4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/9229 E. , 2010/4396 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/10/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 07/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının manevi tazminata yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacının maddi tazminata yönelik temyiz itirazına gelince; dava, 6570 sayılı Yasa'nın 15. maddesine göre haksız tahliyeden doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, kiracısı olduğu davalının açtığı ihtiyaç nedeniyle tahliye davası sonunda verilen karar gereğince tahliye ettiği taşınmazın, davalı tarafından 6570 sayılı Yasa'nın 15. maddesine aykırı olarak bir başkasına kiraladığını ileri sürerek uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, oğlunun işyeri ihtiyacının doğru olduğunu, altı ay işyerini açmak için çaba gösterdiğini; ancak, ekonomik kriz nedeni ile işyeri açamadığından yeniden kiraya vermek zorunda kaldığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacı tahliye kararı kesinleşmeden, kendi isteği ile işyerini tahliye etmiş bulunduğundan, yasadaki koşulların oluşmadığı gerekçesi ile istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının açtığı tahliye davası sonunda verilen kararın kesinleşmesinden önce ve icra yoluna gidilmeden evi boşaltmıştır. Böylece taşınmazın davalının ihtiyacının varlığı nedeniyle boşaltıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, davalı bundan sonra yasada öngörülen süre dolmadan taşınmazı üçüncü kişiye yeniden kiraya vermiştir. Bu durumda davalının 6570 sayılı Yasa'nın 15 ve 16. maddelerine aykırı davrandığı kabul edilmelidir. Davacının tahliye kararı kesinleşmeden taşınmazı boşaltması, anılan yasal düzenlemenin uygulanmasına engel değildir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının uğradığı maddi zararın kapsamı belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.