Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... San. A.Ş aleyhine 10/11/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, mülkiyeti davacının kızına ait olan araçtaki hava yastığının kaza sırasında açılmaması nedeniyle yaşanan korkudan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı ... AŞ tarafından üretilen dava dışı kişi adına kayıtlı aracı kullandığı sırada meydana gelen trafik kazasında, ayıplı olan hava yastığının açılmadığını, trafik kazası nedeniyle yaşam tehlikesi geçirdiğini belirterek manevi tazminat istemiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa'nın 3/e bendinde tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında alım satımdan kaynaklanan bir hukuki ilişki bulunmamaktadır. Davacı, aracı satın alan kişi olmayıp aracı süren kişidir. Davacının, 4077 sayılı Yasa'da tanımlanan "kullanıcı" sıfatı da bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklandığından genel kurallar çerçevesinde ve Borçlar Yasası'nın 41 ve izleyen maddeleri gereğince incelenerek sonuçlandırılması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.