12. Ceza Dairesi 2021/7495 E. , 2024/965 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının 5271 sayılı Kanun'un 141/1-a bendinde ''kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilen'', (d) bendinde ''Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen'', (k) bendinde ''Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan'', nedenine dayanarak 75.000,00 TL maddi, 800.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine, kararın gerekçesiz verildiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/304 Esas ve 2017/426 Karar sayılı dosyası kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 667 sayılı KHK'nın 6. Maddesinde ve 668 sayılı KHK'nın 3. Maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde gözaltına alındıktan sonra hakim önüne çıkarıldığı, 26.07.2016 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, ... Sulh Ceza Hâkimliğince verilen tutuklama kararında istihbari rapora dayanılmakla beraber gerekçesinde dijital materyallerin inceleme aşamasında olduğu, yapılan soruştırmaların çok kapsamlı olduğu, binlerce şüphelinin soruşturmalarının devam ediyor olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma suçunun ağırlığının dikkate alındığı, Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere atılı suç ağır cezai yaptırımlar öngörülen suç tipleri arasında olduğundan cezanın ağırlığının kaçma şüphesine işaret eden durumlardan biri olarak değerlendirilmiş olduğunun görüldüğü, bu nedenle tutukluluk tedbirinin orantılı olmadığı iddiası davanın seyri ve neticesi de dikkate alındığında yerinde görülmediği, davacının tutukluluk incelemelerinin ve tahliye taleplerinin tutukluluk incelemeleri birlikte olağanüstü bir dönem de olmamız sebebiyle 667 sayılı KHK'nın 6. Maddesinde ve 668 sayılı KHK'nın 3. Maddesinde belirtilen usule uygun olarak dosya üzerinden en geç otuzar günlük sürelerle yapıldığı, tutukluluk durumu inceleme ve tahliye talebi hakkında verilen kararların şüpheli müdafine tebliğine karar verildiği, ayrıca davacının soruşturma dosyasının tefrikinden önceki tutukluluk durumu incelemelerinde 25-30 şüphelinin durumlarının da değerlendirilmiş olduğu, şüpheli sayısının fazlalığı, soruşturmanın kapsamı, zorluğu ve karmaşıklığı ile iddianamenin düzenlendiği tarih olan 17.05.2017 tarihi de dikkate alınarak soruştumanın makul süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, davacının easasen hukuka uygun olarak tutuklanmasından sonra soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki tutukluluk süresinde 5271 sayılı yasa madde 102 yönünden herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, davacının gerek soruşturma aşamasında gerekse yargılama aşamasında ifadelerinin, savunmalarının, öne sürdüğü delillerinin ve istinaf ve temyiz dilekçeleri ile dosya arasında bulunan diğer dilekçelerinin incelenmiş ve değerlendirilmiş olduğu bu nedenle savunma ve hak arama hürriyetinin kısıtlanmadığı, 10.08.2017 tarihi itibariyle silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildiği, verilen hapis cezasının istinaf ve temyiz incelemeleri neticesinde kesinleştiği, yargılandığı suçun kapsamı itibariyle makul sürede yargılanarak yetkili yargı mercilerine başvurduğu ve CMK, Anayasa ve AİHS'leri kapsamında herhangi bir hak kaybının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davacının hükümlülük sebebiyle kısıtlı olduğu, davacının dava açma hak ve ehliyetine sahip olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.