11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/7635 E. , 2012/14761 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2011 tarih ve 2010/1590-2011/497 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu ,taraflar arasında Üye İşyeri Sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin işyerinde kullanmak üzere Yapı Kredi Bankası’na ait POS cihazı aldığını, POS cihazının davalı banka ile de ortak işlem yapma özelliğinin bulunduğunu, davalının söz konusu POS cihazına yönelik hiçbir mali külfeti olmamasına rağmen 05/05/2009 tarihinden bu yana müvekkilinin hesabından POS HİZMET BEDELİ ve VERİMSİZ POS ÜCRETİ adı altında toplam 1.790 TL kesinti yaptığını, davalının gönderilen ihtarnameye rağmen kesintileri iade etmediğini, sadece kesinti yapmaya son verdiğini, haksız yapılan kesintinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili ile aralarında akdedilen Üye İşyeri Sözleşmesi’nin 7.3 maddesi gereği yapılan kesintilerden sorumlu olduğunu, zira ortak POS cihazının da müvekkiline bir maliyeti olduğunu, VERİMSİZ POS ÜCRETİ‘nin ise yine sözleşmenin 7.3 maddesinden kaynaklandığını, davacının her ay kendisine gönderilen hesap ekstrelerine itiraz etmeyerek yapılan bu kesintilere icazet verdiğini bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı ile dava dışı Yapı Kredi Bankası arasında imzalanan 25/12/2006 tarihli Pos Cihazları ve Hizmetin Ortak Kullanımı Sözleşmesi’nde, bütün masrafların kiralayan bankaya ait olduğunun belirtildiği, ortak POS cihazları ile ilgili masrafların üye işyerlerine dair bir hükmün anılan sözleşmede bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili; kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.