5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın adli sicil kaydında 765 sayılı TCK'nın 274/1. maddesinde düzenlenmiş kasıtlı bir suç olan mühür fekki suçundan aldığı, 04/12/2003 tarihinde infaz edilmiş ve adli sicil ve arşiv kaydından silinme şartları suç tarihi itibariyle oluşmamış mahkümiyeti bulunduğundan, hakkında 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasına yasal imkan bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Adli sicil kaydında Gölbaşı (Ankara) Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2003 gün 2002/534 Esas, 2003/321 Karar sayılı ilamıyla zincirleme mühür fekki suçundan aldığı 04/12/2003 tarihinde infaz edilmiş tekerrüre esas 1.017.804.666 TL hapisten çevrilme para cezası ilamı bulunan sanığın bu ilamı getirtilerek tekerrür hükümlerinin tartışılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Katılan belediyenin suç duyurusu yazısında, suça konu yerin 16/04/2002 tarihinde mühürlenerek faaliyetinin durdurulduğu, bundan sonra 31 kez mühür fekki nedeniyle aynı işyerinin birçok kez mühürlendiği ve tutanak düzenlenerek C.Başsavcılığına suç duyurularında bulunulduğunun bildirilmesi ve mühürleme tutanağı olarak yalnızca 16/04/2002 tarihli tutanağın gönderilmiş olması karşısında, öncelikle suç tarihi olan 27/06/2005 tarihinde bozulduğu tespit edilen son mühürlemenin dayanağı olan mühürleme yapılış tarihinin katılan kurumdan sorularak buna dair mühürleme tutanağının aslı veya onaylı sureti getirtilip, sanığın fiilen mühürleme yapılmadığı yolundaki savunması nedeniyle aynı tutanak düzenleyiciler de tanık olarak dinlenmek suretiyle işyerinde usulüne uygun olarak mühürleme yapılıp yapılmadığı sorularak, suç öncesi var olması gereken fiilen mühürleme ön şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, sonrasında da sanık hakkında aynı işyerinde katılan kurumca aynı nedenle yapılan mühürlemelerin bozulmasına dair açılan tüm dava dosyalarının getirtilip, yargılaması sürenler varsa, kişisel ve eylemsel bağ nedeniyle bu dosya ile birleştirilmesi, buna imkan yoksa denetime olanak sağlamak için dosya arasına konulup iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği de belirlenerek sonucuna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın