5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın mühürleme işleminden haberinin olmadığı yönünde savunmada bulunmuş olması karşısında, hükme dayanak yapılan 25/09/2007 tarihli mühürleme tutanağını düzenleyen tutanak mümzilerinin tanık sıfatı ile dinlenmesi ve bundan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Müşteki vekilinin davaya katılma talebi hususunda huzurda bulunan sanık dinlenmeksizin karar verilmesi suretiyle CMK'nın 238/3. maddesine aykırı davranılması, CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olması, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, kurum tarafından 0.10 TL olarak belirtilen bedelin yapılan işlem nedeniyle kurumca katlanılması gereken faaliyet giderlerinden olduğu ve zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeden "sanığın suçtan meydana gelen zararı karşılamadığı anlaşıldığından" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'ya göre hükmolunan adli para cezalarının ertelenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin ve "sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine" biçiminde çelişkili hüküm kurmak suretiyle sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ertelenmesine karar verilmiş olması, Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap