Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/12670
Karar No
K. 2023/2943
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/12670 E.  ,  2023/2943 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2019/12670
Karar No: 2023/2943
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1) …

2.

3.

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları … 'ın Diyarbakır Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmaktayken 26/12/2013 tarihinde görevi sırasında geçirdiği silah kazası neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek … için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 489.669,88 TL) maddi, 40.0000,00 TL manevi, … için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 105.953,56 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, … için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 124.816,90 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; dava konusu olayda davacılar yakını … 'ın yapılan savcılık soruşturmasında ve görevi başında vefat etmesinden kaynaklı 2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malullüğü maaşı ve nakti tazminat ödenmesi, vazife malullüğü maaşı bağlanmasına ve 3713 sayılı Kanun kapsamında uygun maaş bağlanması talebiyle yapılan başvurularının reddine ilişkin dava dosyalarında mütevaffa polis memuru ...'ın vefat etmesinde kendi kusurlu eylemi ile olayın vukuu bulduğu, kan ve idrar örneklerinde kanında antidepresan ve antihistaminik etken maddelerinin bulunduğu, başına yapılan ateşin bitişik veya bitişiğe yakın bir mesafeden olması, olay gününe ilişkin tanık beyanları, bilirkişi raporları ve olayın meydana geldiği soyunma odasında davacılar yakınından başka kimsenin olmaması, boğuşma ve dağınıklık emarelerinin bulunmaması, ateş edilen kendi zimmetine kayıtlı tüfek üzerinde uzmanlarca yapılan incelemede tüfeğin bozuk olmadığı ve kendiliğinden ateş alma arızasının bulunmaması gibi tüm açıklamalar ve değerlendirmeler bir arada dikkate alındığında ölüm olayının müteveffanın kendi kusurlu eylemi sonucu meydana geldiği, davalı idareye hasren ne kusurlu ne de kusursuz olarak tazmin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, dava konusu olayda ...'ın yaşamını yitirdiği kazanın meydana geldiği olayla ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... sayılı dosyada yürütülen soruşturma sırasında alınan tanık ifadelerinin incelenmesinden, olay günü aracının arızalı olması nedeniyle müteveffanın kızı … doktora götürmek için arkadaşı …'ten yardım istediği ve adı geçen kişinin aracı ile Özel Harekat Şube Müdürlüğüne gidildiği, müteveffanın işyerinden evine özel aracı ile dönmesi nedeniyle silahını işyerinde bıraktığı ve şubeye silahını almak için gittiğinin anlaşıldığı, yolculuk boyunca arkadaşı ile güncel konulardan konuştuğu ve tayinle ilgili görüşlerini paylaştığı, hastaneye gidecek olan aile fertlerini arkadaşının aracında bırakarak silahın bulunduğu odaya gittiği ve odaya girmeden önce karşılaştığı komiserle selamlaştığı ve konuştuğu, bu karşılaşmadan 20 saniye sonra duyulan silah sesiyle yaralandığının anlaşıldığı ve ardından yaşamını yitirdiği hususları birlikte gözetildiğinde davacılar yakının intihar etmediği, silahını kuşanmakta iken silahın ateş alması sonucu yaşamını yitirdiği sonuç ve kanaatine varıldığı, olayın görev mahalli olan Özel Harekat Şube Müdürlüğünde ve mesai saatleri içinde gerçekleştiği, şehir içi çatışmalarının ve güvenlik personeline saldırıların yoğun olarak yaşandığı bir dönemde ve Diyarbakır gibi zor bir görev alanında çalışan davacılar yakının silahını almaksızın hastaneye gitmesi ve silahın boş olarak tutulmasının kendisinden beklenemeyeceği, hizmet aracı olan silah ile idare ajanı tarafından yerine getirilen hizmet sırasında meydana gelen ölüm olayının davacının kendi ihmal ve dikkatsizliğinin etkisi ile meydana geldiği anlaşılmakla birlikte, olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alındığında, zarar ile idari faaliyet arasındaki nedensellik bağını kesecek nitelikte ve ağırlıkta bir şahsi kusur olmadığı gibi, bu durum idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte de görülmediği, bakılan davada, güvenlik görevlisi olan davacılar yakının görevi sırasında ve görevin neden ve etkisi ile yaşamını yitirmiş olması nedeniyle mirasçılarının uğradığı maddi ve manevi zararların kusursuz sorumluluk (mesleki risk) ilkesi uyarınca idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın reddi yolundaki ...İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların istinaf istemlerinin kabulü ile dosya kapsamında davacıların destekten yoksun kalma zararlarına yönelik alınan 16/03/2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilmek suretiyle davacılardan ...için 489.669,88 TL ... için 105.953,56 TL, ...için 124.816,90 TL olmak üzere toplam 720.440,34 TL maddi tazminatın 3.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihinden, 717.440,34 TL'sine miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ edildiği 24/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ile dava konusu olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alınarak takdiren ...için 40.000,00 TL ...için 50.000,00 TL, ...için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu olayda ortaya çıkan zarar ile idarelerinin eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığı, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi Kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Davacılar tarafından, yakınları ...'ın Diyarbakır Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmaktayken 26/12/2013 tarihinde görevi sırasında geçirdiği silah kazası neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 489.669,88 TL) maddi, 40.0000,00 TL manevi, … için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 105.953,56 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 124.816,90 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. İdarenin, kendisine görev olarak verilen kamu hizmetini yürüttüğü sırada; kişilerin, idarenin hizmet kusuru oluşturan eylemi nedeniyle uğradıkları özel ve olağandışı zararları tazminle yükümlü olduğu idare hukuku ilkelerindendir.

Ancak hizmet kusuru esasına göre idarenin tazmin sorumluluğuna gidilebilmesi için idarenin yapmakla görevli olduğu kamu hizmetini yerine getirirken hizmetin örgütlenmesinde, denetlenmesinde ve gerekli önlemlerin alınmasında yükümlülüklerini yerine getirmediğinin açıkça belirlenmesi, üçüncü kişi ya da zarara uğrayanın kusuru gibi idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldıran ya da azaltan durumların belirlenmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dava konusu olayda davacılar yakını polis memuru ...'ın başına yapılan ateşin bitişik veya bitişiğe yakın bir mesafeden olması, olay gününe ilişkin tanık beyanları, bilirkişi raporları ve olayın meydana geldiği soyunma odasında davacılar yakınından başka kimsenin olmaması, boğuşma ve dağınıklık emarelerinin bulunmaması, ateş edilen kendi zimmetine kayıtlı tüfek üzerinde uzmanlarca yapılan incelemede tüfeğin bozuk olmadığı ve kendiliğinden ateş alma arızasının bulunmaması gibi tüm açıklamalar ve değerlendirmeler bir arada dikkate alındığında ölüm olayının müteveffanın kendi kusurlu eylemi sonucu meydana geldiği, davacılar yakının hayatını kaybetmesi ile davalı idare işlemi ya da eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,

2.Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulü yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) - KARŞI OY :

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesinde herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu; 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdarenin kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zarardan sorumlu tutulmasını gerektiren nedenlerden birisi hizmet kusurudur. İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

Dava konusu olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alındığında, zarar ile idari faaliyet arasındaki nedensellik bağını kesecek nitelikte ve ağırlıkta bir şahsi kusur olmadığı gibi, bu durum idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte de görülmediği, bakılan davada, güvenlik görevlisi olan davacılar yakınının görevi sırasında ve görevin neden ve etkisi ile yaşamını yitirmiş olması nedeniyle, mirasçılarının uğradığı maddi ve manevi zararların kusursuz sorumluluk (mesleki risk) ilkesi uyarınca idarece tazmini gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog