5. Ceza Dairesi 2008/10709 E. , 2012/154 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmolunan cezanın miktarına göre sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle duruşmasız inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
CMK'nın 150/3 ve 188/1. maddelerine aykırı olarak sanıklar müdafıilerinin yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Sanıkların sunduğu gider belgelerinin kooperatif inşaatlarında yaptırılan işler karşılığında düzenlendiği, günlük ve taşeron usulü çalıştırılan işçilerden ödeme sırasında belge alınmasının mümkün bulunmaması nedeni ile bu harcamaların belgesiz yapıldığı ve kooperatif ödemelerinde denkliğin sağlanması için üyelere para ödemesi yapılmadığı halde geri ödeme yapılıyormuş gibi tediye makbuzu düzenlendiği ve üyelerce de bu durumun bilinip kabul edildiğine dair sanıkların aşamalarda süren savunmaları karşısında, üyeler ve işçiler dinlenildikten sonra dosyanın emekli Sayıştay Uzman Denetçilerden oluşan bir bilirkişi kuruluna incelettirilip tediye makbuzlarındaki sorumluluğun kime ait olduğu hususunda da ayrıntılı rapor alınıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; Hüküm fıkrasında sanıkların ihtilasen zimmet suçunu işledikleri kabul edildiği halde 5237 sayılı TCK'nın 247/1. maddesi uygulanmak sureti ile hükmün karıştırılması, 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nazara alınarak, sanıkların eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan ve zimmetin açığa çıkmaması için yapılan hileli hareketler nedeniyle TCK'nın 247/2. madde gereğince temel cezada artırım yapılması gerekeceğinin de düşünülüp sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.