Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda değişik işler esası üzerinden verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
27.03.2024 KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı HMKnun 397. maddesinde "İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. (2) İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. (3) Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise bu husus ilgili yerlere bildirilir. (4) İhtiyati tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır." denildiğini, yapılan yargılama, ihtiyati tedbir isteyenin ve tedbir kararına itiraz eden tarafın beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu hakkında Avusturya Federal Ticaret Odası Viyana Uluslararası Tahkim Merkezinde esas hakkında dava açıldığı, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararından sonra, itiraz tarihinden önce esas hakkında dava açılması ya da bu dosyada olduğu gibi taraflar arasında tahkim şartının kararlaştırılması halinde süresinde tahkime asıl uyuşmazlıkla ilgili müracaat edilmesi halinde, ihtiyati tedbire itirazın asıl davanın görüldüğü mahkemece ya da tahkime başvurulmuş ise tahkim tarafından değerlendirilebileceği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 394/2. Maddesine göre itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın talep edilmesi halinde Avusturya Federal Ticaret Odası Viyana Uluslararası Tahkim Merkezine gönderilmesine karar verilmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden karşı yan vekili istinaf dilekçesiyle, Yargıtay 6'ncı Hukuk Dairesi'nin 2022/3529 Esas, 2022/4699 Karar sayılı ve 12/10/2022 günlü "Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik Karar" 'ında "... Hukukumuzda ihtiyati tedbirde görevli mahkeme, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkeme; dava açıldıktan sonra ise, ancak asıl davanın görüldüğü mahkemedir. Bu ilke genel bir ilke kabul edilerek tahkimde de ilk akla gelen ilke olarak dile getirilmektedir. Ancak bu hükmün burada uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Zira MTK'nın 17. maddesine göre, bu kanunla düzenlenen konularda, aksine hüküm bulunmadıkça, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu 4686 sayılı Miletlerarası Tahkim Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı HMK'nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyaten durdurulmasına, bu kapsamında ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.Karşı taraf vekili itiraz dilekçesiyle, Eskişehir İli, Mihalıçık İlçesi, Koyunağılı Köyünde faaliyete geçmesi düşünülen Yunus Emre Kömür Yakmalı Termik Santrali projesinin ayrıntıları sözleşmede belirtilen elektrik, mekanik ve bina işlerinin yerine getirilmesi amacıyla projenin ana yüklenicisi müvekkil i şirket ile karşı taraf şirket arasında imzalanan 80712P0001 sayılı ve götürü bedelli sözleşme gereğince TSO tarafından 3.811.550,00 Euro tutarında kesin ve 647.138,91 Euro tutarında avans olmak üzere toplam 4.458.688,91 Euro tutarında muhtelif bankaların teminat mektupları verildiğini, ancak karşı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimi tam ve sözleşme hükümlerine uygun olarak zamanında yerine getirmediğini, işin bitimini 2 yıldan uzun bir süre için geciktirdiğini, işi halen dahi tamamlayamadığını, eksik ve kusurlu (ayıplı) bir iş ortaya koyduğunu, işin gecikmesinin ana yüklenici durumunda olan müvekkili şirketi oldukça zor duruma soktuğunu, söz konusu teminat mektupları ile güvence altına alınan riskin gerçekleştiğini, müvekkilinin de usulüne uygun bir başvuru gerekleştirerek teminat mektuplarının ödenmesini (tazminini) talep ettiğini, karşı yanın ihtiyati tedbir kararı aldıktan sonra Mihalıççık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/43 Esas sayılı menfi tespit davasını (esas hakkındaki davasını) açtığını, cevap süresi içerisinde sunmuş oldukları tahkim ilk itirazımıza rağmen yargılamanın devam ettiğini, tahkim ilk itirazlarından yaklaşık 3 yıl 3 ay süren yargılama sonrasında hakim değişikliği sonrasında haklı tahkim ilk itirazlarının varlığı gözetilerek davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, Ankara BAM'ın istinaf isteminin esastan reddi kararı üzerine Yargıtay 6'ncı Hukuk Dairesi'nin 2022/926 Esas, 2022/2672 Karar Sayılı, 12/05/2022 tarihli onama ilamı ile birlikte davanın tahkim şartı nedeniyle reddedilmesi gerektiğinin kesinlik kazandığını ve teminat mektupları üzerindeki ihtiyati tedbirlerin kaldırıldığını, akabinde karşı yanın, teminat mektuplarının ödenmesini bir süre daha öteleyebilmek maksadıyla bu sefer de tahkim sürecini başlattığından bahisle gerek İzmir gerekse İstanbul Asliye Ticaret Mahekemelerinden birer gün ara ile başvurular yaptığını ve usul ve esastan yasa ve yönteme aykırı bir şekilde ihtiyati tedbir kararları aldığını, oysa sadece tahkim yoluna başvurulmuş olmasının ihtiyati tedbir için haklı bir gerekçe oluşturmayacağını, ihtiyati tedbir şartlarının (sebeplerinin) mevcut olmadığını, yaklaşık 4,5 milyon TL değerinde teminat mektubuna tedbir konulmasına rağmen TL olarak ve düşük bir oranda takdir edilen teminatın somut olaya, usul ve yasaya uygun olmaması yanında alınan fiilen yatırılan teminatın ihtiyati tedbir kararındaki şartları taşımaması, tedbir talep edenin başından beri ve halen dahi tahkimin geçersiz olduğunu iddia ediyor olmakla kötüniyetli olması, Milletlerarası Tahkim Kanunu 4686 sayılı Kanun HMK md.353/1 HMK md.389 HMK md.397 K4686 md.1 K6100 md.394/2 K6100 md.6 K4686 md.6 HMK md.414/3 K6098 md.6 HMK md.394/2 HMK md.414/1 K6100 md.397 K4686 md.3