4. Hukuk Dairesi
SAYISI : K-2021/81881 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.12.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı araç ile gerçekleşen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere şimdilik toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketine ilk başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; daha sonra talebini toplam 111.375,41 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 17.12.2019 tarihli trafik kazası sonucu hasar aşamasında başvurana % 3 özür oranı üzerinden 11.03.2021 tarihinde 20.302,00 TL ödeme yapıldığını, öncelikle müvekkili şirket tarafından ödenen miktarın yeterliliği hususunda ödeme tarihindeki veriler baz alınarak hesaplama yapılarak ödenen miktarla karşılaştırılmasını, fahiş fark doğması ihtimalinde ise olası bir tazminat miktarından tenzil edilmesi gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde kusur ve maluliyet durumunun tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 98.396,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.320,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.658,04 TL geçici bakıcı gideri toplamı 111.375,41 TL tazminatın 20.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurana dava öncesinde %3 maluliyet oranı üzerinden hesaplanan 20.302,00 TL ödeme yapıldığını ve başkaca tazminat ödeme borcu bulunmadığını, bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, hükme esas alınan iş göremezlik raporunun hatalı tanzim edildiğini, söz konusu rapor ile kendi medikal raporları arasında çelişki olduğunu ve bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden maluliyete ilişkin yeni bir rapor alınması gerektiğini, başvurana kaza sebebiyle SGK tarafından herhangi bir iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve tazminattan bu miktarın mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinden sorumluluğunun olmadığını, hesaplanan tazminattan başvuranın emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirlenerek müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurana dava öncesinde %3 maluliyet oranı üzerinden hesaplanan 20.302,00 TL ödeme yapıldığını ve başkaca tazminat ödeme borcu bulunmadığını, bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, hükme esas alınan iş göremezlik raporunun hatalı tanzim edildiğini, söz konusu rapor ile kendi medikal raporları arasında çelişki olduğunu ve bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden maluliyete ilişkin yeni bir rapor alınması gerektiğini, başvurana kaza sebebiyle SGK tarafından herhangi bir iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve tazminattan bu miktarın mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinden sorumluluğunun olmadığını, hesaplanan tazminattan başvuranın emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirlenerek müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78, 85, 86, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararının poliçe teminat kapsamında olmasına, hatır taşıması indirimi uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına, kazanın iş kazası olmamasına, ayrıca davacının SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi almadığının ispat edilmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 17.12.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacının yaralanmalarında alt ekstremiteye ilişkin hususlar da olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir. Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve emniyet kemeri takmadığı hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabittir. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın