Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/3426 E. , 2023/3326 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
…
İSTEMİN KONUSU :…Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, 2019 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınarak ihtirazi kayıtla beyan edilen aktifleştirilen Ar-Ge harcamalarının amortismanı olarak 575.773,28-TL'nin ve örtülü sermaye nedeniyle elde edilen temettü gelirinin iştirak kazancı istisnasından yararlanılamaması nedeniyle 8.608.705,01-TL'nin, kurum kazancından indirilmemesi nedeniyle fazladan tahakkuk eden kurumlar vergisinin kaldırılması ve yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; aktifleştirilen Ar-Ge harcamalarının amortismanı bakımından; davacı şirketin indirim konusu yapılması istediği gelir vergisi stopajı teşviki ve sigorta primi desteğinin gelir mahiyetinde olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu vergi teşviki ve sigorta primi desteğinin dava şirketin Ar-Ge merkezinde yapmış olduğu bir harcama olmayıp tamamen devletin vazgeçmiş olduğu vergi ve sigorta primine tekabül ettiği anlaşıldığından söz konusu teşviklerin gider olarak nitelendirilemeyeceği ve kurum kazancından indirilemeyeceği, anlaşıldığından uyuşmazlık konusu tahakkukun anılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı örtülü sermaye sonucu iştiraklerden elde edilmiş sayılan temettü gelirinin iştirak kazancı istisnasından yararlandırılmaması bakımından; davacı tarafın borç para verdiği ilişkili kurumların, davacı taraftan kullandığı borcun öz sermayenin üç katını aşan kısmının örtülü sermaye olarak kabul edilmesi suretiyle bu kısma isabet eden faizin, borcu kullanan kurumlar tarafından kanunen kabul edilmeyen giderlere ilave edilerek dönem kazancının tespitinde dikkate alındığı ihtilafsız olduğundan, söz konusu tutarın kaynak kullandıran davacı tarafından iştirak kazançları istisnası kapsamında kayıtlarına intikal ettirilerek beyan edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacının faiz talebi yönünden ise; hukuka aykırı olarak davacıdan tahsil edilen uyuşmazlık konusu örtülü sermaye sonucu iştiraklerden elde edilmiş sayılan 8.608.705,01-TL tutarındaki faiz gelirinin temettü olarak değerlendirilip iştirak kazancı istisnasından yararlandırılmaması suretiyle hesaplanan kurumlar vergisi tutarının 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplacak faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacı tarafça kararın bu kısmına ilişkin olarak yapılan isitinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varıldığı, davalı idare istinaf başvurusu yönünden; kâr payı sayılma nedeniyle borç veren tam mükellef kurumda yapılacak düzeltmenin, örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şartına bağlanması, özel olarak konulmuş bir hüküm olup öz sermaye üzerinden yapılan işlemler ile aynı mahiyetteki örtülü sermaye yoluyla yapılan işlemlerin sonuçları ve etkileri vergisel olarak eşit kavramaya tabi tutulduğu, bu durumda, söz konusu iştiraklerin örtülü sermaye kapsamındaki borçlanmalarına ilişkin olarak beyan edilen tutarların iştirak kazancı istisnası olarak dikkate alınamayacağı sonucundan hareketle dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı idare istinaf başvurunun kabulüne, kararın kısmen kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, …TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.