4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/8085 E. , 2010/4226 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Yapı Ltd. Şti. ve diğerleri aleyhine 17/09/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, davalılarca yapılan inşaatın komşu taşınmaza verdiği maddi zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan Türkan Yapı Ltd Ş tarafından temyiz olunmuştur.
Davalıların eylemi ile zarar gören taşınmaz tapuda davacının mirasbırakanı adına kayıtlıdır. Dosyada bulunan mirasçılık belgesinden, davacı dışında, başka mirasçıların da bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu duruma göre davacının mirasbırakanı adına tapulu taşınmaz üzerinde tüm mirasçıların elbirliği (iştirak halinde) mülkiyeti vardır. Elbirliği mülkiyetinde ise bölünmeye kadar mirasçılar oybirliği ile hareket etmek zorundadırlar.
Davacı taşınmazın bir bölümüne kendi ekip yetiştirmiş olduğu ürünlerin bedelini isteyebilirse de taşınmazın mülkiyetine yönelik diğer zararları tek başına isteyemez. Bu tür bir davayı mirasçılardan birinin tek başına açması halinde, 4721 sayılı Medeni Yasa'nın 640. (743 sayılı Medeni Yasa 581) maddesine göre mirasbırakanın diğer mirasçılarının oluru alınır veya terekeye temsilci atanarak davaya devam edilebilir. Davada bu koşul yerine getirilmemiş olduğundan, binaya ilişkin zararın sadece davacının miras payına düşen bölümünün kabulüne karar verilebilir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, gerçekleşen zararın tamamının davacıya ödenmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.