Esas No
E. 2023/1363
Karar No
K. 2024/332
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/1363
KARAR NO: 2024/332

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 25/01/2023
NUMARASI: 2022/54 Esas - 2023/63 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 08/03/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; 07.09.2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... Sait Faik Caddesine döndüğü sırada davacının sevk ve idaresindeki aracıyla çarpışması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kaza sebebiyle ciddi oranda sakatlandığını daimi sakat kaldığını, kazanın oluşunda kusurlu olan ... plakalı aracın geçerli poliçesi olmadığından Güvence Hesabının tazminattan sorumlu olduğunu, davacının geçici ve kalıcı maluliyetten dolayı ve geleceğe dönük kazanç mahrumiyeti bulunduğunu, Orhanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığında 2015/1123 no.lu soruşturma açıldığını, davacının Cihanbeyli Devlet Hastanesi, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin tüm haklan saklı kalarak, 100,00-TL geçici ve 100,00-TL kalıcı iş göremezlikten ileri gelen 200,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden, aksi halde dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle veya yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle trafik sigortası bulunmadığı iddia edilen tescilsiz aracın, trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunan motorlu taşıtlardan olup olmadığının tespiti gerektiğini, kazaya karışan araç 50 cc altında motosiklet ise Güvence Hesabının sorumluluğundan söz edilmeyeceğini, kazaya sebebiyet veren araç plakasının tespit edilmesi halinde müvekkilinin sorumluluğunun doğmayacağını, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihi itibari trafik poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Güvence Hesabı'nın yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara rücu hakkı bulunduğundan kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücüsü ve işleteni ... vefat ettiğinden, bu kişinin mirasçılarına davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, kazanın meydana geliş şeklinin, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, bakıcı giderleri talebinden de SGK'nın sorumlu olduğunu, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kısmen kabulüne; 24.043,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 7.925,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 31.968,79-TL tazminatın dava tarihi olan 17/12/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan sorumlu olduğu limit dahilinde tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bozmadan sonra alınan maluliyet raporunun hatalı olması ve hüküm kurmaya elverişli olmaması sebebiyle ve maluliyet raporu doğrultusunda alınan hesap raporunun da hatalı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin muayene evrakları incelendiğinde gerçek maluliyet oranından çok düşük rapor tanzim edildiğinin görüleceğini, dava konusu kazada müvekkili ciddi anlamda bedensel hasar gördüğünü, müvekkilinin maluliyeti raporda belirtilen oranın çok daha üzerinde olması gerektiğini, müvekkile ait bütün bedensel hasarlar düşüldüğünde %4 oranında maluliyet kabul etmenin mümkün olmadığını, güncel veriler esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatı ve hukuk genel kurulu kararlarında açıkça belirtildiği gibi ücrete ilişkin hesaplamalarda asgari ücret artışın uygulanmasının kamu düzenine ilişkin olduğunu, asgari ücret artışının uygulanmasının kamu düzenine ilişkin olması davalı lehine kazanılmış hak oluşturmayacağını, bu sebeple tazminat hesabında güncel asgari ücret verileri esas alınması gerektiğini, kararın kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep ederek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece verilen 26/09/2019 tarih, 2015/1228 Esas ve 2019/800 karar sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine, Dairemiz, 16/12/2021 tarih, 2019/3682 Esas ve 2021/2170 Karar sayılı kararı ile "... Somut olayda, mahkeme tarafından hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 06/06/2018 tarihli maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlendiği, kaza tarihine göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği anlaşıldığına göre davalı vekilinin istinaf itirazı yerindedir. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK'dan, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı iş göremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte ek maluliyet raporu alınması; Tespit edilecek maluliyet oranına göre ilk rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. ... " gerekçesi ile kaldırılmıştır.Mahkemece Dairemiz kararı doğrultunda ATK 2. İhtisas Kurulundan kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak ve dosyadaki tüm tıbbi belgeler incelenmek sureti ile belirlenen maluliyet raporuna göre hesaplama içeren yapılarak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı tarafın ilk karardaki kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik uygulanarak belirlenen maluliyet raporuna itiraz ettiği, yine aynı gerekçe ile hesaplama raporuna da itiraz etmesi nedeni ile davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşmadığından doğru yönetmeliğe göre ilk hükme esas alınan rapor tarihindeki verilere göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının ilk verilen karara karşı istinaf talebinde bulunmadığından, ilk hükme esas alınan rapor tarihindeki verilere davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğundan asgari ücret artışının uygulanması gerektiği yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.02.2022 tarih, 2021/(21)10-188 Esas ve 2022/87 K. sayılı kararı). Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,

HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.