11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/10108 E. , 2012/16764 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2010 tarih ve 2010/164-2010/519 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2008/37647 sayılı “Beka” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin tanınmış “..........” esas unsurlu bir çok markasına dayanarak yaptığı itirazın kısmen reddedildiğini, oysa davalı başvurunun müvekkili markalarına benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin 16. ve 41. sınıftaki mal ve hizmetleri kapsayan 2008/37647 sayılı marka başvurusuna davacının itirazı üzerine 16. sınıftaki emtianın başvurudan çıkarıldığı, davalının 41. sınıf kapsamındaki emtianın davacı markalarındaki mallarla aynı veya benzer olmadığı, taraf markalarının tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin olmadığı, davalının tescil ettirmek istediği 41. sınıftaki “eğitim, sanat, spor, eğlence, yarışma, müzecilik vb” alanlarında davacının beyaz eşya sektöründeki tanınmışlığından yararlanmasının, ayırt ediciliğine ve itibarına zarar vermesinin, haksız yarar sağlamasının söz konusu olmadığı, 556 sayılı KHK’nin 8/4. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı, davalının kötü niyetli olduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.