beraetine, ...'ın irtikap suçundan beraetine, görevi kötüye kullanma eylemleri görevi ihmal niteliğinde görülerek mahkümiyetine, ...'ın irtikaba teşebbüs ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraetine, ...'ın suçu bildirmemekten beraetine, ... hakkında zimmete sebebiyet verme ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi: Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinde, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi bulunmadığı anlaşılmakla; incelemenin diğer sanıklar haklarında kurulan hükümlerle sınırlı olarak ve sanıklar ... ile ... müdafiilerin duruşmalı temyiz incelemesi taleplerinin, tayin olunan ceza miktarları da nazara alınarak CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında, ... Tanış'a yönelik ikna suretiyle irtikap suçundan dava açıldığı halde bu suçla ilgili olarak bir hüküm kurulmadığından, dava zamanaşımı süresi içinde bu hususta bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ..., ..., ... haklarında irtikap, ... hakkında irtikaba teşebbüs, ... hakkında irtikap ve irtkaba teşebbüs, ... hakkında irtikap ve rüşvet almaya teşebbüsten verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında zimmete sebebiyet verme ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan "ortadan kaldırılmasına" ibaresinin çıkartılıp, yerine "düşmesine" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma, ..., ... ve ...'in üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma ve zimmete sebebiyet verme suçlarına 765 sayılı TCK'da öngürülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihlerinden inceleme gününe kadar bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; BOTAŞ Bursa İşletme Müdürlüğüne Vakıf Kasa adı verilen veznede doğalgaz abonelerinin faturalarının tahsili ile görevlendirilen sanığın, tahsilatları normal kasa menülerini kullanmak yerine kasa 13 ve 131 menülerinden kaydetmek suretiyle muhasebe hesaplarında göstermediği, 1997-2000 yılları arasında tahsil edilen 822 adet faturanın fişlerini kesip abonelere teslim ettikten sonra bilgisayar kayıtlarından silerek toplam 42.048.085.000 Lirayı zimmetine geçirdiğinin iddia edilmesi karşısında, mahkemece, temizlik firması elemanı olan sanığın yeterli eğitim görüp görmediği araştırılmadan mali sorumluluk gerektiren işlerde çalıştırıldığı, bu şekildeki görevlendirilmesinin uygulamaya ve yasa hükümlerine açıkça aykırı olduğu, tahsil ettiği paraları kullanmak suretiyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilmiş ise de; temizlik firması elemanı olarak 01/03/1994 tarihinde BOTAŞ Bursa İşletme Müdürlüğünde çalışmaya başlayan sanığın, 05/10/1999 tarihinden itibaren ise BOTAŞ ile yaptığı iş akdi nedeniyle geçici işçi statüsünde çalışmaya devam ettiği, 03/10/2000-30/04/2001 tarihleri arasında da Vakıf Kasada para tahsili ile görevlendirildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 6. maddesi ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 11/b maddesindeki “Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel müdür, müessese müdürü, yönetim ve danışma kurulu veya yönetim komitesi üyeleri ile her çeşit personeli; Teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve diğer mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ile ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında Türk Ceza Kanununun 2 nci kitap üçüncü ve altıncı baplarındaki hükümler uygulanır.”şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında sanığın kamu görevlisi gibi sorumlu tutulup zimmet suçunun faili olabileceği, faturasını ödemesine rağmen kayıtlarda borçlu göründüğünden, doğalgazı kesilen bir abonenin müracaatı üzerine olayın ortaya çıkması ve sanığın normal menü yerine 13 ve 131 nolu menülerden yaptığı tahsilatları daha sonra bilgisayar kayıtlarından silmek suretiyle gizlemeye yönelik hileli işlemlerle gerçekleştirdiği ileri sürüldüğünden eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilerek sanığın Vakıf Kasada göreve başladığı 03/10/2000'den ayrıldığı 30/04/2001 gününe kadar abonelerden tahsil ettiği halde kasaya intikal ettirmediği faturaların tespit edilerek mal edindiği para miktarının tespiti için konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak heyete tevdii edilerek rapor aldırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
08.03.2012 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Kamu Görevlisi 5320 sayılı Kanun 765 sayılı TCK'da öngürülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5320 md.8/1 K5271 md.223/8 K765 md.104/2 CMK md.223/8 K5237 md.6 TCK md.7/2 K5237 md.8/1