9. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketlerin aldığı ihale sonucu davacı idare ile hizmet alımlarına İlişkin Sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşmeler gereğince davacı adına işi yürüttüğünü, davalı şirketlelerle imzalanan sözleşme kapsamında çalıştırılan ... tarafmdan müvekkili idare aleyhine alacak davası açıldığını, müvekkili tarafından yasal kesintiler yapıldıktan sonra 66.929,65.TL ödeme yapıldığını, bunun dışında mahkeme veznesine 911,00.TL temyiz kanun yoluna başvurma ve karar harcı, 54,90.TL gider avansı, 2.299,69.TL bakiye karar harcı, 10,00.TL onama harcı yatırıldığını ve bu ödemelerin de ilgili şirketlerden tahsili gerektiğini, müvekkilinin 4857 sayılı İş Kanununun 2 ve 3 üncü maddeleri uyarınca bu borçlan asıl işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, idarenin sorumluluğunun kanundan kaynaklanan (dış kaynaklı) sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun sadece işçiye karşı olduğunu, iç ilişkide böyle bir borç ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, iç ilişkinin sözleşmeler ve eklerine dayandığını, sözleşmeler ve ekleri şartnamelerde işçilik alacaklarından ihaleyi alan şirketlerin sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığından TBK'nun 167 nci maddesine göre ödediği miktarların tamamını davalı şirketten rücuen talep etme hakkına sahip olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 70.205,24.TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Somut olayda, dava dilekçesinde dava değerinin 70.205,24.TL olarak gösterildiği, yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, 1.966,18.TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... İnş. Tur. ..Ltd. Şti.’den tahsili ile davacıya verilmesine, 10.705,12.TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... İnş. Taah. Ltd. Şti.’den tahsili ile davacıya verilmesine, 2.338,13.TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Tur. Gıda ... Ltd. Şti.’den tahsili ile davacıya verilmesine, 5.218,60.TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Tarım İnş. .. Ltd. Şti.’den tahsili ile davacıya verilmesine, 37.813,64.TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sosyal Hiz....Ltd. Şti.’den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Karar karşı davacı vekili, davalı ... İnşaat Taahhüt Nakliye Mühendislik Emlak Elektrik Elektronik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve ... Turizm Gıda İnşaat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf konusu miktar davacı yönünden, 12.163,57.TL, davalı ... İnşaat Taahhüt Nakliye Mühendislik Emlak Elektrik Elektronik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden 10.705,12.TL, davalı ... Turizm Gıda İnşaat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi yönünden 2.338,13.TL 'dir. 02/12/2016 tarih ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı karar tarihi olan 2023 yılı için 17.830,00.T.L'dir. Karar tarihi olan 2023 yılı için istinaf kesinlik sınırının 17.830,00.TL olduğu, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı anlaşılmıştır. İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak ilk derece mahkemesine aittir. Ancak ilk derece mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 Sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir. Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, ilk derece mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve ilk derece mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir. İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunun Yönetmeliğinin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi halinde, ilk derece mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira ilk derece mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin kararının kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 Sayılı HMK'nın 352/1 maddesi gereğince gerekli kararın (usülden red kararının) verilmesi gerekecektir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar 6100 Sayılı HMK'nun 341/2 maddesi uyarınca kesin niteliktedir. Davacı, davalı ... İnşaat Taahhüt Nakliye Mühendislik Emlak Elektrik Elektronik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... Turizm Gıda İnşaat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi tarafından kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, esasa ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesi ve 352/1-b maddesi gereğince istinaf başvurunun usulden reddine karar karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın