T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yapı kooperatifine 25/06/1999 tarihinde üye olduğunu, müvekkilinin üyeliğinin kabul edilmesi üzerine -------- mevkii -------- pafta --------- parsel sayılı taşınmazda yapılacak inşaatta -------- blokta--------- nolu daire ile--------- nolu blokta --------- nolu dairelerin kendisine tahsis edilerek daire tahsis belgesinin verildiğini, müvekkilinin üye olduğu tarihten itibaren üzerine düşen bütün maddi hükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkilinin tapusunu almak için kooperatif yönetimine müraaat ettiğini ancak kooperatif yönetiminin çeşitli bahaneler ileri sürerek işi sürüncedeme bıraktığını, çevreden de davalı kooperatifin usulsüz ve kanunsuz birçok muameleler yaptığını, hukuken çıkmaza girdiğini, konut arsasını başkasına devrettiğini, üzerlerindeki borçlarına karşı ipotek ettiklerini, borçlarına karşı teminat gösterdiklerini bu sebeplerden arsalar üzerinde hiçbir faaliyette bulunamadıklarını , bunların sonucunda taahhüt ettikleri inşaatın çok ufak bir bölümünü yapabildiklerini ve bu yaptıkları daireleri de keyfe keder istediklerin üyelere ve kişilere tahsis ettiklerini öğrendiklerini, müvekkilinin yerinin halen yapılmadığını ve arsa olarak durduğunu belirterek müvekkiline tahsisi gereken konutun dava tarihinden itibariyle rayiç değerini, yaptığı ödemelerin dava tarihine göre güncelleştirilmiş değeri ve yaptığı ödemelere göre elde edeceği yararlanma değeri nazara alınmak suretiyle müvekkilinin zararının gerçeğe en yakın şekilde belirlenerek fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL ' nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; davacının tazminat talebinin açık olmadığı, kooperatifin halen faaliyetine devam ettiği 57 adet konutun tamamlanarak üyelere dağıtıldığı, genel kurulların usulüne uygun ve şeffaf yapıldığı, davacının 20.000.-TL borcunun bulunduğu, dava dilekçesinin usulsüz olduğu, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın usulden ve esastan reddine, karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı Kooperatif'e usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya yanıt vermediği görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tazminat davasıdır. Davanın safahatı incelendiğinde, -------- sayılı ilamı ile davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve davanın mahkememize tevzi edildiği gmrülmüş, mahkememiz esas defterine kayıt yapıldıktan sonra 6102 Sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ila 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi olarak yargılamaya devam edilmiş, deliller toplanmış, bilirkişi raporları alındıktan sonra tahkikatın bitirilmesine karar verilerek yargılama sonuçlandırılmıştır. Davacının ihtiyati tedbir istemi hakkında görevsizlik kararı veren mahkemece tensiben kurulan ara kararda %15 teminat karşılığında dava konusu taşınmazların davalılar adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına karar verildiği görülmüş, iş bu muvakkat kararın infaz edilmediği anlaşılmıştır.Davalı Kooperatife ait sicil kayıtları, kooperatif kayıtları, üyeliğe konu gayrimenkullere ait ------- Tapu Müdürlüğü Kayıtları, -------- Sayılı dosyası celp edilmiş ve taraflarca dosyaya sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Dava konusu edilen -------- Mahallesi ------- ada eski ------- yeni --------- sayılı parsel üzerinde bulunan -------- Blok -------- nolu daire ile -------- Blok -------- nolu dairenin dava tarihi itibariyle rayiç değerleri gayrimenkul değerleme uzmanı vasıtasıyla belirlenmiş ve bu değerler nispetinde davacı tarafından ıslah yapılmak suretiyle bakiye harcın tamamlandığı görülerek yargılamaya devam edilmiştir. Görevsizlik kararı veren mahkemece dosya belirlenen ihtilaf noktalarında rapor tanzimi için bilirkişi -------- tevdi edilmiş ve anılan bilirkişi tarafından kök ve bu rapora yapılan itirazlar sonrasında ek raporların dosyaya sunulduğu görülmüş ancak aşağıda açıklanacağı üzere söz konusu raporlar denetime elverişli olsa da hükme esas alınmamıştır.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Kooperatif uzmanı -------- imzasını taşıyan 22/05/2014 tarihli uzman görüşü ve Av. -------- tarafından sunulan mütalaalar incelenmiş, söz konusu mütalaada özetle davacının davalı kooperatifte tazminat isteme koşullarının oluşmadığı yönünde kanaatin bildirildiği görülmüştür. Kooperatif kayıtları incelendiğinde; davacının davalı kooperatife 25/06/1999 tarih ve------- sayılı yönetim kurulu kararı ile ortak olduğu, kendisine bu karar ile ortaklık senedi ile -------- Blok --------- nolu daire ile -------- Blok --------- nolu dairelere ait tahsis belgesi verildiği görülmüştür. Söz konusu gayrimenkullere ilişkin tapu kayıtları celp edilmiş davacı adına herhangi bir tescilin bulunmadığı görülmüş, yine celp edilen ticaret sicil kayıtlarında davalı kooperatifin faal olduğu anlaşılmıştır. -------- Sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş; söz konusu davada davacının ..., davalının --------- Kooperatifi olduğu, davanın genel kurulda alınan ihraç kararının iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kabulü ile ihraca ilişkin kararın iptaline karar verildiği, iş bu kararın davalı kooperatif tarafından istinaf edilmesi neticesinde ------- sayılı ile kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve akabinde söz konusu kararın -------- sayılı kararı ile onandığı görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlık, davalı kooperatifin üyesi olan davacının üyelik ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, üyelik ile kendisine tahsis edilen gayrimenkullerin devrinin yapılmaması sebebiyle bedellerinin denkleştirici adalet ilkesi kapsamında davalılardan tazminini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesinde ise "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır. Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür." hükmü yer almaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife 25/06/1999 tarih ve ------- sayılı yönetim kurulu kararı ile ortak olduğu, kendisine bu karar ile ortaklık senedi ile -------- Blok-------- nolu daire ile -------Blok -------- nolu dairelere ait tahsis belgesi verildiği, davacı tarafından bir kısım aidatların ödendiği, davalı kooperatif tarafından 2011 yılına ait olağan genel kurul toplantısında aidat borçlarını ödemeyen üyelerle ilgili yönetimini gerekli işlemleri yapmasının kararlaştırıldığı ve akabinde bir kısım üyelerin ihracına karar verildiği, davacının da aidat borçlarının ödememesi sebebiyle üyelikten ihraç edildiği, davacı tarafından işbu ihraç kararına karşı ------- Sayılı dosyası ile dava açtığı ve davanın kabulü ve ihraç kararının iptaline ilişkin kararın kesinleştiği, davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatifin üyesi olduğu ve tazminat alacağının ihracın gerçekleştiği yılın bilançosunun genel kurulda onaylandığı tarihten itibaren 1 ay sonra muaccel olacağı, halen resmi olarak kooperatif üyesiyken iş bu davayı açmasında hukuki yararın bulunmadığı, bunun yanında davalı kooperatif yöneticileri hakkında görev ve yetkilerini kötüye kullandıklarına dair bir delilin de dosyaya sunulmadığı iş bu davada pasif husumetlerinin bulunmadığı kanaatine varılmış bu sebeple davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın reddine,
2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.015,90-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 51.500,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, İlişkin olarak davacı ile bir kısım davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2024