Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/770 ESAS
KARAR NO: 2024/209
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
DAVA TARİHİ: 30.09.2022
KARAR TARİHİ: 05.03.2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan ---- sürücü ---- sevk ve idaresinde olan--- plaka sayılı aracın seyir halinde iken aracın kapağının açılması neticesinde araçta yolcu konumunda bulunan----- düşmesi neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili --- yaralandığını, ---- plaka sayılı araç sürücüsü ---- 2918 sayılı K.T.K.'nun ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu,----- tarafından sigortalandığını, müvekkiline ----- tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkili ----söz konusu trafik kazası nedeniyle yaralanması sonucu -------- tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %20 oranında malul kaldığını, fazlaya ilişikin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve zararının( maluliyetinin) giderilmesi için sigorta şirketinden ------- kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava yoluna gitme mecburiyeti hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkilinde oluşan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri sebebi ile uğramış olduğu zararın güncel verilere göre hesaplaması yapılarak (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 3.500,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL geçici iş göremezlik, 500,00-TL bakıcı gideri, 500,00-TL tedavi masrafları olmak üzere 5.000,00-TL maddi tazminatın ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalıdan alınarak müvekkili davacı ---- ödenmesini, yapılacak olan harç, yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesini, davanın kabulüne karar verildikten sonra ise lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava konusu somut olaya ilişkin müvekkili şirket aleyhine ------- sigorta tahkim başvurusu neticesinde heyetçe karşı yanın başvurusu uzman bilirkişi raporları ile de sabit olacak şekilde başvuru sahibinin olayın oluşu yönünden %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, işbu karara davacı yan vekili -------- sayılı itirazını sunduğunu ve bu itiraz neticesinde de heyetin kesin şekilde itirazın reddine karar verdiğini, ilgili kararları işbu cevap dilekçesi ekinde mahkemeye sunduklarını, davacı yanın dilekçesinde işbu hususu belirtmemesinin kötü niyetli ve haksız olduğunu, taleplerinin reddi gerektiğini, ----- sabit olacağa üzere kesinlemiş ------- niteliğinde olduğunu, işbu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 97. Madde gereği; zorunlu dava şartı usulüne uygun yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, Sigorta Mevzuatı Ve Ticaret Kanunu gereği sigortacıya eksiksiz ve tam bir başvuru sağlanmadığından başvurunun gerçekleşmiş sayılamayacağını, iddia edildiği gibi sürekli maluliyet oluşmadığından haksız davanın reddi gerektiğini, sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanabilmesi için maluliyete ilişkin usulüne uygun rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber kusur oranlarının belirlenmesini daha sonra tespit edilecek gerçek zarardan müvekkilinin sigortalısının kusur oranına denk gelen kısmının hesaplanmasını, müvekkili şirketin, belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir hesaplama yapılacaksa müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının ----- rücuya tabi herhangi bir tazminat ve yardım alıp almadığı hususunun sorularak, bir tazminat alınmışsa bu miktarın bulunacak zarar miktarından indirilmesi gerektiğini, hesaplamada ------ alınması gerektiğini, davacının ceza yargılaması sırasında şikayetinden vazgeçmesi durumunda uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, davacının talep ettiği bakıcı ve geçici iş göremezlik zararından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, 2918 Sayılı Kanun Ve ------ uyarınca, sorumluluğun ------- ait olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilecekse dahi müvekkili şirkete eksik evrakla başvuru yapıldığı nedeniyle ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, somut uyuşmazlığa ilişkin ilam niteliğinde bir kararın mevcudiyeti dolayısıyla işbu davanın reddini, eksik evrak talepleri yerine getirilmediğinden davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddini, kusur olmaması nedeniyle davanın reddini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesini; aksi halde dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava hukuki niteliği itibariyle; 20/03/2020 tarihinde, davalı sigorta şirketinin---- sigortalısı olup, dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresinde olan ------ plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olarak bulunan -----yaralandığı iddiasıyla açılan maddi tazminat davasıdır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir.

Davacı vekili; davalı şirket tarafından sigortalanan ve dava dışı ---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı aracın karıştığı 20/03/2020 tarihli trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olarak bulunan ----- yaralandığını beyan ederek, sürekli ve geçici iş göremezlik ile tedavi zararının ödenmesini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; davacının dava açmadan önce----- başvurduğunu, ------ esas sayılı dosyası ile, başvuru sahibinin olayın oluşu yönünden %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, bu karara davacı yan vekilinin itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini, bu nedenle kesin hüküm dava şartı bulunmadığını beyan ederek davanın usulden reddini istemiştir.Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır. ( HMK m.114/1-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (6100 sayılı HMK m.115/2)HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.

Konuya ilişkin -------- sayılı kararında " Kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dâhil bütün mahkemeleri bağlar. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse mahkemeler aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan hüküm ile bağlıdırlar; aynı uyuşmazlığı bir daha (yeniden) inceleyemezler; bu haliyle kesin hüküm bir def’i değil itirazdır. Bu bağlılık kural olarak hüküm fıkrasına münhasırdır ve gerekçeye sirayet etmez. Ancak gerekçe hükme ulaşmak için mahkemece yapılan hukukî ve mantıki tahlil ve istidlallerden (delillerden yargıya varma) ibaret kalmayıp, hüküm fıkrası ile ayrılması imkânsız bir bağlılık içinde bulunuyor ise istisnaen bu kısmın da kesin hükme dahil olduğunu kabul etmek gerekir. Hangi gerekçenin hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı olduğu her olayın özelliğine göre belirlenir. ------Maddi anlamda kesin hükmün amacı da bu hali ile mahkeme kararlarına güvenilmesini ve uyulmasını sağlamak, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kararın maddi anlamda kesinleştiği andan itibaren geleceğe yönelik olarak sona erdirmek ve nihayet çelişkili kararlar verilmesini önleyerek toplum hayatında hukukî istikrar ve güvenliği tesis etmektir." açıklamasına yer verilmiştir. Bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükümden söz edebilmek için kesinleşmiş tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki davanın varlığı gerekir. Kesin hüküm itirazının değerlendirilebilmesi için ----- sayılı dosyasının istenmiştir.----- esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; dosyamızın davacısı ---- dosyamızın davalısı ----- aleyhine, dosyamıza konu trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebinde bulunduğu, ----------esas sayılı dosyası ile başvuruyu esastan incelediği, bilirkişi raporu doğrultusunda başvuranın %100 kusurlu olması nedeniyle başvurunun esastan reddine karar verdiği, davacı vekilinin karara itirazını inceleyen İtiraz ---- tarihli kararı ile itirazın reddine karar verdiği, davacının daha öncesinde -------tarafından esastan karara bağlanan uyuşmazlıkla ilgili dava açamayacağı, kesin hüküm dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının davasının kesin hüküm dava şartı yokluğundan REDDİNE,

2.Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 166,95-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 11,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

8.Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.05.03.2024

Karar Etiketleri
05.03.2024 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.303/1 K6100 md.303/1