Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan beraet hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraet hükümlerinin temyizen incelenmesinde; İddianame ve dosya içeriğine göre katılan kooperatifin suç tarihlerinde yönetim kurulu başkanı ve üyesi olan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in 05/11/1993 ile 03/08/1994 tarihleri arasında firma ile kooperatif arasında sözleşme yapılmadan, kooperatifin 5.214.429.111 TL'yi ... İnşaat Ltd. Şti.'ne ödedikleri, sanık ... 'ın da suça iştirak ettiği ve yine yönetimde olan bu altı sanığın, diğer sanık ...'in de yönetimde bulunduğu dönemde yüklenici firmaya avans ve avans dışı yaptıkları ödemelerden kaynaklanan ve belgesi bulunmayan 3.514.532.463 TL'yi zimmetlerine geçirdikleri iddia edilerek ... ve ...'in bir kez, diğer sanıkların ikişer kez zimmet suçundan cezalandırılmaları için 765 sayılı Yasanın 202/1. maddesi uyarınca kamu davası açılmış olmakla, iddia edilen fiillerin yapılan ödemeler, faturalar, kooperatif kayıtlarıyla belirlenebilir nitelikte bulunması nedeniyle sübutu halinde basit zimmet suçlarını oluşturacağı, bu suçlara TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen on yıllık asli ve onbeş yıllık ilave dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanıkların yönetimden ayrıldıkları tarihlerin sanıklar açısından son suç tarihi olarak kabul edilmesi, Ahmet Arslan'ın iştirakinin de bu tarihte sona ereceğinin kabulü gerekeceği ve bu tarihler olan 04/06/1994, 30/04/1995 ve 01/02/1997 tarihleri ile inceleme günü arasında onbeş yıllık ilave dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, keza sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun da 765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde düzenlendiği ve maddede öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, yukarıda belirtilen sanıkların yönetimden ayrıldıkları tarihten ve iddianamede suç tarihi olarak gösterilen 11/02/2000’den itibaren yedi yıl altı aylık sürenin de dolduğu ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği, katılan vekilinin temyiz itirazlarının bu itibarla yerinde görüldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, Sanıklar ..., ..., ... (iki kez) ve ... (üç kez) haklarında zimmet suçlarından kurulan beraet hükümlerinin temyizen incelenmesinde; Sanıkların 3.514.532.463 lira kooperatif parasını ve iki adet daireyi zimmetlerine geçirdikleri iddiası ile açılan davada, sanıkların savunmaları, kontrolör, ceza ve hukuk mahkemelerinde alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar haklarında zimmet suçlarından verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu başkan ve üyesi olan sanıklar ..., ... ve ... ile genel kurulun yapılmasında ve hazirun cetvelinin hazırlanmasında görev alan diğer sanıkların 28/06/1998 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantı Tutanağı ile hazirun cetvelinde tahrifat yapıp, genel kurul yapılmadığı halde yapılmış gibi tutanak düzenlediklerinin iddia edilmesi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62/son maddesine göre de “kooperatifin yönetim kurulu başkan ve üyelerinin bu nitelikteki suçlarından dolayı devlet memuru (5728 sayılı Yasanın 339. maddesi ile yapılan değişiklikle de “kamu görevlileri”) gibi cezalandırılacakları hükmü ile sanık ...’ın da hükümet komiseri sıfatıyla tutanakları imzalaması karşısında sübutu halinde eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 339/1 ve 5237 sayılı Yasanın da 204/2. maddelerine uyan suçu ve diğer sanıkların eylemlerinin de buna iştirak suçunu oluşturacağı gözetilip suça konu hazirun cetveli ve buna bağlı olarak yapılan genel kurul tutanağının asıllarının dosyaya getirtilip suçun oluşup oluşmadığına, aldatma kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığına ilişkin kanıtlar değerlendirilip, tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine suç niteliğini tayinde yanılgıya düşülerek özel belge kabulüyle yazılı biçimde hüküm tesisi, Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.