Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/621 Esas - 2022/212

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ADANA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2018/621 Esas
KARAR NO: 2022/212
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALI: ... A.Ş. - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 30/07/2018
KARAR TARİHİ: 03/03/2022

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILMA TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.09.2017 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde Bitlis ili bölgesinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,kazada yolcu olarak bulunan müvekkilleri Birsel ve ... yaralanarak malul kaldığını, kazada ... plakalı aracın asli ve tam kusurlu olduğunu bu nedenle ... için 100,00 TL geçici, ... için 100,00 TL tam iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi itibariyle faiziyle tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; eksik belgelerle başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, yolcu konumunda bulunan davacının gerekli güvenlik önlemlerini almaması hususunun değerlendirilerek müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, yapılan taşımacılığın hatır taşıması olup olmadığının tespiti ile indiriminin uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı sorumluluklarının bulunmadığını, eksik evrakla başvuru yapıldığından temerrüde düşmediklerini bu nedenle dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmişlerdir . YARGILAMA USULÜ:

15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da;

22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE :

Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Dava öncelikle her iki davacı yönünden mahkememiz dosyasında görülmüş, davanın ilerleyen safahatında görülen lüzum ve davacı vekili talebi üzerine 16.01.2020 tarihli celsede dosya ... yönünden tefrik edilerek 2020/... E. sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, taraflara ait SEK raporları, kaza nedeniyle başlatılan ilişkin dosya getirtilmiştir.

09.09.2017 tarihinde davacıların yolcu olarak bulunduğu ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu çift taraflı trafik kazası gerçekleşerek davacıların yaralandığı anlaşılmaktadır. Olay tarihi itibariyle ... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS yapılmıştır. Sigorta hasar dosyasının incelemesinde; davacı için yapılan bir ödemeye rastlanılmamıştır.

Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ... 21.12.2018 tarihli raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsünün karşı şeride tecavüz etme kuralını ihlal etme kuralını ihlal etmesi sebebiyle %80 , ... plakalı davacı araç sürücüsünün ise kavşaklara girerken hızını azaltma kuralını ihlal etmesi sebebiyle %20 kusurlu olduğunu rapor etmiştir.

Davalı vekili kusur raporuna itiraz dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini zira sigortalı araç sürücüsü ... kendi ifadesinde karşı aracın şerit ihlalli yaptığını beyan ettiiğini, diğer bir görgü tanığının ise karşı araç sürücüsünün zikzaklar yaparak çok hızlı seyrettiğini beyan ettiğini bu nedele kusur dağılımını kabul etmediklerini, müterafik kusr ve hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.

Taraf itirazları ve beyanları dikkate alınmak üzere bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi 27.06.2019 tarihli ek raporunda özetle; yapılan itiraz ve beyanlar üzerine hazırlanan ek rapor değerlendirilmesinde kök raporun tekrarlandığını kusur dağılımının değişmediğini rapor etmiştir. Davalı kusur ek raporuna itiraz etmiş, mevcut raporlar hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazlar kabul görmemiştir.

Kusur raporunun alınmasından sonra dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 28.07.2021 tarihli raporuna göre; davacının özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik ölçütlerine göre % 0 kalıcı iş görememezliğinin bulunduğunu, 6 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğunu rapor etmiştir.

Davacı vekili i maluliyet raporuna itiraz etmiş, davacı vekilinin maluliyet raporuna karşı itirazlarını somutlaştırmaması, ayrıca ilgili raporun hükme ve denetime elverişli olması sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Dosya maluliyet incelemesinden sonra aktüer hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Aktüer bilirkişi ...

08/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının yaşı, gelir durumu, maluliyeti ve kusur oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamada; kalıcı maluliyet tespiti yapılmadığı için bu yönde bir zararının buunmadığını, herhangi bir indirim yapılmaksızın talep edilebilecek geçici işgücü kaybı tazminatının 7.443,00 TL olduğunu, %20 müterafik kusur veya %20 hatır taşıması indirimi yapılması durumunda talep edilebilecek geçici işgücü kaybı tazminatının 5.954,00 TL olarak hesaplandığını, 15/08/2018 kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 360.000,00 TL olup tavan tazminat tutarının poliçe limiti dahilinde olduğunu, sigorta temerrüt tarihinin 12.01.2018 olduğunu, takdirin mahkemede olduğunu rapor etmiştir.

Davacı vekili talep arttırım dilekçesi sunmuş; geçici iş göremezlik tazminatının 7.443,00TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili aktüer raporu ile talep arttırım dilekçesine karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. Aktüer hesap raporu hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazlar kabul görmemiştir.

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.

Trafik sigortası (Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nın 92. maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu aşikardır.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen müterafik kusurun etkisine göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Davacının kaza esnasında araçta yolcu olarak bulunduğu araçtaki istiap haddi aşıldığından, davacının bu şekilde yolculuk ettiği tespit edildiğinden müterafik kusurlu sayılmıştır. Ayrıca; davacı yolcu ile dava dışı araç sürücüsü ... ile misafirlik ilişkisi dolayısıyla yola çıktıkları ceza dosyasından alınan ifadelerden anlaşılmıştır. Kaza bu yolculuk sırasında meydana gelmiştir. Bu taşımadan ücret alınmadığı gibi sürücünün her hangi bir menfaati de bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkememizce davacının hatır için taşındığı kabul edilmiş olup Yargıtay uygulamaları gereğince %20 hatır taşıması indirimi yapılması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün asli kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacının yaralandığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna göre toplam zararın 7.443,00 TL olarak belirlendiği, belirlenen zarardan %20 müterafik kusur, %20 hatır taşıması nedeniyle takdiri indirim yapıldığında tazminat bedelinin 4.465,80 TL olduğu ( 7.443,00 TL x 60 / 100 ), meydana gelen zarardan davalı sigorta 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince sorumlu olduğu, davacı geçici iş göremezlik zararlarının poliçe temitanı kapsamı ve sınırları içinde yer aldığı, sigorta temerrüt tarihinin 30.12.2017 olduğu, sigortalı aracın binek olması sebebiyle yasal faiz uygulanması gerektiği, davacı zararından yapılan takdiri indirim sebebiyle reddedilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücretine takdir edilmemesi gerektiği ( Yargıtay 17. HD 2017/2928 E. 2019/10692 K.), aynı görüşün yargılama giderinin paylaştırılması hususunda da dikkate alınması gerektiğine karar verilerek aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.

KARAR

1.Davanın kalıcı iş göremezlik talebi yönünden reddine,

2.Davanın geçici iş göremezlik talebi yönünden kısmen kabulü ile 4.465,80 TL tazminatın 12/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gereken 305,05 TL karar ve ilam harcından, 35,90 TL peşin harç ve 59,30 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 95,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 209,85 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç ve 59,30 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 131,10 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 4.465,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan kalıcı iş göremezlik talebi yönünden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 2.977,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan 24 tebligat gideri 206,50 TL, 7 müzekkere gideri 50,50 TL, bilirkişi ücreti 950,00 TL, posta masrafı 65,65 TL, 2 ATK fatura bedeli 1.501,00 TL ( 820,00+681,00) olmak üzere toplam 2.773,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. Katip ... ¸ Hakim ... ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **

Karar Etiketleri
03.03.2022 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 7251 sayılı Kanun 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu K6098 md.52 HMK md.297 K2918 md.91 K6098 md.49 K2918 md.85