sözleşmesi düzenlemeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak” kullanıldığının tespit edilerek davalı aleyhine ------seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak tüketilen elektrik enerjisine karşilık olarak 5.951,84 TL. miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırıldığını, tesisattaki elektriğin kesilerek mühürlendiğini, bu tutanağın, tahakkuk ve fatura bedeli dava ve icra takibinin konusu olduğunu, Müvekkil Şirket'in ilgili ekipleri tarafından 14.03.2022 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında ve perakende satış sözleşmesi imzalamadan” kullanıldığının tespit edilerek davalı aleyhine ---- seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiği ve bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık olarak 5.273,35 TL. miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırıldığının tespit edildiğini, tekrar elektriğin kesildiğini, bu tutanağın, tahakkuk ve fatura bedeli dava ve icra takibinin konusu olduğunu, Dava konusu alacağın talebe rağmen ödenmemesi nedeni ile davalı hakkında ------ İcra Dairesi -----Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulmuş olup davalı dosya borcunun tamamına itiraz ederek takibin durdurulması neticesinde İ.İ.K. md.67 uyarınca itirazın iptali davasının açılması zaruretinde kalındığını, Davalının da hali hazırda kuruma olan borçlarını ödemediğini Davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile davalı tarafından ------ İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalıya yükletilmesine, Arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle: -----Caddesi ------ ve ----- adresinde 2 adet iş yeri bulunduğunu, ----- mahallesi ---- caddesi ------- adresinde sözleşme hesap numarası ----- tesisat numarasının ----- numaralı tesisatını 27.04,2021 tarihi itibarıyla sonlandırdığını, bu sebeple bu borcun kendisine ait olmadığını, ----- mahallesi ---- caddesi ------ adresindeki dükkanda işgalci olarak bulunan ------- ve ---- ---tesisat numaralı saati kendisi bilgisi dışında kaçak bağladıklarını, Dükkanını işgal ettikleri için kendilerinden şikayetçi olduğunu, ----- durumu bildirerek şikayette bulunduğunu, birkaç defa Saatin sökülmesini de talep ettiğini ancak sonuç alamadığını, daha sonra kaymakamlığa şikayette bulunduğunu, Kaymakamlık 30.11.2021 tarihinde incelemeye geldiğini ve tutanak tuttuğunu, bu şahıslarla dükkanın boşaltılması için 30 gün süre verdiklerini, 30.12.2021 tarihinde anahtarı üzerine takıp başkasına ait yan dükkana geçtiklerini, daha sonra ------ avukatlarının mesajla banka hesaplarına bloke konduracaklarını söyledikleri için 12.05.2022 tarihinde ------abone makbuzlu 1627 TL'lik bir ödeme yaptığını, daha sonra üzerine 15 bin TL'ye yakın ekstra borçlar çıktığını, bu borçları sorgulamak için ------- avukatlarını aradığını, kendisine oranın bir demirci dükkanı olarak gözüktüğünü bu yürzden kurallar gereği ceza bedelinin 3 katını ödemesi gerektiğini söylediklerini ancak bu dükkanın hiç demirci dükkanı olarak kullanılmadığını, konu hakkında gerekli incelemelerin yapılmasını, üstüne gözüken borcun kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. ------ Asliye Hukuk Mahkemesi ------ Esas sayılı dosyası görevsizlik kararı verilmekle dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.

Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.

TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.

19.02.1986 tarih ve ----- sayılı ----- Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;

1.Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.----- vergi dairesinin yazı cevabında; 28/12/2023 tarihi itibariyle davalı -------potansiyel mükellefiyet (vergiye tabi kazanç elde etmeyen sürekli yükümlülüğü gerektiren bir faaliyet yürütmemekle birlikte, vergi kimlik numarası kullanımının yaygınlaştırılması hakkındaki 4358 sayılı Kanunun 2'nci maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlarla işlem yaparken vergi kimlik numarası kullanmak zorunda olanlar için öngörülen mükellefiyet türüdür) kaydına rastlanılmış olup, herhangi bir şirket ortaklığı ile yöneticiliği tespit edilemediği, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabında; davalı ---- ---- gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunulmadığı, ----- Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü yazı cevabında davalı --- --- esnaf kaydına rastlanılmadığı hususları tespit edilerek mahkememize bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre; davacının tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, uyuşmazlık konusunun, kaçak ve abonesiz olarak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen elektrik bedelinden kaynaklandığı, davacının tacir veya tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Gelen yazı cevaplarından davacı tarafın tacir sıfatının olmadığı görüldüğünden davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi anlaşılmıştır. ( , ----- BAM-----HD. -----. Sayılı Kararı)

Mahkememiz ile------. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından mahkememizce verilen karar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği taktirde HMK'nın 22/2 maddesi gereğince görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesine gönderilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi Dosya No:----- Karar No: -----)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.) DAVANIN GÖREVSİZLİK NEDENİYLE DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,

2.) Mahkememiz dosyası ile -----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ------- Esas ------ karar sayılı dosyası arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından mahkememizce verilen karar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği taktirde HMK'nın 22/2 maddesi gereğince görevli mahkemenin belirlenmesi için DOSYANIN ----- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ------. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.)6100 sayılı HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına,Dair; davacı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
08.03.2024 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu 4358 sayılı Kanun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İİK md.67/2 TTK md.14 K5362 md.1463 TTK md.1463 HMK md.22/2