12. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 15.11.2023 tarihli ve 2023/5441 Esas, 2023/5020 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KD-2023/86941 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın sübut bulan eyleminin olası kastla öldürme ve mağdur çocuklar Muhammed İbrahim ve Ahmet Can'ın yaralanmalarının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporları alındıktan sonra mağdur sayısınca olası kastla yaralama suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan hüküm kurularak, suç vasfında yanılgıya düşülmesi ve mağdur çocuklar Muhammed İbrahim ile Ahmet Can'ın kesin raporları alınmadan eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verilmesi nedenlerine dayalı olarak onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusundaki nedenlerle sınırlı olarak yapılan incelemede; ölen sürücü Bünyamin'in, yönetimindeki beyaz renkli kamyonet ile 29.05.2022 tarihinde gündüz saat 12.30 sıralarında, açık havada, azami hız limitinin 90 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri dışında, platform genişliği 7,4 metre olan iki yönlü ve iki şeritli, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı eğimli, görüşe engel bir durumun ve yol sorununun bulunmadığı il yolunda, yolcu koltuğunda oturan mağdur eşi Emine ve mağdur çocukları 11 yaşındaki Beyza Nur, 2 yaşındaki Muhammed İbrahim ve henüz 1 yaşını doldurmamış Ahmet Can ile birlikte ve aracının ön kısmına yerleştirdiği kameralı cep telefonunun çekim açısını ön ilerisini gösterecek şekilde ayarlayıp, sosyal medya hesabı üzerinden canlı yayın yaparak, yüksek sesli müzik eşliğinde, Derbent istikametinden Beyşehir istikametine doğru, aynı köyde oturmalarından dolayı tanıdığı ve yaklaşık 2 yıl önce tarla ekimi meselesi yüzünden husumet boyutuna varmayan anlaşmazlık yaşadığı sanık sürücü Mustafa'nın idaresindeki yeşil renkli otomobilin önünde seyir hâlindeyken, sanık sürücünün kamyonetin solundan geçip, karşı yönden ... gelmemesine rağmen geçerken kullandığı şeritte güvenli mesafe gitmeksizin yakın mesafeden tehlikeli bir şekilde sağa yönelerek, yeterli mesafe bırakmadan kamyonetin önüne geçmesi nedeniyle ölen sürücünün seyir durumunun bozulduğu ve direksiyon hakimiyetini kaybedip, yoldan çıkarak, yol kenarındaki yamaçlık alana çarpıp, genel beden travması sonucu gelişen kafa kemiklerinde kırık ile birlikte beyin kanamasından dolayı olay yerinde öldüğü, sanık sürücünün ise durmayıp, seyrine devam ettiği, meydana gelen trafik kazasının akabinde araçların hızı ve fren izi uzunluğuna ilişkin herhangi bir belirleme yapılmadığı; ancak kamyonete ait bankette başlayıp, sola yol ortasına akabinde sağa yönelerek yol dışına doğru devam eden 110 metre uzunluğunda her iki tekere ait lastik izlerinin tespit edildiği; ayrıca, beyaz renkli kamyonetin sağ arka lastik üzeri kaporta kısmında yeşil renkli boya kazıntısı, yeşil renkli otomobilin sol ön çamurluk sinyal lambası gerisinde beyaz renkli ve sağ ayna uç kısmında sürtünme izleri belirlendiği, kamyonette yolcu olarak bulunan ve kaza sonucu yaralı olarak hastaneye kaldırılan ölen sürücünün mağdur eşi Emine'nin kendi adına asaleten ve yaşı küçük mağdur çocukları Beyza Nur, Muhammed İbrahim, Ahmet Can adına velâyeten sanıktan şikâyetçi olduğu, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen dava konusu olayda; sanık sürücünün, yönetimindeki otomobille azami hız limitinin 90 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri dışındaki iki yönlü il yolunda, kamyonet sürücüsünün arkasında ve onunla aynı istikamete doğru seyir hâlindeyken, kamyonetin soluna geçip, geçmek için otomobili kamyonetin önüne doğru sevk etmesi üzerine, ölen sürücünün yolun sağındaki bankete yaklaşıp, kamyonetin hızını artırarak, sanık sürücünün yönetimindeki otomobilin önüne geçmesine izin vermediği, zaman zaman sola yönelip direksiyon manevraları da yaparak sanık sürücünün geçişine izin vermeyen ölen sürücünün, yönetimindeki kamyonet sarsılmasına rağmen bir süre daha süratlice seyrine devam ettiği, son olarak sanık sürücünün yakın mesafeden tehlikeli bir şekilde sağa yönelerek, yeterli mesafe bırakmaksızın kamyonetin önüne geçmesi nedeniyle ölen sürücünün seyir durumunun bozulduğu, sonuç olarak sanık sürücünün, kamyonet sürücüsünün hızını artırıp geçişine izin vermemesi nedeniyle aralarında yaşanan çekişme sırasında, sollama niyetini belli eder şekilde klaksonla ikazda bulunmadan kamyonetin soluna geçip, geçerken kullandığı şeritte güvenli mesafe gitmeksizin hemen sağa yönelerek, otomobili yakın mesafeden kamyonetin önüne doğru sevk ettiği takdirde kamyonet sürücüsünün seyir dengesinin bozulabileceğini ve ölümlü ya da ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasına sebep olabileceğini öngördüğü, bununla birlikte meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine ve arzuladığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle olası kastın uygulanma koşullarının oluşmadığı, gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği, ayrıca, meydana gelen trafik kazasından dolayı bir kişinin ölmesi ve mağdur yolcular Emine ile 11 yaşındaki Beyza Nur hakkında Konya Beyşehir Devlet Hastanesince düzenlenen 29.05.2022 tarihli kesin genel adlî muayene raporlarına göre adı geçen mağdurların etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilir ölçüde hafif nitelikte yaralanarak, mağdur ...'nin kendi adına asaleten ve yaşı küçük mağdur çocukları adına velâyeten sanıktan şikâyetçi olması karşısında, mağdur çocuklar Muhammed İbrahim ile Ahmet Can'ın kesin raporlarının alınmaması hukukî nitelendirme açısından önemli olmadığı gibi asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası tayin edilmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu gözetildiğinde, mağdur çocuklar Muhammed İbrahim ile Ahmet Can'ın kesin raporlarının alınmasının cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine de bir katkı sağlamayacağı, bu bağlamda eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verilmediği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 15.11.2023 tarihli ve 2023/5441 Esas, 2023/5020 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi. (K.O) KARŞI OY YAZISI: Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 15.11.2023 tarihli ve 2023/5441 Esas, 2023/5020 Karar sayılı kararındaki karşı oyda ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmasından dolayı sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın